Ana içeriğe geç
Sözlük

sakin ile cümle

sakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece sakin hava şartlarında aşılabilecek sürat.)Попасть в него можно только по спецпропуску.)
Ribbentrop sakince, "Tanrı Almanya'yı korusun.Анализируя книгу Радзинского «Господи... спаси и усмири Россию.
"Ölüme teslim olmuş, tamamen sakin.«مُستسلم للموت، هادئ تماماً.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.ودعا جميع الأطراف إلى الهدوء وضرورة تجنب العنف.
Bu ağaç parkı ayrıca eğitim amaçlı ya da şehir sakinleri tarafından eğlence amaçlı kullanmaktadır.ويستخدم هذا المنتزه الشجيرى لهدف التعليم أو لهدف التسلية من قبل سكان المدينة.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.وفي هواء الريف، وهدوء الساحل الجنوبي، استعاد ميتاستاسيو صحته.
Hastanın yakınındaki insanları sakin tutun.وإبقاء الناس بالقرب من المريض الهادئ.
"Kar Günü" sırasında, Springfield sakinleri "Winter Wonderland" şarkısını söyler.خلال "يوم الثلج" كان المواطنين يغنون "شتاء ارض العجائب"بسبرينج فايلد.
Kurbanı sakin tutmaya çalışın.الحفاظ على هدوء الضحية.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.يتحدث سكان قرية كوينتيبيك المجاورة اليوم لغة الناواتل.
Hakkı Süha Gezgin, Bursa Lisesi'ndeki Sait Faik'i "sınıfta sakin ve dalgın, bahçede yalnız" olarak anlatır.وصف حقي سهى جزجين سعيد فائق في ثانوية بورصة بأنه "شارد الذهن وهادىء في الفصل ووحيد في الحديقة. "
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.الأطفال الذين يعانون من الخانوق يتم عموماً الحفاظ عليهم هادئين قدر الإمكان.
Kapı kapı dolanarak ev sakinlerinden yardım dilenme.سموا الباب دروازے روضہ.
Şehrin önce Yahudi, sonra da Müslüman sakinleri katledildi.ففى البداية قد قتل السكان اليهود وتلاهم السكان المسلمون.
Buranın güneyi ise düşük gelirle sakinlerin tercih ettiği bir yerleşim alanıdır.أما جنوبها فهى منطقة سكنية يفضلها السكان محدودى الدخل.
Hong Kong Özel İdari Bölgesi pasaportu Çin vatandaşı olan Hong Kong'un daimi sakinlerine verilir.يتم إصدار جواز سفر لمنطقة هونغ كونغ إلى المقيمين الدائمين في هونغ كونغ من مواطني جمهورية الصين الشعبية.
Dhritrashtra'nın oğlu Vibhatsu onun ayağına dokunarak sakin olmasını istedi.إنهم يؤكدون أن ابن رشيد (في حائل) سيسر لرؤيتنا.
Şehrin Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı önerdi.عرض الأتراك ، الذين كانوا في آخر نهاية للمجاعة ، أن يستسلموا.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.بعد سفينتي إنزال سيأتي بعض الجنود الذين يحملون نفس سلاحك.
Biz buraların en eski sakinlerindeniz.من أبرز مجاهدي المنطقة.
Mahalle sakinleri yemek ve temiz su tedarik edemedi.قرابة نصف السكان في اليمن لا يحصلون على الغذاء الكافي والمياه النظيفة.
2 dönemdir muhtarlığı Karaçulha mahallesi sakinlerinden Sefer Yalçın yapmaktadır.وبعد يومين تم إنقاذه دون أن يصاب بأذى من قبل كوماندوس الشرطة في جبال ولاية كارابوبو.
Doktor onu sakinleştirdi, bir şırınga aldı, ona bir kâfur iğnesi yaptı ve şampanya sipariş etti.فقام الطبيب بتهدئته وحقنه بمادة الكافور وأمر بإحضار الشمبانيا له.
Büyük Britanya'nın ilk sakinlerinin ham kozmetikleri kullanmaktan çok zevk aldığı sanılmaktadır.من المعروف أن فرعون الغنية للغاية كان مولعا جدا من بالسيجار.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.حيث يعمل معظم السكان في هذه المناطق في مجال الصيد البحري.
Oldukça sakin, iyi kalpli ve romantiktir.توحي بالهدوء والرومانسية.
Daha sonra iç dünyasında ve çevresinde daima sessizliği ve sakinliği tercih etmiştir.كان الجميع في الماضي يختار الهدوء والسكينة.
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.ونتيجة لتلك الحماية، تجنب أهل المدينة عائلة ترسكوت.
Gün içindeki kayıplar sonucu 26 Nisan gecesi, Arıburnu Cephesi’nde olduğu gibi sakin geçti.وقد بدا في يوم 27 آذار غضاً طرياً كما كان ليلة وفاته.
Hayatının bundan sonrasını, ölümüe kadar sakin ve politikadan uzak yaşadı.ومنذ ذلك الحين، قرر سيلونه الابتعاد نهائيًا وبشكل دائم عن الحياة السياسة النشطة.
"Kar Günü" sırasında, Springfield sakinleri "Winter Wonderland" şarkısını söyler.Durante o "Dia da Neve", os cidadãos de Springfield cantam "Winter Wonderland".
19. yüzyılda Berndorf ve komşu köy sakinlerinin çoğunluğu metal endüstrisinde çalışıyordu.No século XIX a maioria dos habitantes de Berndorf e as suas vilas vizinhas trabalhava na indústria do metal.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose havia parado o show várias vezes para acalmar a plateia.
II. Basileios, ilkbaharda kasabayı hızla ele geçirdi ve sakinlerini yeniden yerleştirdi.Basílio II rapidamente sitiou a cidade na primavera e reassentou seus habitantes.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Crianças com crupe geralmente são mantidas tão calmas quanto possível.
Kasaba ve çevresi, Johannesburg sakinleri için popüler bir tatil yeridir. ^A área é um popular destino de férias para os residentes de Joanesburgo.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Deitar-me faz em verdes pastos, guia-me mansamente a águas tranquilas.
Bazı Kokomo şehri sakinleri bu filmin haksız yere yerel halkı genel olarak kötülediğini dile getirdiler.Alguns habitantes de Kokomo sentiram que o filme pôs a cidade sob uma visão deslealmente negativa.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Apenas permaneçam quietos e vocês ficarão bem.
Bölümde Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, tüm sakinleri depresyonda olan Springfield'ı ziyaret eder.Neste episódio, Lady Gaga visita Springfield, já que a cidade inteira está triste e depressiva.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.A sexta-feira, dia 16 de julho de 1918, amanheceu quente e poeirenta.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Com ambos os imperadores presentes, a siuação acalmou, mas a dificuldade permaneceu.
Grönland bayrağı, Grönland sakini Thue Christiansen tarafından tasarlandı.A bandeira da Gronelândia (GroenlândiaPB) foi desenhada por um Gronelandês nativo chamado Thue Christiansen.
Carol, Lizzie'yi sakinleştirmeyi başarır ve Tyreese, Lizzie ve Judith'i eve götürür.Carol convence Lizzie a abaixar a pistola, e Tyreese leva Lizzie e Judith para dentro da casa.
Osmanlılar, müdafileri öldürüp geri kalan sakinleri ele geçirdi.Os otomanos, em seguida, mataram os defensores e capturaram os habitantes restantes.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Para manter a população tranquila... foi decidido que eles dever ser presos."
Gina, oyun evinde eski evin sakinleri ile karşılaşır.Velha Senhora - Aparece numa cabana no começo do jogo.
Sakindir,havası hoştur.O clima é agradável.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Muitos dos residentes vivem no meio das rochas, algumas habitadas por mais de 3.000 anos.
Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.Śāntam Paz (śānta) e tranquilidade.
Hayvanlar sakin ya da hareketli gruplar halinde ele alınmışlardır.Animais são encontrados em posições estereotipadas, ou atitudes.
Köyün ilk sakinleri hakkında fazla bir bilgi yoktur.Pouco se sabe sobre esses primeiros habitantes da região.
Hükmü zamanında imparatorluğun genel durumu babasının devrine göre sakindi.Bem colocado desde muito cedo na corte real pela influência de seu pai.
( İlerlemenin yolu sakin bir ısrarlılıkta yatar. )É possível chegar ao pico por caminhada. ]
Küçük ve sakin bir şehirdir.É uma cidade muito calma e pacata.
Soiçi Negişi taşralı, sessiz sakin bir gençtir.O jovem provinciano sente-se num ambiente estranho e hostil.
Klipte Eminem'in iki farklı yüzü gösterilir: Birinde sakindir ve kız arkadaşını seviyordur.O vídeo mostra dois lados de Eminem: um em que é calmo e ama sua namorada e outro que é agressivo.
Bu şehrin etrafındaki bölge, Guançeler döneminden (Tenerife'nin eski yerli sakinleri) beri yerleşmiştir.A área onde hoje fica a cidade foi habitada desde a época pré-hispânica.
Ama sakinleşince eski haline döner.Mas depois que se secava, voltava ao normal.
Doktor, yolcuları sakinleştirmeye çalışır.O intérprete tenta acalmá-los.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod