sakınma ile cümle
sakınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"So tell them: "Why do you not fear Him?"
Hâlâ sakınmaz mısınız?"Will you not take heed for yourselves?"
"Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"The people of Pharaoh. Will they not fear and take heed?"
Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?Or had enjoined piety, (it would have been better)?
Hâla ona karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” [53,50; 89,6-8]Will you not take heed for yourselves?"
Gerçek bu iken hâlâ şirkten sakınmaz mısınız?”Will you not take heed for yourselves?"
Gerçek bu iken hâlâ şirkten sakınmaz mısınız?” diyen bir peygamber gönderdik.Will you not take heed and fear God?"
Öyleyse, sen de ki: “İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”Say: "Then why do you not obey and fear Him?"
Kardeşleri Nûh onlara şöyle demişti: “Hâlâ inkâr ve isyandan sakınmayacak mısınız?When their brother Noah said to them: "Will you not take heed?
Kardeşleri Salih onlara şöyle dedi: “Hâlâ inkâr ve isyandan sakınmayacak mısınız?I do not ask any recompense of you for this.
"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?"Thereupon they will say, “Such greatness is only that of Allah”; say, “So why do you not fear?”
Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur, karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.Worship Allah – you do not have any God except Him; so do you not fear?”
Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur; sakınmaz mısınız?" dedi.Worship Allah, you do not have any other God except Him; so do you not fear?”
"Allah'tır" diyecekler! "Öyleyse O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.Thereupon they will say, “Such greatness is only that of Allah”; say, “So why do you not fear?”
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?“What!
Ey aklı erenler, özü sözü temiz kimseler, korunmanız, sakınmanız için kısasta size hayat var.And there is life for you in retribution, O men of understanding, so that you may avoid.
"Firavun'un toplumuna git! Hâlâ sakınmayacaklar mı?"“The nation of Firaun; will they not fear?”
Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?"Worship Allah – you do not have any God except Him; so do you not fear?”
Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hala sakınmaz mısınız? dedi.Worship Allah, you do not have any other God except Him; so do you not fear?”
O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ sakınmaz mısınız?"Worship Allah, you do not have any other God except Him; so do you not fear?”
Zira sizin Ondan başka ilahınız yoktur. Gerçek bu iken hâlâ şirkten sakınmaz mısınız?”Worship Allah, you do not have any other God except Him; so do you not fear?”
Hani o halkına şöyle demişti: Siz hâla şirkten ve günahlardan sakınmayacak mısınız?“What!
Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?Then say: 'Will you not be godfearing?'
And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik.We have charged those who were given the Book before you, and you, 'Fear God.'
Onlar: "Allah'tır! " diyecekler. "O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.Then say: 'Will you not be godfearing?'
Hâlâ sakınmayacak mısınız?"Will you not be godfearing?"
Doğru yolu bulanlara gelince, Allah onların hidayetlerini arttırır ve sakınmalarını sağlar.But those who are guided aright, them He increases in guidance, and gives them their godfearing.
Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"Then say: 'Will you not be godfearing?'
İyilik, lafı dolandırmak değildir, iyilik sakınmaktır.Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.'
Ama sakınmaları, kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.And that they should restrain themselves is better for them; Allah is Hearing, Knowing.
İlk gününden beri Allah'a karşı gelmekten sakınmak için kurulan mescidde bulunman daha uygundur.Surely a mosque founded from the first day on piety is wortheir that thou shouldst stand therein.
Bu, takvaya/korunup sakınmaya daha uygundur. Allah'tan sakının.And fear Allah; verily Allah is Aware of that which ye work.
Ama sakınmaları, kendileri için daha hayırlıdır.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
Ama sakınmak için titiz davranmaları, onlar için daha hayırlıdır.But to refrain (i.e. not to discard their outer clothing) is better for them.
Onlar sakınmazlar.They are not righteous.
Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar.Those of them with whom you made a treaty, but they violate their agreement every time.
Kim bunu yaparsa Allah'la ilişiği kesilir. Ancak bir sakınma ile onlardan korunmanız müstesna.Whoever does that has nothing to do with God, unless it is to protect your own selves against them.
Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır.God warns you to beware of Him.
Allah sizi, kendisinden sakınmaya çağırır.God cautions you of Himself.
Ama korunup sakınmaya yarayan giysi en hayırlısıdır.But the clothing of piety—that is best.
İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.All this He has enjoined upon you, that you may refrain from wrongdoing.
Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.Allah warns you to beware of Him for it is to Allah that you will return.
Bu, takvaya/korunup sakınmaya daha uygundur.Observe your duty to Allah.
Geri kalanlara da suç yok ama sakınmak şartıyla.And if any delay, no sin shall be on him, for he who wardsoff (evil).
Mplayerthumbs' un sakınması gereken dosya uzantılarıFile extensions that mplayerthumbs should avoid
Sosyal medya kullanıcıları eleştirilerinde laflarını sakınmadı.Users of social media networks were vocal in their criticism.
Yaşlı muhalif çağdaş Romanya'nın sektörleri hakkında sözünü sakınmazdı.The elderly dissident pulled no punches regarding sectors of modern Romania.
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.Eine große Menge Ritzungen sind im Wandverputz des Turmraums zu sehen.
Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder.Dann mußt du sorgen für das Roßgespann.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Was darunter liegt (d. h. die weniger schweren Sünden) vergibt er, wenn er (es vergeben) will.
Bu durumdan sakınmalı.Das sollte vermieden werden.
Politika konuşmaktan sakınmayı tercih ederim.Je préférerais éviter de parler politique.
Biz her ümmete, yalnız Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Resul gönderdik."Et l’envoyé de Dieu a lapidé, et nous avons lapidé après lui ».
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Ils seraient nécessairement immunisés contre la mécréance, les grands péchés et les petits péchés.
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.On pourra observer des voûtes d'arêtes au rez-de-chaussée.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.La una oprimirá a la otra;Y el mayor servirá al menor.»
Bu durumdan sakınmalı.Debemos impedirlo.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.Concuerda con él en género y número.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.El centeno puede servir para proteger a la soja de las larvas de moscas.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.Ponimi nel numero di coloro che si pentono e che si purificano".