Grönland bayrağı, Grönland sakini Thue Christiansen tarafından tasarlandı.Flaga Grenlandii została zaprojektowana przez Thue Christiansena.
Ardından Lesnar sakinleştirildi.Potem lot uspokoił się.
1 Şubat 2005 tarihinde sakinlerin geri dönmelerine izin verilmiştir.1 lutego 2005 pozwolono mieszkańcom wrócić na tereny podprefektury.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Nie trzeba go ruszać, trzeba go zostawić w spokoju.
Birçok genç deniz organizmaları için sakin bir ortam oluşturur.Stworzenie licznych rodzajów niewielkich morskich organizmów.
Ama bu yerleşim mahallenin şimdiki sakinleri tarafından olmamıştır.Teren wówczas włączony nie odpowiada jednak obecnej dzielnicy.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Ponadto włodarze miasta zajęci są pobieraniem podatku.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Wezwali wszystkie strony do wykazania spokoju w celu uniknięcia kolejnych ofiar i przemocy.
Sakin bir kişidir.Była spokojną osobą.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Emanuje w nich atmosfera spokoju, wyciszenia.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Teofilina może znosić działanie uspokajające leku.
Ada sakinlerinin büyük bir bölümü adayı teknelerle terk etti.Większość ludzi opuściła wyspę w łodziach.
Bu aşamada kasaba sakinleri sehpaya çıkarmak istedikleri kişiye oy verebilirler.Zamknięto w ten sposób drogę do miasta tym, którzy chcieli się tam wedrzeć.
Sadece sakinleştirir.Działa uspokajająco.
Tüm mahalle sakinleri, eş, dost ve akraba davet edilir.Już was żegnam, bracia, siostry, Krewni, przyjaciele.
Köy sakinleri 1952 yılında sahil kenarlarına iskan etmişlerdir.Kolejny okaz złowiono w 1952 roku u wybrzeży Komorów.
Kale sakinlerine ve kendilerine de zarar vermeyeceğini söyler.Uważa, że Wilkowyje poradzą sobie równie dobrze bez niej.
Sakindir,havası hoştur.Klimat łagodny, morski.
Güzel kokulu bu bitkinin sakinleştirme ve rahatlatma etkisi vardır.Przyjemne zapachy prawdopodobnie poprawiają koncentrację i pamięć.
Çabas, sakin, yavaş, uysal, durgun, mutedil demektir.Szybko, wolno, wesoło, smutno.
Katara aynı zamanda Aang'i Avatar Hali'ndeyken sakinleştirebilen tek kişidir.Uważa, że tylko on może powstrzymać cara Aleksandra.
Ayı Winnie obur ve sakindir.Horacy jest spokojny i opanowany.
Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.Komunikuje bezpieczeństwo i spokój.
Annesi kâbus gördüğünü söyler ve onu sakinleştirmeye çalışır.Woła matkę i pyta ją, czy spała.
O Hıçkıdık'tan özür dinleyince Dişsiz sakinleşir.Po wykluciu ząb jajowy zanika.
Bulgaristan'ın ilk sakinleri Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklardır.Z terenu Cypru pochodzą pierwsze w Europie ślady gospodarki neolitycznej.
Doçelik donemi Venedik icin gayet barışçıl ve sakin gecen bir dönem olmuştur.Cała trójka idzie następnego dnia na gilotynę spokojna i szczęśliwa.
Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar.Oczywiście, gdy nadejdzie już czas zapłaty, razem z winnymi będą musieli cierpieć niewinni.
Köyün ilk sakinleri hakkında fazla bir bilgi yoktur.O początkach dziejów osady niewiele możemy powiedzieć.
Asil, sakin ve mütevazi bir kadındır.Cicha, skromna i wstydliwa kobieta.
Köy sakinlerinin en çok şikayet konusu.Ludność podgryfickich wsi odczuła to najdotkliwiej.
Andorra'nın asıl sakinleri olan Katalanlar, şehir nüfusunun %33'ünü oluşturur.Rdzenni Andorczycy stanowią jedynie 33% populacji.
Sakin olmak zorundasın.Musisz się uspokoić.
Sakin ol artık!Uspokój się w końcu.
Sakin ol ve her şey sonunda iyi olacak.Uspokój się i na koniec wszystko będzie dobrze.
Küçük ve sakin bir şehirdir.Vara en trygg och säker stad.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Barn med krupp ska hållas så lugna som möjligt.
Pichilemu'nun 2002 yılı itibarı ile 12,392 sakini vardır.Pichilemu hade 12 392 invånare år 2002.
Küçük ve sakin balık türleri ile bir arada bulundurulmamalıdır.Man bör därför inte hålla skalarer tillsammans alltför små fiskar.
Ada sakinlerinin büyük bir bölümü adayı teknelerle terk etti.De flesta västmannaöborna lämnade ön med båt.
Diğer şehir sakinlerini köle olarak sattılar.Återigen såldes många av stadens invånare som slavar.
Marmara Adası daha sakindir.Terrängen på Île Marara är mycket platt.
Sakin Ol! adı verilen albüm, 1992'de yayımlandı.Låten var släppt på albumet Vem kan man lita på? från 1972.
Anacapri'nin diğer sakinleri, batıdaki yüksek tepelerde yerleşiktir.Kommunen Anacapri ligger i bergen i väster.
Charlie diğer çocuklara göre daha akıllı, sakin ve tokgözlüdür.Det visar sig snart att Charlie både är smartare och duktigare än de andra.
Kent sakinleri kendilerini daha çok dinsel terminolojileri ile tanımlamakta idiler.På senare tid har etnologer försökt hitta mer entydiga definitioner av byar.
Capri adının etimolojisi, adanın bilinen ilk kolonist sakinleri olan Yunanlara kadar geri gider.Namnet Capri kan spåras till grekerna, som är de första som bosatte sig på ön.
Ama sakinleşince eski haline döner.När han sedan har lugnat ner sig blir han åter normal.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.Tom säger åt gasten att vila.
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Förr i tiden kunde konstgjorda öar vara flytande strukturer i lugna vatten.
Sahne hızla koyu bir hale döndü ve ileride daha yumuşak ve sakin bir ses geldi.Resultatet blev en långsammare takt och ett mörkare ljud.
Kırım'ın bu yeni sakinleri Şahin Giray reformlarına destek vermekteydi.Referensen till KKK ska ha syftat på Johnnys konservativa politiska åsikter.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.Flertalet Skjånesbor arbetar inom fiskerinäringen.
Hükmü zamanında imparatorluğun genel durumu babasının devrine göre sakindi.Alla övriga ämbetsmän ska i fortsättningen av kejsarinnans regeringstid ha fruktat hennes bror.
Sadece sakinleştirir.Han förblir lugn.
Fakat bu sevecen köpekler aslında sakin, güvenilir ve sadık bir yapıya sahiptir.Den hannoveranska viltspårhunden har ett lugnt och stabilt temperament.
Beleriand'ın son sakinleri güneye ya da Balar Adası’na kaçar.De sista invånarna från Beleriand flyr söderut eller till Balars Ö. Morgoths seger är fullständig.
Bu durum, yerleşme sakinlerinin esas yaşam alanlarının bu avlular olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.Troligtvis på grund av de höga kraven som dessa djur ställer på sina habitat.
Dönme, derviş sakinleşinceye kadar sürerdi.Håll undan tills Oxen lugnat ner sig!
Sakindir,havası hoştur.Under dagtid värmer solen och klimatet är behagligt.