Bu sakatlığı sebebiyle o yıl Münih'te ameliyat oldu.Im Jahr darauf wurde er am Meniskus operiert.
1 hafta sonraki Schalke 04 derbisinde ise sakatlığı nedeniyle çıkamadı.Für die U-19-Mannschaft von Schalke 04 konnte er aber aufgrund einer Verletzung lange Zeit nicht spielen.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.Dafür wurde Schwarzenbach geschleift.
Sol dizinden sakatlığı bulunan Tolgay Arslan, Almanya'da ameliyat oldu.Vorreiter der Bypass-Chirurgie in Deutschland gestorben.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.In der Meisterschaft rutschten sie dauerhaft ins Mittelfeld ab.
Fakat yeniden sakatlık sorunu baş gösterdi ve 1998-99 sezonunda sadece 7 maçta forma giyebildi.Schwere Verletzungen warfen ihn immer wieder zurück, so absolvierte er in der Saison 1997/98 nur 19 Spiele.
Meazza maçta bir çarpışma sonucu sakatlık da geçirmişti.Enttäuschend verlief das Endspiel im Herren-Einzel.
Ama 2000 yılından beri ilk defa bir All-Star maçını sakatlığı yüzünden kaçırıyordu.2000 nahm Dye erstmals am All-Star Game teil.
O maçta Styles sakatlandı.Diese gewann Styles.
İlkinde Styles onu sakatladı.Sir Francis hatte ihn einst verurteilt.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.So sollen sie, dem Grab beigelegt, über die Seelen der Toten wachen.
Ancak Eylül başında geçirdiği sakatlık nedeniyle 4 ay sahalardan uzak kaldı.Dort kam er aber erst im September nach viermonatiger Fahrt an.
Manchester United'da sakatlığı sebebiyle yeterince forma bulamadı.Im Finale gegen Manchester United kam er aufgrund einer Verletzung jedoch nicht zum Einsatz.
Yine o dönemde Bakırköyspor'a gitme durumu oldu ancak bu defa da bir sakatlık yaşadı.Sie gewannen zwar wieder, doch auch diesmal kam es zum Skandal.
İlk sezonunda 2 ay süren bir sakatlık dönemi atlatmıştır.Dabei gelang ihm auch der erste Saisontreffer seit mehr als zwei Jahren.
Fakat 2008 Temmuz'unda atının tekrar sakatlanması üzerinde adaylığını geri çekmek zorunda kaldı.Im Juni 2008 musste sie ihre Teilnahme jedoch zurückziehen, da Toytown erneut verletzt war.
Sezon boyunca sakatlığı nedeniyle 23 kez oynama şansı bularak 2 gol atabildi.Hier konnte er aufgrund von Verletzungen nur 22 Spiele in zwei Jahren bestreiten.
Sakatlığı sebebiyle 2003 Dünya Atletizm Şampiyonası seçmelerine katılamadı.Wie schon im Vorjahr, konnte der Qualifikationssieger die Meisterschaft nicht für sich entscheiden.
Ancak 2006'da sakatlığından ötürü forma giyemedi.Nur 2014 konnte er krankheitsbedingt nicht teilnehmen.
Ancak, Martin Palermo daha sonra çok büyük sakatlıklar geçirdi.Im Nachhinein war Martin aber mit den Monoversionen sehr zufrieden.
Ancak sezon başında sakatlanarak sezonun ilk bölümünde uzun süre oynayamadı.Somit konnte er am Anfang der Saison nicht spielen.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.Il rencontre Mari le vendredi (le jour de akelarre ou du sabbat), concevant alors les orages.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
1987 1988 Ron Harper (Cleveland) katılmak üzere iken sakatlanması sonucu yarışmadan çekilmiştir.1987 1988 Ron Harper (Cleveland) devait participer au concours, mais déclara forfait pour cause de blessure.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Les catastrophes personnelles comme les maladies et blessures, le chômage, le vol, la harassement ou la mort.
Çift 2007-2008 sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırmıştır.Il manque la majeure partie de la saison 2007-2008 pour cause de blessure.
2006 - 2007'de sakatlıklardan tamamen kurtuldu.De 2006 à 2007, il enchaîne les blessures.
Ancak 88-89 sezonunu sakatlığından dolayı boş geçti.C’est indéniablement au cours de la saison 88-89, qu’il explosa.
Sakatlığından bir süre sonra geri dönüş yaptı ve NXT'de Tyson Kidd'i yendi.Cependant lors de NXT de début septembre pour son retour en rivalité contre Tyson Kidd.
Daha sonra sakatlığı nedeniyle FCW’da bür süre bulunamadı.Pas une fois le CFCM n’a fait défaut.
Augustus Hill, yakalanırken sakat kalır ve cezaevinde tekerlekli sandalye ile dolaşır.Augustus Hill est un prisonnier en fauteuil roulant.
NXT TakeOver: Unstoppable'da Owens, NXT Championship için yapılan maçta Zayn'i sakatladı.Lors du NXT Takeover: Unstoppable, Owens blesse Zayn dans leur match de championnat de la NXT.
21 Mart 2008'de sakatlık sorunlarıyla uğraşan Miami Heat ile 10 günlük kontrat imzaladı.Il signe un contrat de 10 jours avec le Heat de Miami en mars 2008.
Tyson Chandler kronik sırt sakatlığı nedeniyle 30 maç bile oynayamadı.Tyson Chandler souffre d'un problème de dos chronique et manque plus de 30 matchs.
İlk yarıda Steven Gerrard'ın sakatlanmasıyla onun yerine oyuna girdi.En revanche, il persuade Steven Gerrard de rester.
1915'te ciddi bir sakatlığın 10 yıl ardından, ayağı kesildi ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.En 1955, à la suite d'une attaque, il doit se résoudre à utiliser un fauteuil roulant.
Sonrasında sakatlandığı öğrenildi.Il sera révélé plus tard qu'il était blessé.
Bu sakatlık nedeniyle dizinden ameliyat oldu ve sezonun kalanında forma giyemedi.Il doit subi une intervention chirurgicale et ne joue plus du reste de la saison,,.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Il ne parvient pas à s'y imposer et joue très peu.
Takım oyuncularından Cléo'nun sakatlığından sonra ise oynama şansı buldu.Mais après avoir vu la coupe de Lewis, ils changent d'avis.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.À 31 ans, il arrête sa carrière à cause de problèmes persistants au genou.
Çaylaklık sezonunda, sakatlık yüzünden 82 maçın 46'sında oynayabilmiştir.Mais il est difficile de courir sur le terrain durant 82 matchs.
Ara ara sakatlık problemleri yaşamıştır.L'édifice a rapidement connu des problèmes de solidité.
Çünkü Altaylılar'ın inançlarına göre Erlik, kötü (zayıf ve sakat) kurbanlardan hoşlanır.De même, les sikhs ne croient pas en l'adoration des idoles, dans les rituels ou les superstitions.
Ancak erkenden sakatlandı.Il est pillé très tôt.
28 Mayıs'ta sakatlanan Gareth Barry'nin yerine Phil Jagielka kadroya alındı.Le 17 mai, Brian Rafferty est arrêté.
Sakatlıklar nedeniyle sadece 5 maç oynayabildi.Il rate cinq matchs à cause de blessure.
14 Mart 2010'da sakatlandı ve sezonun geri kalanını kaçırdı.En mars 2013, blessé au pied, il manque le reste de la saison.
Sakatlığı sezon boyu nükseden oyuncu sezon boyunca sadece 8 maçta görev yapabildi.Il n'hésite pas à suspendre des joueurs pour des durées allant de 8 matchs à une saison.
Aynı gece Rich Swann, sakatlıktan döndü.Le 7 septembre, il élimine Rich Swann par soumission.
Bacakları sakattır.Il leur lave les pieds.
Messi, bu sakatlığı 3 sezonda 4. kez yaşıyordu.En sept saisons, Buffalo bute quatre fois sur cette troisième place.
Hatta bir dönem ondan fazla sakat oyuncumuz oldu.Je savais que tu étais beaucoup plus qu'un simple voleur.
Sasha'nın sakatlığının zaman alacağı açıklanmıştı.Sacha se plaint de la longueur du voyage.
Eğer bir oyuncu sakat ise onun yerine başka bir oyuncuyu NBA ligi başkanı belirler.Si un joueur est blessé et ne peut pas participer, c'est le commissaire de la NBA qui désigne le remplaçant.
Paige, boyun sakatlığından dolayı maçtan çıkarıldı.Bullard est refusé à cause de sa couleur de peau.
Ardından Michaels sakatlığın sahte olduğunu itiraf etti ve Jericho'ya Sweet Chin Music yaptı.Michaels est finalement revenu sur ses pieds, et lui a fait son Sweet Chin Music.
22 yaşında hastalandı ve sakat kaldı.Il serait mort à 75 ans, ivre et délirant.
Sakatlanan oyuncu, iyileşmesi hâlinde tekrar oyuna dönebilir.Donc un joueur blessé pouvait revenir plus tard dans le jeu après avoir reçu des soins.
Lakers oyuncusu Elgin Baylor sezondaki 9. maçta sakatlığından dolayı emekliliğini ilan etti.Le joueur des Lakers Elgin Baylor annonce sa retraite au bout de neuf matchs.