sahte ile cümle

sahte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"bu sahte bir belgedir" dedi.Đây là một vụ chỉ điểm sai.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Det här var en felaktig rapport.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Det var en falsk anmeldelse.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Dit was een vals verslag.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Ela não é norte-coreana."
"bu sahte bir belgedir" dedi."È stata una falsa segnalazione.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Esto fue un reporte falso.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Ini laporan palsu.
"bu sahte bir belgedir" dedi." 잘못된 신고였습니다.
"bu sahte bir belgedir" dedi."L'information était fausse.
"bu sahte bir belgedir" dedi. "O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."ez téves riasztás volt, nem észak-koreai."
"bu sahte bir belgedir" dedi."Tämä oli väärä ilmianto.
"bu sahte bir belgedir" dedi."To je bila lažna prijava.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Είχαμε λανθασμένη αναφορά.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Донесення було помилковим.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Донос был ложным.
"bu sahte bir belgedir" dedi."Това е фалшив сигнал.
"bu sahte bir belgedir" dedi."זה היה דיווח מזויף.
"bu sahte bir belgedir" dedi."هذا بلاغ كاذب"
"bu sahte bir belgedir" dedi.彼女は北朝鮮人ではない"
Bu sahte grubun adı İran'da Sünni ve Şii Müslümanlar arasında uzun süredir gerginlik yaratmıştır.El nombre de este grupo falso usa antiguas tensiones entre los musulmanes suníes y chiítas en Irán.
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Beh... almeno la sauna funziona bene. Sei finta
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Esta cosa del sauna esta bien. Eres una falsa
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Esta cosa del sauna esta bien. Eres una falsa
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Je pense que ce sauna fut une bonne idée. Tu es une imposture
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Mọi việc rồi cũng ổn thôi <i>Cô là đồ giả</i>
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Ne bánd ezt a szaunás dolgot... Nem vagy igazi
Bu sauna olayı iyiymiş. <i>Sahtesin</i>Sauna ini cukup bagus. Kau gadungan
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.그리고 이건 평범한 얘기가 아닙니다. 자유가 찾아온 후로도 70년대 까지 서류위조작업을 계속 하셨습니다.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.A zgodba ni vsakdanja, saj je po osvoboditvi nadaljeval s ponarejanjem dokumentov, vse do 70. let.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.Chuyện này không tầm thường -- sau giải phóng, ông tiếp tục làm giấy tờ giả cho mãi đến những năm 70.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.Dan ini bukan kisah biasa -- setelah kemerdekaan ayah terus membuat dokumen palsu sampai tahun 70-an.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.El se remarcă prin faptul că după Eliberare a continuat să falsifice documente, până în anii '70.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.Het verhaal is niet banaal, want na de bevrijding bleef hij valse papieren maken tot in de jaren '70.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.I nie jest to banalna historia - po wyzwoleniu kontynuował wyrabianie fałszywych dokumentów do lat 70-tych.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.Това не е банална история -- след освобождението, той продължава да изработва фалшиви документи до 70те.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.וזה אינו סיפור בנאלי -- אחרי השחרור הוא המשיך להכין תעודות מזויפות עד לשנות השבעים.
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.انها ليست قصة مبتذلة .. بعد التحرير استمر في عمله في التزوير حتى ال70 من عمره
Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti.祖国解放後も70年代まで 父が偽造文書を作り続けたことです 私が幼かった頃
Bütün olanlardan sonra mı? Bir sahtekar olduğunu itiraf edeceksin.Po tym wszystkim? popełniłaś oszustwo
Bütün o sahte arkadaşlar...Al zijn telefoon vrienden...
Bütün o sahte arkadaşlar... Ölüm ilanları.Tutti questi amici ipocriti... che mettono necrologi.
Bütün o sahte arkadaşlar... Ölüm ilanları.Všetci tí falošní priatelia... plné noviny nekrológov...
Bütün o sahte arkadaşlar... Ölüm ilanları.Všichni ti falešní přátelé... plné noviny nekrologů...
Bütün o sahte arkadaşlar...Всички тия фалшиви приятели...
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Albowiem takowi fałszywi Apostołowie są robotnicy zdradliwi, którzy się przemieniają w Apostoły Chrystusowe.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ces hommes-là sont de faux apôtres, des ouvriers trompeurs, déguisés en apôtres de Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Denn solche falsche Apostel und trügliche Arbeiter verstellen sich zu Christi Aposteln.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.For disse er falske apostler, svikefulle arbeidere, som skaper sig om til apostler for Kristus.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Kajti taki so krivi apostoli, ukanljivi delavci, izpreminjajoči se v apostole Kristusove.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.저런 사람들은 거짓 사도요 궤휼의 역군이니 자기를 그리스도의 사도로 가장하는 자들이니라
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Lebo takí falošní apoštolovia sú ľstivými robotníkmi, pretvarujúcimi sa na apoštolov Kristových.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Mert az ilyenek hamis apostolok, álnok munkások, a kik a Krisztus apostolaivá változtatják át magukat.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Nebo takoví falešní apoštolé jsou dělníci lstiví, proměňujíce se v apoštoly Kristovy.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Pois os tais são falsos apóstolos, obreiros fraudulentos, disfarçando-se em apóstolos de Cristo.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Porque los tales son falsos apóstoles, obreros fraudulentos disfrazados como apóstoles de Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Questi tali sono falsi apostoli, operai fraudolenti, che si mascherano da apostoli di Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Sillä semmoiset ovat valheapostoleja, petollisia työntekijöitä, jotka tekeytyvät Kristuksen apostoleiksi.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Thi sådanne ere falske Apostle, svigefulde Arbejdere, som påtage sig Skikkelse af Kristi Apostle.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ty de männen äro falska apostlar, oredliga arbetare, som förskapa sig till Kristi apostlar.

İlgili Sayfalar