sakınca ile cümle

sakınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok.It is no sin for you to lay aside your arms, if rain impedeth you or ye are sick.
BM Elçisi: Yeni Bir Kıbrıs Sürecinin Erken Başlaması SakıncalıUN Envoy Says Premature Launch of New Cyprus Process Inadvisable
Sakıncalı gıdalar (yani glukozdan daha fazla fruktoz içeren gıdalar)Unfavorable foods (i.e. more fructose than glucose)
Bir oyuncunun rol yapması gerekli olması halinde hiçbir şeyin sakıncası yoktur.An actor has no inconveniences if it is necessary for the role.
937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.937 Filme wurden verboten.
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.Und sie fürchteten sich.
Eğer ağınızdaki herkese güveniyorsanız Telnet kullanmanızda bir sakınca yoktur.Wenn sie euch (daraufhin wieder) gehorchen, dann unternehmt (weiter) nichts gegen sie!
Ancak bu yöntemin verimlilik ve güvenlik açısından bazı sakıncaları da vardır.Nach dieser Wende sei er in Furcht und Ratlosigkeit verfallen.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.30.000 Personen wurden entlassen, weil sie „verdächtig“ seien.
Tutkuların bu sakıncaları olmasaydı, mutlulukta hiç payı olmayan o duygusuz akıldan çok daha üstün olurlardı.Dieses Unglück verbitterte sein ohnehin nicht zur Geselligkeit neigendes Gemüt sehr.
Bence bir sakınca yok.Ich scheue keine Mühe.
Eğer sizin için bir sakıncası yoksa, sanırım uyuyacağım.Si vous n'y voyez pas d'inconvénient, je crois que je vais aller dormir.
Bence bir sakınca yok.Aucun inconvénient.
Eser günümüzde bile oldukça sakıncalı görülür.Et ça, c’est déjà assez horrible en soi.
Bu sakıncalar şu şekilde listelenebilir: Sistem içerisinde ne olduğu bilinemez.Les liens apparaissent comme involontairement… Je sais ce que cela cache.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?¿No te importa si salimos un poco más temprano?
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Es inútil porque yo ahora ya no existo".
Bunun sakıncası kullanıcıların birkaç kelime yazdıkdan sonra ekran alanın tükendi olmasıdır.La desventaja de esto es que los usuarios se quedan sin espacio en la pantalla después de unas palabras.
7) iddialarına göre bu durumu lehine kullanmakta bir sakınca görmüyordu.En su testamento pareció no ser consciente de esta circunstancia.
Upir olan Olivia, insanlara zarar vermekte sakınca görmez.Jose Manuella, decepcionado, quiere evitar que Perdita lo sepa.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Deseaba trabajar no sólo con italianos, sino también con gángsteres judíos e irlandeses.
Bunun birçok sakıncası bulunmaktaydı.Tenía muchas dudas.
Tatvan Sorgun'da "sakıncalı er" olarak askerlik yaptı.Tappin nadó únicamente en el «heat» eliminatorio.
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.Alá ama a quienes Le temen.
Binada hizmet verilmesi sakıncalı olduğundan, kütüphane geçici olarak okuyucu hizmetine kapatılmıştır.Finalmente deja de prestarse el servicio al público y los libros quedan en custodia de la municipalidad.
Gümrük vergisi uygulamasının faydaları ve sakıncaları vardır.22.- Aprobación y vigencia de las tarifas Art.
Eser günümüzde bile oldukça sakıncalı görülür.Además, a día de hoy son muy difíciles de encontrar.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umarım senin için sakıncası yoktur.Ho chiesto a Tom di unirsi a noi. Spero non ti spiaccia.
" Sakıncası yoksa sigara içebilir miyim?" "Kesinlikle olmaz.""Ti spiace se fumo?" "Certo che no."
Gecikmesinde sakınca varsa, mirasçılardan birisinin talebi üzerine kayyım atanır.E se ci fosse stato più di un figlio, si spartivano l'eredità delle epikleros.
Bence bir sakınca yok.Cioè, per me non c'è problema.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Oggi non voglio andarci perché, in questo momento, mi piacerebbe troppo».
Mirotić'in İspanya veya Karadağ için oynamasında sakınca bulunmamaktadır.Non si deve però pensare al Judo o all'Aikido.
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.Я собираюсь пробыть пару дней на вашей даче, и, полагаю, вы не возражаете.
Bunun birçok sakıncası bulunmaktaydı.Многие были этим недовольны.
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.Воистину, за все это богобоязненным будет райская жизнь».
Ancak bu sakınca özel bir filtre kullanımı ile giderilir.Он должен быть оснащен специальным фильтром.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Также — клятву (والله لا أَقَمْتُ بمكَّةَ «Клянусь Аллахом, я не останусь в Мекке!»).
NAT'ın ciddi sonuçları (Sakıncaları, Avantajları) vardır.Но у NAT есть и недостатки.
Video klipte, sakıncalı olduğu gerekçesiyle şarkının bazı sözleri çıkarıldı.В видеоклипе эти строки были вырезаны из-за цензуры.
Bununla beraber teleskilerin bazı sakıncaları bulunmaktadır.ثم ذكرا ما يخافان من عقوبة الله لهم.
Her yöntemin sakıncaları ve üstünlükleri vardır ve uzay itkisi etkin bir araştırma alanıdır.Qualquer método tem vantagens e desvantagens, pelo que esta é uma área de pesquisa de grande atividade.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.E questionei a Deus a respeito disso, pois, não era esse o nome do meu trabalho."
Nem oranı astım hastalarının sağlığı açısından sakıncalıdır.Ainda não é claro o benefício do uso de aspirina em pessoas de outra forma saudáveis.
Upir olan Olivia, insanlara zarar vermekte sakınca görmez.Quem sabe assim eva para de incomodá-los.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Não vou falar mais nada sobre ele enquanto ele estiver vivo".
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Tem problema de eu deixar meu dever de casa aqui?
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Se importa de eu deixar meu dever de casa aqui?
937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.937 films zijn verboden, omdat ze dubieus waren.
Eğer ağınızdaki herkese güveniyorsanız Telnet kullanmanızda bir sakınca yoktur.Maar indien zij u gehoorzaam worden zoekt dan geen weg om haar te tuchtigen.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Hij roept dan ook Ik ben God en buiten mij is er niemand.
NAT'ın ciddi sonuçları (Sakıncaları, Avantajları) vardır.Desondanks houden Sarahs nachtelijke problemen aan.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.30.000 mensen zijn ontslagen wegens 'onbetrouwbaarheid'.
Hanbelî Mezhebi'ne göre yapılmasında sakınca yoksa da başka mezheplerce kabul edilmez.Of er bij de wierde een borg gestaan heeft, is niet overgeleverd.
Fakat cinlerle iletişime geçmekte Musevilikte sakınca yoktur.Zij worden niet beschaamd, als zij spreken met de vijanden in de poort.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Dus geen gezeur nu, want het wordt al laat."
Birkaç dakika beklemenizin bir sakıncası var mı?Zou u even kunnen wachten?
O kitabı alırsan, benim için sakıncası yok.Het maakt mij niet uit of je dat boek pakt.
Denemekte sakınca yok.Baat 't niet, dan schaadt het ook niet.
Gitmemin bir sakıncası var mı?Hebt u er bezwaar tegen dat ik ga?
İlgili Sayfalar