Ana içeriğe geç
Sözlük

sakin ile cümle

sakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendi yerli sakinleri olan Nenets dilinde, "Yamal" "Dünyanın Sonu" anlamına gelir.På språket til de innfødte innbyggerne, nenetsene, betyr Jamal «verdens ende».
Yoksul şehir sakinleri kurutulmuş meyvelerle idare etmek zorundaydı.De fattige byboerne måtte nøye seg med tørkede grønnsaker.
Sessiz sakin dinlenmeye uygundur.Det er ubehagelig å sitte stille.
Dönme, derviş sakinleşinceye kadar sürerdi.Best å holde fingrene unna til det har roet seg.
Her zaman sessiz, sakin yaşamadır.Plutselig blir det stille og ensomt.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Han falt deretter til ro.
Thomas, Yanya Kilisesi'nin çeşitli mülklerini ele geçirdi ve onları Sırp sakinlerine verdi.Thomas ranet til seg en del av kirkens eiendeler og sendte til Serbia.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.De aller fleste av innbyggerne i kommunen jobbet i fiskeværene.
Yakup'sa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.Jakob ble en rolig mann som holdt seg ved teltene.
Bugün zayıf bir şekilde akan Sihl nehri her zaman böyle sakin değildi.Det er sjelden å se Fedjefjorden så stille som dette.
İsrail'in 1948 savaşından sonra birkaç on yıl boyunca Lübnan sınırı, diğer sınırlara kıyasla daha sakindi.I tiårene etter krigen i 1948 var grensene mellom Israel og Libanon fredelige sammenlignet med andre naboer.
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Skipene i den antikke verden kunne bare operere i relativt rolig vann på sjøen og i elvene.
Burada ekip üyeleri arasında tartışmalar çıkar ama sakinleşmeyi bilirler.Utfordringer fra fangene til mannskapet blir avvist, men de får bokse seg i mellom.
Daha sakin ve duygusal bir albüm oldu.Det som kom var et veldig seriøst og følelsesladd album.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Hennes liv var alt annet enn passivt.
Semt sakinlerinin birçoğu balıkcılık ve fındık mahsülüdür.De som er igjen lever stort sett av fiske og dyrking av løk.
Bu yüzden deniz, kıyıda oldukça sakindir.På stedet er imidlertid dens kyst meget opphøyd.
Sakine Nine ilk iş olarak, İstanbul’daki çocuklarını ziyarete gider.Stompa skal besøke foreldrene sine i New York.
On gün sakin geçer.Den varer i ti dager.
Steve daha çok sakindir.Men Steve er seriøs.
Ada sakinlerinin büyük bir bölümü adayı teknelerle terk etti.Mesteparten av befolkningen forlot øya ved hjelp av båt.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Stedet passer for barnefamilier og de som vil ha det litt rolig i ferien.
Grönland bayrağı, Grönland sakini Thue Christiansen tarafından tasarlandı.Bendera Greenland didesain oleh Thue Christiansen.
Petros birliklerini sakinleştirmeye çalışsa da, Konstantinopolis'e yürüdüler ve Mauricius'u devirdiler.Meskipun Petros berusaha menenangkan pasukannya, mereka berbaris ke Konstantinopel an menggulingkan Maurice.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Beberapa saat kemudian ia mulai tenang.
Ağır mücadele sırasında, Pekartschina köyü tamamen lav silahlarıyla yakıldı ve köy sakinleri öldürüldü.Saat pertempuran besar, desa di Pekartschina terbakar total dengan flamethrowers dan penghuninya dibunuh.
Fakat Scott'un sakinleşmeye hiç niyeti yoktur.Pop tidak mau tinggal diam.
Sadece sakinleştirir.Dia semakin tenang.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Anak penderita croup harus dijaga agar setenang mungkin.
Belediye başkanı şehrin sakinleri tarafından doğrudan seçilir.Kepala Desa dipilih langsung oleh Penduduk Desa.
Sakin Ol, Zhang Yimou’nun 1997 yapımı filmi.Dibuat oleh sutradara film Zhang Yimou.
Sessiz ve sakin bir kız.Seorang gadis pemalu dan pendiam.
Şehrin Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı önerdi.Pasukan Swedia mengepung kota Kopenhagen dengan harapan agar mereka menyerah akibat kelaparan.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Masa kecil hidupnya bahagia dan tidak kekurangan.
Sessiz ve sakin suları severler.Dia menyukai tempat yang tertutup dan aman.
Kentin bütün sakinleri Ruslar tarafından katledildiler.Masyarakat Rusia begitu marah atas pembantaian tersebut.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Alena pun mencoba bunuh diri dengan meminum obat penenang.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.1 Bao gồm người định cư không phải công dân của Estonia và Latvia.
Kentin eski sakinlerinden sadece on tanesi savaş sonrasında geri döndü.Chỉ có 10 người trong số họ đã trở về sau chiến tranh.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.Ngày nay, dân cư tại ngôi làng Cuentepec gần đó vẫn còn sử dụng ngôn ngữ Nahuatl.
Kendi yerli sakinleri olan Nenets dilinde, "Yamal" "Dünyanın Sonu" anlamına gelir.Trong tiếng Nenets (ngôn ngữ của cư dân địa phương), "Yamal" có nghĩa là "End of the World".
15 Ağustos 1519'da Pedro Arias Dávila ve 100 sakin tarafından bir bölgede bir yerleşim kuruldu.Một khu định cư đã được thành lập vào ngày 15 tháng 8 năm 1519 bởi Pedro Arias Dávila cùng 100 người khác.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Và cho dù là gì đi nữa, cuộc đời của một lỗ đen không hề yên tĩnh và thanh bình.
Lee Chandler, Quincy, Massachusetts'te çalışan ve genellikle sessiz ve sakin olan bir kapıcıdır.Lee Chandler làm tạp vụ ở thành phố Quincy, Massachusetts, là người thích yên tĩnh và kín đáo.
Anacapri'nin diğer sakinleri, batıdaki yüksek tepelerde yerleşiktir.Một thị trấn khác có tên Anacapri nằm trên các ngọn đồi cao hơn ở phía Tây hòn đảo.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Với cả hai hoàng đế hiện tại, tình hình đã có phần lắng dịu nhưng sự lo lắng vẫn còn để lại.
Çok sakin ve akıllı bir köpektir.Nó là một giống chó hiền lành và thông minh.
Sadece sakinleştirir.Do làm thư giãn cơ.
Sonuç olarak İsrail-Mısır sınırı bir süre sakin kaldı.Kết quả là biên giới Ai Cập và Israel được bình ổn trong một thời gian.
Sakin bir kişidir.Anh có vẻ là một người thoải mái.
Ardından Lesnar sakinleştirildi.Từ đó nước Tấn yên ổn.
Kurbanı sakin tutmaya çalışın.Sau đó cô cố gắng giữ bình tĩnh.
Ada Tokyo sakinlerinin yazlık dinlenme mekanıdır.Thành phố Port Said cũng là một nơi nghỉ mát mùa Hè.
Gölün kendi suyu ise hep sakindir.Từ đó truông nhà Hồ trở nên yên bình.
Ama sakinleşince eski haline döner.Nhưng khi vừa hết bệnh, ông lại trở về đường cũ.
Letonyalılar %92 yerli sakin, %3 Rus, %2 Estonyalı ve %4 diğer milletlerden oluşur.民族構成はラトビア人が92%、ロシア人が3%、エストニア人が2%、その他が4%となっている。
Bu durumda sakin olmak önemlidir.静寂はとても大切です。
Sessiz ve sakin bir kız.物静かで冷静な少女。
Sakin bir kişidir.冷静な人物である。
Bir süre sonra, sakinlik düştü.少しは落ち着いた様子。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod