Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Il faut mentionner aussi le flash-forward du suicide du père.
Halk onlara sakatlar (cripless) yerine daha kısa olan "Crips" demeye başlamıştır.La gente del barrio les comenzó a llamar los tullidos (cripples), o Crips, para abreviar.
23 Haziran'da WWE.com Fernando'nun Live Event'de sakatlandığını bildirdi.El 23 de junio en WWE.com se informó que Fernando fue lesionado en un evento en vivo.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Los que no eran agentes (como Los de la Otra Cuadra) no eran afectados.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
Okulu bitirdikten sonra 10 yıl sakat çocuklarla ilgili hemşirelik yaptı.Tras terminar la escuela trabajó como enfermera para niños con discapacidad a lo largo de 10 años.
Derrick Rose sakat olduğu için onun yerine Russell Westbrook yer almıştır.Derrick Rose se lesionó y fue sustituido por Russell Westbrook.
Sakatlığından sonra Survivor Series'te Natalya'yı LayCool'dan kurtararak return yaptı.Hizo su regreso en Survivor Series, defendiendo a Natalya de LayCool.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.El juego fue abandonado en el medio tiempo.
Bacakları sakattır.Le cortaron las piernas.
Ancak bunu yaparken kafasının üstü yere çarpınca boynundan sakatlandı.Al intentar levantarse, fue herido en el hombro.
Sid Vicious'ın sakatlanması üzerine The Skyscapers takımına dahil edildi.También fue incluido un cover del tema "My Way" de Sid Vicious.
Ayağı sakat olan Tao, grupta iken daha önce birçok kez yaralanmıştı.Como jugador, ha sufrido lesiones de pie muchas veces.
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Vinieron con ellos: esclavos, empleados y familiares.
Candy gibi sakattır.Cramer como la Sra.
Bu hikâye Michaels gerçekten sakatlandığı için yazılmıştı.Como Michael tenía vergüenza lo hicieron a solas.
Tiago Spliter sakatlığı sebebiyle oynamadı.Cyrus Field no se desanimó por el fracaso.
1978 Dünya Şampiyonası'nda geçirdiği bir sakatlık nedeniyle yarışmayı bıraktı.Se perdió la Copa Mundial de 1978 por una lesión.
2001 ile 2004 yılları arasında sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı ve futbolu bırakma kararı aldı.Así en verano de 2000 se quedó sin equipo, y decidió retirarse del fútbol.
Elini sakatlamak pahasına kaçmaya çalıştı ancak yeniden yakalandı.Logró escapar pero la volvieron a atrapar.
Ambrosini finalde sakatlık nedeni ile oynayamadı.1- Al Ahly no pudo jugar la final por razones políticas.
22 yaşında hastalandı ve sakat kaldı.A los veinte años cayó enfermo y se cubrió de lepra.
Sakatlık sonrası çıktığı ilk maçta VfL Osnabrück'e gol attı.Marcó su primer gol para el club en contra del VfL Osnabrück cuando también fue expulsado.
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.A lo largo de su carrera sufrió muchos accidentes.
2006/2007 sezonunda Inishmaan'ın Sakatı, Deniz Gönenç Sümer'in profesyonel tiyatro yaşamındaki ilk rolüydü.La temporada 2006/2007 es su primer año como integrante del primer equipo del Real Murcia.
Maçtan sonra Del Rio'nun saldırısına uğradı ve sakatlandı.Después de la lucha, Cena atacó a Del Rio.
Rollins, kurulan bu pusuda daha önce sakatlanan dizinden tekrar sakatlandı.Connors regresa de nuevo al asilo que fue encerrado anteriormente.
Sakatlıkları engellemek adına, oyuncuların bir ekipman setini eksiksiz olarak giymesi gerekir.En caso de ser expulsado de forma indefinida, el jugador se va a los vestuarios.
505 kişi sakat kaldı.Se detuvo a 155 personas.
Orada da dizinden sakatlık yaşayınca sadece 13 maç yapabildi ve 2 gol atmayı başarabildi.Pese a ser un recién llegado conseguía 13 puntos y 2 rebotes.
2004-2005 sezonun ortasında ciddi bir sakatlık geçirerek sakatlanarak sezonu kapandı.Ford se perdió toda la temporada 2004-2005 debido a esta grave lesión.
Hatta bir ceza antrenmanında sakatlandım o dönem ve kendi kendime basketbola dönmeye çalıştım.Me dirigí a una cancha de fútbol que había aledaña a la de béisbol y cambié la pelota por el balón.
Yine o dönemde Bakırköyspor'a gitme durumu oldu ancak bu defa da bir sakatlık yaşadı.De nuevo, inició la horrible misión, pero esta vez logró conservar su cordura.
Ashur (Nick Tarabay) — Bacağından sakat olan eski bir gladyatör.Ashur (Nick Tarabay) Un ex gladiador sirio.
Ancak kupa final maçlarında sakatlığı nedeniyle forma şansı bulamadı.Sin embargo, finalmente no llegó a acudir con la selección marroquí por una lesión de última hora.
Yetişkinlerde vakaların %66'sı sakatlık yaşamaktan kurtulur.En solo el 28% de los libros, la muerte se consideraba inevitable.
Sakatlığı sezon boyu nükseden oyuncu sezon boyunca sadece 8 maçta görev yapabildi.El jugador debe haber jugado más de la mitad de la temporada.
2007 yılında aşil tendonu sakatlığı yaşadı ve spordan ayrı kaldı.En 2007 se incorporó a Deportes Tolima y continuó su juego bien.
Ronaldo, 2007-2008 sezonuna sakat olarak başladı.Liriano se perdió toda la temporada 2007.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.El penalti decisivo fue anotado por Bastian Schweinsteiger.
Ancak 2004 yılında dizinden sakatlanınca 2004 Atina Olimpiyat Oyunları kadrosundan çıkarıldı.En 2004 era un año muy importante ya que se disputaban los Juegos Olímpicos de Atenas.
Smackdown'da Shield'ın saldırısında Sin Cara sakatlanır.Siniestro es detenido por SHIELD.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.Giasone con facilità ammazza poi i superstiti.
31 Mayıs'ta ise yine sakatlık sebebiyle Frank Lampard'ın yerine Jordan Henderson çağrıldı.Il 31 maggio l'infortunato Frank Lampard viene sostituito da Jordan Henderson.
Barcelona'ya geldiğinde iki büyük sakatlık yaşamıştır.Sono due i tentativi di raggiungere Barcellona.
NXT TakeOver: Unstoppable'da Owens, NXT Championship için yapılan maçta Zayn'i sakatladı.A NXT TakeOver: Unstoppable, Owens ha ferito Zayn nel loro match per l'NXT Championship.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Coloro che non si pentono sono gli iniqui.
Dizi Junichi Sakata tarafından çekildi.La serie fu diretta da Junichi Sakata.
Daha sonra Japonya'da duyurulsa da boyun sakatlığı nedeni ile Amerika'ya döndü.Ritornato in Giappone, però, la critica statunitense lo bersaglia.
2 Ağustos SmackDown bölümünde Baron Corbin, Kalisto'yu sakatlamıştı.Nella puntata di SmackDown del 2 agosto Kalisto è stato infortunato da Baron Corbin.
Uzun bir süre dizindeki sakatlığı yüzünden oynayamadı ve tedavi için Paris'e döndü.Vi restò un anno solo, per questioni di salute, e tornò a Parigi.
Sonraki sezon Bremen'e transfer oldu ancak sakatlıklar nedeniyle düzenli olarak forma giyemedi.Trasferita a Bordeaux, non venne mai riparata a causa delle sue pessime condizioni.
Burada 10 Ocak 2012 tarihinde sakatlıklardan dolayı kariyerine nokta koyduğunu açıkladı.Decide di ritirarsi dalla corsa il 10 aprile 2012 a causa delle precarie condizioni di salute di sua figlia.
Yaşadığı büyük sakatlıklara rağmen 59 gol atmayı başardı.Nonostante gli ostacoli, Tom riesce a vincere.
Daha ötesi, çok sayıda kadın yasadışı, gizli kürtajlar sırasında öldü veya sakat kaldı.Inoltre, un numero considerevole di donne morì o subì mutilazioni durante l'esecuzione di aborti clandestini.
Sonraki sezon ise sakatlıklardan dolayı pek bir başarı gösteremediler.Durante l'intera stagione tuttavia i Devils non sono riusciti ad aver molto successo.
Ligin 28 ve 29. haftalarında sakatlığı yüzünden kadroya alınmadı.Corll commise almeno 28 o 29 omicidi.
22 Mayıs'ta yapılan Raw şovunda, Spirit Squad, Michaels'ın dizini sakatladı.Nella puntata di Raw del 22 maggio la Spirit Squad attaccò Michaels, infortunandolo al ginocchio (kayfabe).
Ayrıca Paige, boyun sakatlığından dolayı emeklilik açıklaması yaptı.Decker accetta, anche perché egli è stato congedato dalla polizia senza pensione.
Cena, 20 Eylül'de kolundan sakatlandı.Le sue ferite lo hanno bloccato fino al 20 settembre.