Ana içeriğe geç
Sözlük

sakat ile cümle

sakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Я помню, у неё была какая-то травма лодыжки, эластичный бинт и костыли.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.אני זוכר שהיתה לה איזושהי פציעה בקרסול, תחבושת וקביים.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.مازلت أذكر , كان كاحلها مصابا نوعا ما ضمادة آس وعكازات
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.包帯をし 松葉杖をもっていました 背はとても高かった と思います
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.A stalo sa aj v inú sobotu, že vošiel do synagógy a učil. A bol tam človek, ktorého pravá ruka bola uschlá.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.Ja toisena sapattina hän meni synagoogaan ja opetti; ja siellä oli mies, jonka oikea käsi oli kuivettunut.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.또 다른 안식일에 예수께서 회당에 들어가사 가르치실새 거기 오른손 마른 사람이 있는지라
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.Một ngày Sa-bát khác , Ðức_Chúa_Jêsus vào nhà hội dạy_dỗ . Tại đó , có một người bàn_tay hữu bị teo .
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.Một ngày Sa-bát khác, Ðức Chúa Jêsus vào nhà hội dạy dỗ. Tại đó, có một người bàn tay hữu bị teo.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.Zgodi se pa v drugo soboto, da gre v shodnico in uči. In tam je bil človek, čigar desna roka je bila usehla.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.И каза им: Човешкият Син е господар на съботата.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.ויהי בשבת אחרת בא אל בית הכנסת וילמד ושם איש אשר יבשה ידו הימנית׃
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.وفي سبت آخر دخل المجمع وصار يعلم. وكان هناك رجل يده اليمنى يابسة.
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.又 有 一 個 安 息 日 、 耶 穌 進 了 會 堂 教 訓 人 . 在 那 裡 有 一 個 人 右 手 枯 乾 了
Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı.又 有 一 個 安息日 、 耶穌進 了 會堂 教訓人 . 在 那裡 有 一 個 人 右手 枯乾了
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.달리기 선수들에게 말을 해보면, 단언하건데 30초 내에, 대화는 부상에 대한 것이 될 것입니다.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Ak sa budete rozprávať s bežcom, garantujem Vám, že behom 30 sekúnd sa konverzácia obráti k zraneniam.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Als je met een loper praat verzeker ik, binnen 30 seconden, gaat het gesprek over blessures.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Beszélj egy futóval, és garantálom, hogy 30 másodpercen belül a társalgás a sérülésekről szól.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Dacă vorbeşti cu un alergător, vă garantez, pentru 30 de secunde, conversaţia deviază spre răni.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Falem com um corredor, eu garanto, passado 30 segundos, a conversa vai ter às lesões.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Kalau Anda bicara dengan seorang pelari, saya jamin, dalam 30 detik, Anda akan bicara tentang cedera.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Když si budete povídat s běžcem, garantuji vám, že během 30 vteřin se rozhovor obrátí ke zraněním.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Parlate con un corridore, vi garantisco, entro 30 secondi, la conversazione vira verso gli infortuni.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Po 30 sekundach rozmowy z biegaczem, zaczyna się mówić o kontuzjach.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Prata med en löpare och jag garanterar att inom 30 sekunder kommer konversationen att handla om skador.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Si conversan con un corredor, les garantizo que en 30 seg estarán hablando sobre lesiones.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Sprecht mit einem Läufer, und mit Sicherheit dreht sich das Gespräch nach 30 Sekunden um Verletzungen.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Vous parlez avec un coureur, au bout de 30 secondes la conversation tourne autour des blessures.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Συζητάς με έναν δρομέα, σου εγγυώμαι, μέσα σε 30 δευτερόλεπτα, η συζήτηση γυρνάει σε τραυματισμό.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Поговорите с бегуном, и я гарантирую, через 30 секунд разговор перейдет на тему травм.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.Разговаряйте с един бегач, гарантирам ви, в рамките на 30 секунди разговорът ще се прехвърли към наранявания.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.אם תדברו עם רץ, אני מבטיח שתוך 30 שניות, השיחה תעבור לפציעות.
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.ما ان تتحدث مع شخص يمارس رياضة الجري حتى يتحول الموضوع خلال 30 ثانية الى الاصابات
Bir koşucuyla konuşursanız, garanti ederim ki 30 saniyede konu sakatlığa gelir.怪我の話になるんです 人類が走者として利を得ながら進化したなら
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Arra tervezték, hogy felépüljön egy sérülésből.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Chúng được thiết kế để phục hồi từ các chấn thương.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.E' progettato per guarire da ogni lesione.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Están diseñados para recuperarse de una lesión.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Ils sont conçus pour se remettre d'une blessure.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.뇌는 손상으로 부터 회복되도록 디자인되었습니다.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Otak kita dirancang untuk pulih dari cedera.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Są stworzone do odzyskania sprawności po urazie.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Sie sind dafür konzipiert, sich von einer Verletzung zu erholen.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Sunt concepute să se refacă dintr-o leziune.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Sú vytvorené tak, aby boli schopné vyliečiť sa zo zranenia.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Ze zijn ontworpen om te herstellen van een blessure.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Είναι σχεδιασμένοι να αναρρώνουν από έναν τραυματισμό.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Он предназначен для того, чтобы восстановиться после получения травмы.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.Те са проектирани така, че да се възстановяват от травма.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.הם עוצבו להתאושש מפציעה.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.لكي تتعافى من الصدمات ومن الاصابات
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.回復する仕組みを持っています ない方がいいですが 仮に
Bizim eski toplumlarımız sakatata değer verirdi.Nuestras sociedades antiguas valoraban la carne de órganos.
Bizim eski toplumlarımız sakatata değer verirdi.החברות הקדמוניות שלנו העריכו כולן בשר אורגני.
Bizim eski toplumlarımız sakatata değer verirdi.内臓にはビタミン、ミネラル、コエンザイムQ が豊富です
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Apa kau tidak lihat Direktur jadi jengkel karena kata-katamu
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Elég sok veteránt láttál már, akik így veszítették el a kezüket vagy lábukat!
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?¡has visto a suficientes personas perder sus brazos y piernas con esa actitud!
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Nếu cứ tiếp tục thì cô thành ra tứ chi tàn phế.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod