Ana içeriğe geç
Sözlük

sakat ile cümle

sakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Neviděla jsi starší, jak se stali mrzáky, když říkali takovéhle věci?
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Non hai visto i tuoi sunbae perdere braccia e gambe a causa di questo atteggiamento?!
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Sti ca multi oameni si-au pierdut membrele cu atitudinea asta?
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Tu as assez vu de gens perdre leurs bras et leurs jambes comme ça...
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Не видела, как при таком отношении люди калеками становились?
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?Ще си изгубиш ръцете някой ден!
Böyle diyerek sakatlanan sunbaeleri görmedin mi?ألم ترين الأكبر سناً ( يقصد في مهنتهم) يصبحون مُقعدون بقولهم هذا؟
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.그리고 제가 들고 있는 이 사람은 등에 문제가 있었을 겁니다. 아마도 어렸을 때 부상을 입었던 것 같거든요.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.Και αυτό το άτομο, που κρατώ εδώ, είχε προβλήματα με την πλάτη του -- μάλλον από χτύπημα όταν ήταν παιδί.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.А у этой особи, что я сейчас держу в руках, были проблемы со спиной. Он, скорее всего, повредил её в детстве.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.ולפרט הזה, זה שאני מחזיקה כאן, היתה לו בעיה בגב, כנראה נפצע בילדותו.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.وهذا الفرد بنفسه، هو الذي أحمله هنا، حقيقة كانت على ظهره إصابة -- وربما أصيب عندما كان طفلا.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.子供の時に怪我したのだと思います 側弯症を患い家族や女性たちの介護を受けたと思います
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Aceste răni sunt cauzate de accidente sau boli.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Ces blessures sont dues à des accidents ou des maladies.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Diese Verletzungen gehen auf Unfälle oder Krankheiten zurück.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Estas lesiones se deben a accidentes o enfermedades.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.이 외상들은 사고나 병 때문에 생겼습니다.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Những thương tích này do tai nạn hoặc bệnh tật.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Questi infortuni sono dovuti a incidenti o malattie.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Te poškodbe so posledica bolezni ali nesreč.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Tieto zranenia sú spôsobené nehodami alebo chorobami.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.To wyniki wypadków lub chorób.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Τα τραύματα αυτά οφείλονται σε ατυχήματα ή αρρώστιες.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.Это травмы из-за несчастных случаев или заболеваний.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.הפציעות האלה הן בגלל תאונות או מחלות.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.هذه الإصابات سببها إما حوادث أو أمراض.
Bu sakatlanmalar, kazalar veya hastalıklar sebebiyle.百年しか生きないなら
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Am întâlnit de asemenea mulți alți omeni cu invalidități care comunică în acest mod.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.És találkoztam más mozgássérült emberekkel, akik így kommunikálnak.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.He conocido muchas personas discapacitadas que se comunican de esta manera.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Ho incontrato molte altre persone disabili che comunicano così.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Ich habe auch andere Menschen mit Behinderungen getroffen, die so kommunizieren.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Ik heb ook vele andere gehandicapte mensen ontmoet die op deze manier communiceren.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.J'ai rencontré beaucoup d'autres handicapés qui communiquent de cette façon.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.이런 방법으로 소통하는 많은 장애인들을 만났습니다.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Potkal jsem plno dalších postižených lidí, kteří takto komunikují.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Saya juga bertemu banyak orang cacat lain yang berkomunikasi dengan cara ini.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Spotkałem też innych niepełnosprawnych, którzy porozumiewają się w ten sposób.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Também encontrei muitas outras pessoas incapacitadas que comunicam desta forma.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Tôi cũng đã gặp nhiều người khuyết tật khác cũng giao tiếp theo cách này.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Έχω επίσης συναντήσει άλλους ανθρώπους με αναπηρία που επικοινωνούν έτσι.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Срещнах много други осакатени хора, които общуват по този начин.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.Я также встречался со многими другими инвалидами, которые общаются таким образом.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.פגשתי גם הרבה אנשים אחרים עם מוגבלויות שמתקשרים בדרך זו.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.لقد قابلت العديد من ذوي القدرات المحدودة واللذين يتواصلون بنفس الطريقة
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.他の障碍者にも多く出会いました 足の指でキーボードを打つ
Ciğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.Coman carne de órganos como hígado con cebollas, corazón, lengua, molleja, páncreas una vez a la semana.
Ciğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.לכן איכלו בשר אורגני כמו כבד עם בצל, לב, לשון, קורקבן ומעדני תימוס אחת לשבוע.
Ciğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.心臓 タン 砂肝 胸腺といった内臓を 1週間に一度取ってください 古代人は海藻を確実に手に入れるために
Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.왜냐하면 발부상을 당해서 왔거든요
Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Mówiłam...
Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.כי הוא הגיע עם פציעות רגליים.
Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.لانه كان يعود كل عام وأقدامه مليئة بالاصابات
Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.「脱げばいいじゃない! 心配ないわよ
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Come posso allenarmi per la squadra di bob senza infortunarmi di nuovo come prima?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Como é que posso treinar "bobsleigh" sem me magoar "vezes sem conta, como dantes?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""¿Cómo puedo entrenar con el equipo de trineo, sin lesionarme una y otra vez como antaño?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""어떻게 전처럼 거듭해 다치지 않고 밥슬레이 트레이닝을 할수있을까?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Làm thế nào tập luyện với đội xe trượt mà không bị chấn thương như trước?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod