sakınma ile cümle

sakınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu durumdan sakınmalı.Такого следует избегать.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Малый ширк — это подобие больших грехов, например, рия (показуха), клятва не Аллахом и тому подобное.
Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder.Она оберегала бы их от текущих банальностей.
Üsler kurulurken, sınırlar özellikle yerleşimlerden sakınmak için çizildi.Принуждённые удалиться, мавры ограничились разорением окрестных мест.
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.Видимо встречается на нескольких охранных территориях по всему ареалу.
İnsanlar cezâdan sakınmak isteyecek, fakat utanç nedir bilmeyecektir.Всевышний Господь знает обо всём, а мы даже не стесняемся.
Sözünü Sakınmadan A.Hamdi Tanpınar Hk - 27.01.2018Ушёл из жизни Ахмаджон Одилов... // UPL.UZ. — 27.09.2017.
Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder.وهو ما يساعدها على الهروب من الخفافيش.
Bu durumdan sakınmalı.هنا يجب الاهتمام بمنع ذلك .
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.A prevenção é evitar ser mordido por moscas.
Bu durumdan sakınmalı.Isto deve ser evitado.
İnsanlar cezâdan sakınmak isteyecek, fakat utanç nedir bilmeyecektir.O tinhorão aprecia a umidade, mas não tolera o encharcamento.
Bu durumdan sakınmalı.Dit moet vermeden worden.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Als het even kan, vermijden ze giftige slangen.
Bu sefer Şubat ayında yola çıkarak yaz sıcağından sakınmak istiyorlardı.Het voorkomen van oververhitting in de zomer.
Bu durumdan sakınmalı.Takich należy unikać.
Bu durumdan sakınmalı.Цьому треба запобігти.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Prevencí je ochrana před štípnutím mouchy.
Bu durumdan sakınmalı.Těmto se musíme vyhnout.
Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder.El este urmărit de la distanță de Friecke.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Prevenirea se face prin evitarea înțepăturile de muște.
Üsler kurulurken, sınırlar özellikle yerleşimlerden sakınmak için çizildi.Όταν δημιουργήθηκαν οι βάσεις, τα όριά τους σχεδιάστηκαν έτσι ώστε να μην διαπερνούν κέντρα πληθυσμού.
Bu durumdan sakınmalı.Det problem må løses.
Bid'atlar hakkında: Bir Müslümanın bidatlerden kesinlikle sakınması gerekir.Noen bøker får deg til å le; noen får deg til å gråte; noen får deg til å tenke.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Liten blenderåpning gir stor dybdeskarphet; mens stor blenderåpning gir mindre (se bilder).
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.I den var Lajka fastspent og redd.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Setiap ular jantan akan saling berdesak-desakan memperebutkan ular betina.
Bu sefer Şubat ayında yola çıkarak yaz sıcağından sakınmak istiyorlardı.Kegiatan ini dipercaya dapat menghalau hawa panas saat musim panas.
Bu kameralar robot hareket halindeyken olası risk ve tehlikelerden sakınmak için geliştirilmiştir.Belakangan, dikembangkan robot untuk menekan risiko tersebut.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Phòng ngừa bằng cách tránh bị ruồi cắn.
Bu durumdan sakınmalı.これを避けなさい。
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.伊那地方の天竜川の支流に多く見られる。
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.木更津を恐怖と絶望で埋め尽くすことを企む。
Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur.相當強勢的大姐,輔長最懼怕的人。
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.西线战场的许多大坑在今天还可以看到。
Bu durumdan sakınmalı.這種情況需要克服。
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.과(果)를 내는 것과 과를 내는 데 장애(障礙)가 되는 것.
Şeker ve kolestrol hastalarının özellikle sakınması gerekir.코코넛이나 사탕수수 등 열대 작물 병원체가 특히 문제가 되고 있다.
Bu durumdan sakınmalı.이 경우 이를 고시해야 한다.
Ölü gibi görünen yılanlardan da sakınmak önemlidir.חשוב מאוד להתרחק מנחשים, גם אם הם נראים מתים.
Direktör, sözünü sakınmayan, genç ve yeni birilerine ihtiyaç duyulduğundan bahseder.מנסה לטעון כל הזמן שהוא אינו זקן והוא צעיר במיוחד.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Превенцията се състои в избягване на ухапвания от мухи.
Ölü gibi görünen yılanlardan da sakınmak önemlidir.Съществува и забрана за убиването на змии от този вид.
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.Novonastale zvijezde može se vidjeti u područjima preklapanja.
Bu durumdan sakınmalı.Tým sa treba vyhnúť.
Üsler kurulurken, sınırlar özellikle yerleşimlerden sakınmak için çizildi.Kuriant bazes, jų ribas buvo stengiamasi nustatyti vengiant gyvenamųjų rajonų.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Norint išvengti ligos reikia saugotis mašalų įkandimo.
Bu durumdan sakınmalı.Ma hoidusin sellest.
ÇAH. hastalığının yönetimi: tetikleyicilerden sakınmaya odaklıdır."Haigekassa uus juht: Arstide minekut on raske takistada.
Gerçekte ise içimde korku,sakınma,güvensizlik ve yanlış anlaşılmanın berbat döngüsü vardı.mistrust and misunderstanding had been established, and this was a battle in which I felt powerless
Hala bir seçiminiz var. Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.선택권은 아직 있습니다. 더 큰 고통이라는 단 하나의 종착지로
Hala bir seçiminiz var. Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.הברירה עדיין בידכם. יש לכם עדיין סיכוי להימנע מלהיגרר
Hala bir seçiminiz var. Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.لازال أمامكم الخيار. لازالت أمكامكم فرصة تجنب الانجرار
Hala bir seçiminiz var. Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.戦争が行きつく所はたった一つ...さらなる苦しみ
Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.Macie jeszcze szansę aby tego uniknąć.
Hala tekrar savaşın içine çekilmekten sakınmak için bir şansınız var.Você ainda tem uma chance.
Kendi haklılığımıza olan bu bağlılık hatalardan sakınmamızı engeller, tam da ihtiyacımız olduğunda.Cet attachement à notre propre bien-fondé nous empêche de prévenir les erreurs
Kendi haklılığımıza olan bu bağlılık hatalardan sakınmamızı engeller, tam da ihtiyacımız olduğunda.우리가 옳다는것의 집착이 꼭 필요할때에 우리의 실수를 막지 못하게 하여
Kendi haklılığımıza olan bu bağlılık hatalardan sakınmamızı engeller, tam da ihtiyacımız olduğunda.ההיקשרות לצדקתנו עוצרת בעדנו מלמנוע טעויות כאשר אנו חייבים באופן מוחלט לעשות זאת
Kendi haklılığımıza olan bu bağlılık hatalardan sakınmamızı engeller, tam da ihtiyacımız olduğunda.هذا التعنت التام تجاه صواب خياراتنا يمنعنا من ان نعترف بأخطائنا في اكثر الاحيان احتياجاً لذلك

İlgili Sayfalar