Ana içeriğe geç
Sözlük

sakin ile cümle

sakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çölün geleneksel sakinleri Nübyeliler'dir.Los tripulantes del Diablo son unos clientes habituales.
Binalarda kentin sakinlerine veya binanın işlevine ilişkin sanat eserleri de bulunurdu.Así parte del trabajo artístico se hacía en casa o en el taller.
Ülke sakinlerinin çoğunluğunun soyu yaklaşık 500 yıl önce Avrupa'dan gelen göçmenlere dayanmaktadır.Hace cincuenta años, la mayoría de los inmigrantes vinieron de Europa.
Persse çok utanmıştır ama Lily ona sakinleştirir.Yo estaba muerto de miedo, pero Charly me daba ánimo.
Sakindir,havası hoştur.El clima es agradable.
Sakin aşk şarkısı "Among Angels" albümü noktalar.«May It Be» en Las canciones de El Señor de los Anillos.
Biz buraların en eski sakinlerindeniz.Son unas de las más antiguas de la zona.
Thomas, Yanya Kilisesi'nin çeşitli mülklerini ele geçirdi ve onları Sırp sakinlerine verdi.Tomó varias propiedades de la Iglesia de Ioánnina y se las concedió a sus partidarios serbios.
(Quando le sere al placıdo - "Geceler ne kadar sakin idiyler.")(¿Por qué esta noche es diferente de todas las otras noches?).
Sakin bir girişi ve girişinin tam tersi aniden patlayan seslerle desteklenen bir nakaratı bulunmaktadır.El sonido de pasos se acerca y entra por lo que parece ser una puerta pesada.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.La verás jugar por la verde pradera, Caminar tranquilamente junto al mar.
Klorpromazin bir sakinleştiricidir.Se prescribe un tranquilizante.
İoannis'in düşmanları kalabalığı sakinleştirmek için ondan askeri kuvvet istemişlerdir.Los enemigos de Juan le exigieron tropas para dispersar a la multitud.
Eserleri, sıradan anları gösteren, sakin, şiirsel tarzı ile karakterizedir.Los personajes aparecen en actitudes tranquilas, reposadas, estáticas.
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.Con un estilo ambiental, bastante atmosférico “Pueblo” recrea distintos estados de calma.
Daha rahat, soğukkanlı, sakin.Son tranquilos, serenos y calmos.
Antauri çok sakin ve serinkanlıdır ve arkadaşlarını çok önemser.Es sociable, amigable y franca y se preocupa mucho por sus amigos.
Tom sakin kalmaya çalıştı.Tom cercò di stare calmo.
Bugün sakin bir gün.Oggi è una giornata tranquilla.
Lütfen Tom'a sakin olmasını söyleyebilir misin?Per favore puoi dire a Tom di stare buono?
Sadece sakin kalmamız gerekiyor.Dobbiamo solo stare calmi.
Sakinleşmem ve kendime gelmem gerekiyor.Devo calmarmi e tornare in me.
İngiltere'de bir ev buldum ve sakin bir hayat yaşamaya başladım.Nel Regno Unito, ho trovato una casa e ha iniziato a vivere una vita tranquilla.
Katara aynı zamanda Aang'i Avatar Hali'ndeyken sakinleştirebilen tek kişidir.È inoltre l'unica persona che può calmare Aang quando è nello stato di Avatar.
Jeongak’ın tonu yumuşak ve sakindir, çünkü geleneksel enstrumanlar metal olmayan malzemelerden yapılır.Il jeongak è delicato e tranquillo perché gli strumenti tradizionali sono fatti di materiali non metallici.
Sessiz ve sakin bir kız.È una ragazza calma e tranquilla.
Thomas, Yanya Kilisesi'nin çeşitli mülklerini ele geçirdi ve onları Sırp sakinlerine verdi.Tommaso requisì varie proprietà della Chiesa di Ioannina e consegnandole ai suoi seguaci serbi.
Sakin bir balıktır.È un pesce pacifico.
Grönland bayrağı, Grönland sakini Thue Christiansen tarafından tasarlandı.La bandiera della Groenlandia è stata disegnata dal nativo groenlandese Thue Christiansen.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.I bambini con croup sono generalmente mantenuti calmi il più possibile.
Diğer ANBU üyeleri gibi Yamato da stresli durumlarda sakin, sabırlı bir tavır gösterir.Come gli altri ANBU, Yamato mostra una calma e un comportamento stoico anche nelle situazioni più difficili.
Tel Be'er'in son sakinleri Bizanslılar, 7. yüzyılda şehri terk etmişlerdir.Gli ultimi abitanti del Tel Be'er-Sheva furono i bizantini, che l'abbandonarono nel VII secolo.
Sakin bir kişidir.Egli è una persona molto tranquilla.
Ayrıca yumuşak tüyleri, şirin ve sakin mizacı ile çok sevilen bir hayvandır.È anche un ottimo cane da compagnia dal temperamento dolce e tranquillo.
Sakinlerinin alana başvurmak gibi Dallas/Fort Worth Metroplex, FTW, ya Da Metroplex.I residenti dell'area si riferiscono anche come Dallas-Fort Worth Metroplex, DFW o the Metroplex.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Il suo profumo calma le reazioni emotive delle persone.
Haçlılar şehir sakinlerinden 300'ünü fidye toplamak için ayırdılar.Solo 300 federali rimasero a difendere la città.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.Harrison giurò giovedì 4 marzo 1841, una giornata fredda e umida.
Sadece sakinleştirir.Io spero che si calmi.
Sessiz ve sakin suları severler.Amano la vita semplice e tranquilla.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose fermò il concerto varie volte nel tentativo di porre rimedio all'assembramento.
Sakin Ol, Zhang Yimou’nun 1997 yapımı filmi.Keep Cool è un film del 1997 diretto da Zhang Yimou.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Il follicolo è in una fase di riposo momentaneo.
1348 yılındaki veba salgını kentin çok sayıda sakinlerinin ölümüne neden oldu.1348: la peste provoca un grande numero di vittime nella zona.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Per cui in mezzo alla campagna sorgevano oratori.
Steve daha çok sakindir.Theo è sempre più instabile.
Her zaman sessiz, sakin yaşamadır.Si dimostra sempre molto tranquillo e disponibile.
Bu protestolar genelde sakin ve olaysız geçti.Tutto sembra avvenire con molta calma e ordine.
Çok sakin ve akıllı bir köpektir.È un cane tranquillo e ben educato.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Con la presenza di entrambi i co-imperatori, la situazione si stabilizzò, ma l'inquietudine rimase.
Yakup'sa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.Takashi durante la sua vita è sempre stato un ragazzo tranquillo.
Oyuncular londra'da sakin bir şekilde gidiyorlar.L'attore risiede a Londra.
Saddam Hüseyin ayrıca Fars asıllı çok sayıda bölge sakinini İran'a sürmüştür.Saddam Husayn deportò in Iran un gran numero di residenti dell'area, che erano di discendenza persiana.
Birtakım sakinler de genç aktivistlerin ajan olabileceklerinden şüpheliydiler.Si dubita che tra di loro ci fossero autentici operai.
Onu takip çabaları sonrası adanın diğer sakinleri ile karşılaşılır.Dalla città partono sentieri che la collegano con altri centri dell'isola.
Bir süre sonra tüm otel sakinleride onlara katılınca komik ve duygusal olaylar başlar.Col tempo tutti i componenti del castello trovano la situazione normale e divertente.
Bir an için sakin olun.Помолчи минутку.
Balık tutmayı çok seviyorum. Bu oldukça sakinleştirici bir zaman geçirme yöntemi.Я люблю рыбалку. Это очень успокаивающее времяпровождение.
Fırtına sakinleşti gibi görünüyor.Буря, кажется, улеглась.
Ne olursa olsun, sakin olmalısın.Что бы ни случилось, ты должен соблюдать спокойствие.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod