Ana içeriğe geç
Sözlük

sakin ile cümle

sakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Nalle on häpeissään, mutta Heikki lohduttaa häntä.
Diğer şehir sakinlerini köle olarak sattılar.Kaupungin asukkaat myytiin orjiksi.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hän vie minut vihreille niityille, hän johtaa minut vetten ääreen, siellä saan levätä.
Küçük ve sakin bir şehirdir.Mamuju on melko hiljainen ja pieni kaupunki.
Sakin bir doğası vardır.Konik on luonteeltaan rauhallinen.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Yleensä erittäin iloinen ja kiltti.
Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.Hän menee kotiin ja rauhoittuu.
Sakindir,havası hoştur.Ilmasto on leuto.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Monet asukkaat asuvat käsin kaivetuissa taloissa kivien keskellä, joista osissa on asuttu 3000 vuoden ajan.
Böylece sakin bir ortam sonunda oluşmuştu.Tilanne päättyi kuitenkin lopulta rauhallisesti.
Sakinlerine Ukkuałuk denir.Häntä sanotaan kahjoksi.
Onu takip çabaları sonrası adanın diğer sakinleri ile karşılaşılır.Saaren myöhempi historia seuraa muiden alueen saarten vaiheita.
Muharebe sonrası pek çok kent sakini şehri terk etti.Sodan jälkeen moni baski pakeni maasta.
Norfolkça (Norfuk veya Norf’k), Norfolk Adası'nın yerel sakinleri tarafından konuşulan bir kreol dilidir.Norfuk eli norfolk on Norfolkinsaarella puhuttava kreolikieli.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Tuolloin hän käytti myös rauhoittavia lääkkeitä.
15 Ağustos 1519'da Pedro Arias Dávila ve 100 sakin tarafından bir bölgede bir yerleşim kuruldu.Kaupungin perusti 15. elokuuta 1519 Pedro Arias de Avila eli Pedrarías Dávila.
Sonuç olarak İsrail-Mısır sınırı bir süre sakin kaldı.Ως αποτέλεσμα, τα σύνορα Αιγύπτου και Ισραήλ έμειναν ήσυχα για ένα διάστημα.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.Το άδειο αυτό χωριό έχει ενδιαφέρον για τους αρχαιολόγους.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.Οι περισσότεροι από τους κατοίκους εργάζονται στον κλάδο της αλιείας.
Daha rahat, soğukkanlı, sakin.Είναι σταθερός, επιβλητικός, ψύχραιμος.
Grönland bayrağı, Grönland sakini Thue Christiansen tarafından tasarlandı.Η σημαία της Γροιλανδίας σχεδιάστηκε από τον Ινουίτ ιθαγενή Thue Christiansen.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Εγώ πρέπει να συμφωνήσω ενώ εσείς να τους σώσετε.
Sakindir,havası hoştur.Ο χώρος είναι ευχάριστος, καλαίσθητος και κλιματιζόμενος.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Λίγο μετά τη σιωπή.
Savaştan sonra, şehrin sakinleri hızla bombalamadan kaynaklanan hasarları tamir etti.Μετά το τέλος του πολέμου επισκευάστηκαν οι ζημιές που προκλήθηκαν από τους βομβαρδισμούς της παλιάς πόλης.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Η παιδική της ηλικία δεν ήταν εύκολη και ανέμελη.
Bu, Ezidi sakinlerinin toplu göçüne neden oldu.Αυτό είχε ως επακόλουθο το γενικό ξεσηκωμό των Μανιατών.
Ainos'un ilk sakinleri kimlerdi, kesin olarak bilemiyoruz.Τα κυρίως φυσικά χαρακτηριστικά του Αολούτα είναι άγνωστα.
Homer, fark edilince hemen sakinleştirilir ve araştırma için yakalanır.Η Μπέβερλι παρατηρώντας σκέφτεται ότι εάν ανακαλυφθεί, μπορεί να βιαστεί και να σκοτωθεί.
Marmara Adası daha sakindir.Το Νησί του Δρ. Μορό είναι ακόμα πιο σκοτεινό.
Sadece sakinleştirir.Να ησυχάσουμε.
Ama yine de sakin ve tatlıydı.Παρόλα αυτά η Ιουστίνη παρέμενε γλυκιά και ενάρετη.
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.Με ενότητα και αρμονία, Θα μείνουμε πάντα σε ειρήνη, σαν ένα.
Adada uzun yıllar yerleşim olmuş ancak 1959 yılına gelindiğinde ada sakinleri adayı tümüyle terk etmişlerdir.Η κάθοδος προς τα παράλια είναι εμφανής την επόμενη δεκαετία, αφού το 1928 μόνο 95 κατοικούσαν εκεί.
Kışları ise köyde 10 haneye yakın sakin yaşamaktadır.Τον χειμώνα, το χωριό κατοικείται από 10 κατοίκους.
Sakin olmak zorundasın.Πρέπει να ηρεμήσεις.
Sakin ol artık!Ηρέμησε τώρα!
Belediye başkanı şehrin sakinleri tarafından doğrudan seçilir.Borgmesteren bliver valgt direkte af alle byens borgere.
Bölümde Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, tüm sakinleri depresyonda olan Springfield'ı ziyaret eder.I episoden besøger Lady Gaga Springfield, hvor alle indbyggerne er blevet deprimerede.
İsrail'in 1948 savaşından sonra birkaç on yıl boyunca Lübnan sınırı, diğer sınırlara kıyasla daha sakindi.I tiårene efter krigen i 1948 var grænserne mellem Israel og Libanon fredelige sammenlignet med andre naboer.
Çok sakindir ve uysaldır.Han er meget langsom og søvnig.
Sadece sakinleştirir.Se Calandretal.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.The Rolling Stones måtte afbryde deres optræden flere gange og appellere til publikum om ro.
Bilinen ilk sakinleri Kelt kökenli Cotiniler' dir.Den første kendte beboer var kelteren Cotinus.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Børn med strubehoste holdes normalt så rolige som muligt.
Jon Parales ise albümün “ticari biçimdeki kaderci sakinliği”ne dikkat çekti.Jon Parales sagde, at produktionen havde et "fatalistisk ro, i en kommerciel form".
Albümdeki şarkılar, Bush'un sakin caz piyanoları ve Steve Gadd'ın perküsyonları eşliğindeydi.Albummet er opbygget omkring Bushs afdæmpede, jazzprægede klaver og Steve Gadds trommer.
Bir süre sonra, sakinlik düştü.Han faldt derefter til ro.
Sakin bir yapıya sahiptir.Det er en fredet bygning.
Sabah saat 04:00'e kadar süren olaylar polisin meydana çekilmesi ile sakinleşti.Optagelserne fandt sted mellem midnat og kl. 4 om morgenen, mens stationen var lukket for offentligheden.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.En cirkelkomposition giver harmoni og ro til et billede.
Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı.Hans senere år blev ret rolige.
Bu yüzden deniz, kıyıda oldukça sakindir.Heldigvis forblev der relativt fredeligt på landjorden.
Klorpromazin bir sakinleştiricidir.Klorkalk er et oxidationsmiddel.
"Ölüme teslim olmuş, tamamen sakin.En enkelt er helt fredet.
Sakin bir orman kuşudur.Selvlukkelig låge til hundeskoven.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Det var jo meningen, at det skulle have været en hyggelig ferie.
Ulaşımın zor olması, Formentera'yı sakin bir ada yapmıştır.For at lette transporten til kurbyen blev en færgeforbindelse på Nemunas oprettet.
Sakin ol.Tag det roligt.
1997'de Gazze sakinlerinin % 51.8'i mülteci ya da mülteci çocuklarıydı.I 1997 var 51,8% av Gazas innbyggere flyktninger eller deres etterkommere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod