sakınca ile cümle
sakınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun birçok sakıncası bulunmaktaydı.Tak wielkie były nieporozumienia.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Bóg jest bezcielesny i nie czuje tak jak my ani też nie chce złośliwości grzechu.
Bence bir sakınca yok.Och det har jag inget emot.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Trots att vaccinet utvecklas i kycklingceller, kan de med äggallergi vaccineras.
Sürecin ilerlemesi için cevap veren kişinin anonim olması sakıncalıdır.Den som ringer får vara anonym.
Bence bir sakınca yok.Але я нічого не маю проти.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Хоча вакцину виробляють в курячих клітинах, вона нормально переноситься людьми з алергією на курячі яйця.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Kdo svými skutky jedná proti Písmu, není pravým křesťanem, a Boha nemiluje.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Stejně jako Joe Masseria nechtěl, aby v mafii fungovali Židé a Irové.
Fakat bu şekilde düşünülmesi kuantum mekaniksel açıdan sakıncalıdır.To ovšem neznamenalo, že by byl model mechanicky zastaralý.
Bence bir sakınca yok.Eu n-am nicio problemă.
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.Ha a kitagadás érvénytelen, az örökösnek kötelesrészre van igénye.
Bunun birçok sakıncası bulunmaktaydı.Sok baja is volt ezért.
Ancak bağımlılık yapma sakıncası vardır.Terapiamuodolla ei ole väliä.
Sakıncalı Piyade (oyun), Yukarıdaki kitaptan uyarlanan oyun.Peli on ylhäältä päin kuvattu räiskintäpeli.
Televizyonu açmamın bir sakıncası var mı?Haittaako sinua jos laitan television päälle?
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.Περίπου 30.000 άνθρωποι απομακρύνθηκαν από τις εστίες τους.
Bence bir sakınca yok.Det giver ikke problemer.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Jeg sagde 'Undskyld mig, men det tror jeg nu ikke.'"
Ancak bu yöntemin verimlilik ve güvenlik açısından bazı sakıncaları da vardır.Denne skikken (å be og ofre for de avdøde) blir her betegnet som en from og gudfryktig handling.
Bence bir sakınca yok.Det er ikke noe å lure på.
Ancak bu sakınca özel bir filtre kullanımı ile giderilir.Ved solobservasjon kan den observeres med spesielle filtre.
Bence bir sakınca yok.Rasanya tidak ada masalah.
Ancak bu yöntemin verimlilik ve güvenlik açısından bazı sakıncaları da vardır.Ia juga terkenal karena ketakwaannya dan ke-wara-annya (kecintaannya kepada Allah).
(Tıp mottosu) Nihil obstat Sakıncası yok Nil desperandum Asla vazgeçme.Nil desperandum – Đừng bao giờ tuyệt vọng.
Buğulamada bu sakınca yoktur.花茎にはざらつきはない。
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.寧ろ(むしろ)あなたは、アッラーフを畏れるのが本当であった。
Bence bir sakınca yok.別に他意はございません。
Her yöntemin sakıncaları ve üstünlükleri vardır ve uzay itkisi etkin bir araştırma alanıdır.それぞれの方法には利点と欠点が備わり宇宙機の推進は研究の活発な分野である。
Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var.障害物に穴を開けて通り抜けるという説もある。
Sakıncaları Ağırdır.悩みは体重。
Bence bir sakınca yok.不愛理會麻煩的事。
Ancak bu sakınca özel bir filtre kullanımı ile giderilir.全劇使用特殊滤镜呈现。
AB'ye göre Kudüs için peşin hüküm vermek sakıncalı olacaktır.積之於素雅,故不見疑也。
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.그러나 하나님을 경외하는 자들과 개종자를 구별한다.
Ancak bu yöntemin verimlilik ve güvenlik açısından bazı sakıncaları da vardır.이러한 점(占)의 말이나 점법의 정신을 해설한 것이 《역경(易經)》이다.
Nitekim hatır için gazetecilik yapmak sakıncalıdır.성문파열음 때문에 발음 표기가 어렵다.
İtiraf, başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama.그 사람들은 진리를 안다고 확신하고서 경멸하는 나머지 대중에게 그것을 강요하고자 한다.
NAT'ın ciddi sonuçları (Sakıncaları, Avantajları) vardır.היתרונות של NAT הם משמעותיים.
Mirotić'in İspanya veya Karadağ için oynamasında sakınca bulunmamaktadır.מירוטיץ' מתאים לשחק עבור הנבחרות הלאומיות של ספרד או מונטנגרו.
937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.937 филма са забранени, противоречейки на преврата.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Въпреки че ваксината е разработена в пилешки клетки, няма проблем да се дава на хора с алергии към яйца.
Eser günümüzde bile oldukça sakıncalı görülür.В днешни дни дори трудно се намира.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.30 000 заподозрени са уволнени от работа, така неудобни за работодателя.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.12 000 ljudi je bilo izbjeglo zbog borbi.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Iako se cjepivo proizvodi u pilećim stanicama, može se davati osobama s alergijom na jaja.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Rovnako ako Joe Masseria nechcel, aby v mafii fungovali Židia a Íri.
Kokainin sakıncalı tarafı alışkanlık yapmasıdır.Pravidelné podávanie kokaínu je návykové.
Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var.Obstaja sicer tudi možnost poglobitve ožine.
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.Če tega ne bi mogel ali hotel storiti, naj bi zastavnino vrnili njegovi nasledniki.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Čeprav je cepivo razvito iz celic v piščancev, se ga lahko daje otrokom z alergijami na jajca.
Eser günümüzde bile oldukça sakıncalı görülür.Pot je sorazmerno dobro vidna še danes.
Marion kocası gibi bir Yahudi değildir ve tiyatroyu işletmesinde sakınca görülmemiştir.Johansson v nastopanju sicer ni tako izvedena kot g.
Bence bir sakınca yok.Nepabūgusi sunkumų.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Nors vakcina gaminama naudojant viščiukų ląsteles, ją gali vartoti kiaušiniams alergiški asmenys.
Bunların en sakıncalısı plastiğin elektriksel uygulamalarını sınırlayan yalıtım direncidir.Pavojingiausiais laikomi kvėpavimo apribojimai.
Bence bir sakınca yok.Näib, et raskust pole.
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.Kui esimese järjekorra pärijaid ei ole, siis tulevad pärima teise järjekorra pärijad.
Arada bir gelip çalışmanızı izlememde sakınca var mı?E se venissi una volta ogni tanto per guardarla mentre lavora?
Arada bir gelip çalışmanızı izlememde sakınca var mı?Kan jag komma förbi ibland och titta när du jobbar?