sahte ile cümle

sahte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tıklama sahtekarlığı, internet üzerindeki sitelere yapılan kötü amaçlı tıklamalardır.Gian lận Internet là một dạng gian lận khi sử dụng Internet.
Grant Komuta Aracı Grant aracına sahte taret ve top takıldı.Grant Command Grant được trang bị thêm bản đồ và radio.
Sahte patlayıcı yelek giymiş olan üç saldırgan polis tarafından öldürüldü.Ba kẻ tấn công, những người mặc áo khoác nổ giả, bị cảnh sát bắn chết.
Bu sahte Paşa ise Mengone'dir.Quốc hoa của đất nước này là Mộc lan.
Biraz sonra Don Pasquale'nin sözlüsü sahte "Safronia" gelir.Lần đầu xuất hiện Don Vito "May mắn" Cortizone.
Ancak, gönderen adresi sahte olduğu için yanıt gelmez.Không có địa chỉ, chứng minh thư không thể được gửi đi.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Thôi Trữ nhận ra mình bị lừa gạt bèn tự sát.
Eğer sahte ise neden 9 kere aynı şeyi yaptık" demiştir.もし嘘なら、なんで同じ嘘を9回もつく必要がある?」と語っている。
Böylece, Bob'un sahte sözleşmeye imza koyduğu "kanıtlanmış" olur.この署名はボブがニセの契約書に署名したことを証明している。
Gerçek vakum kabarcıkları kendiliğinden sahte vakum denizinde oluşur ve hızla ışık hızında genişlemeye başlar.真の真空の泡は自発的に偽の真空の海の中で形成し、すぐさま光速で膨張を始める。
2002 WWDC-de Steve Jobs OS 9 için sahte bir cenaze sahneleyerek yaptığı açılış konuşmasını başladı.2002年のWWDCでは、スティーブ・ジョブズによる基調講演でMac OS 9の葬儀パフォーマンスが行われた。
Sol alttaki imza sahtedir.左利きで字が汚い。
Akademik sahtekarlık学歴詐称行為。
Holmes'in sahte ölümü sigorta şirketini kuşkulandırır ve sigorta şirketi para ödemeyi reddeder.しかしながら、ホームズが偽装死するという計画は、保険会社に疑われて支払を拒まれたため失敗する。
"'Sahte haham'ın peşinde".“ラシュアンの惨劇”により死亡。
Sahte bir soruşturma başlatıldı.大規模な調査が開始された。
Yani değersiz bir put sahtesiyle değiştirilmiştir.^ 貸切扱いでの運行に変更された。
Ajan ona sahte bir Amerikan pasaportu ayarlayacağını söyler.このときアンドレは自分がアメリカの士官であると告げ通行証を見せた。
Yasal sözleşmeyi Bob'a imzalatan Alice, bu imzayı sahte sözleşmeye ekler.ボブが署名したら、アリスはその署名を切り出し、ニセの(衝突した)契約書に添付する。
Sahte azaldı, kaçak arttı Votka...アルコール分が高めで、糖分を低くした酒。
Bu nedenle kurban sahte paketleri normalde olduğu gibi yanıtlar.それ以外の基本的なボケのパターンは従来通りである。
İşte sahte korelasyon üçüncü halde ortaya çıkar.アニメでは第3期に登場。
En az üç "sahte" Nero'nun liderliğinde isyanlar çıktı.根呂(ねろ)※魔性ネロ いじめっ子3人組のリーダー。
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.仮面の男:主人公を追い回す仮面を被った男。
Ruh gerçek ve sonsuzdur; madde ise sahte ve geçicidir.人間の魂は霊的で、不滅で、本質的で、固有的である。
Sahte prens onları Kırsal Krallık Sarayı'nda verilecek olan bir baloya davet eder.宮廷舞踏会とは、君主国の宮廷において催される舞踏会のこと。
Hermione lanet altında bile hemen bir çözüm bulur ve kılıcın sahte olduğunu söyler.レオネッラは了解して、剣にも毒を塗っておくと言う。
Böylece hile ve sahtekarlık ile Ali halifelikten indirilmiş oldu.それは欺瞞と偽りによって生まれたものである。
Statham bir süre sahte mallar satarak da para kazanıyordu.シーゲルは架空の株を売って金を集めた。
Korku yoluyla işkence yapma yöntemlerinden biri sahte idamdır.悪徳をなす1つの方法は、徳を腐敗させることである。
Her bölüm, sahte yazar isimleriyle yazılmıştır.六部の各長官は尚書と呼ばれる。
Çoğu sahnede sahte kar kullanıldı.大半が大都の剣戟映画であった。
Ancak yine de gerçeğin karşıtı da; yani sahte ya da yanlış da değildir.しかし、同時に真でもあり偽でもあるということはありえない。
Jasper: Casper'ın sahtesidir.ミラース:カスピアンの叔父。
Sahteciliğe karşı görsel ve elektronik koruma öğeleri barındırır.プライバシ保護可能な電子マネー方式。
Ödüllerinin hepsi sahtedir.公債はすべて破棄された。
Mayınlar sahte çıkar.ミニチュアは木製。
"Frank Harding" takma adıyla imzaladığı sahte Amerikan polisiyeleri yazdı.名前の由来は、「脱出王」の異名をとったアメリカの奇術師ハリー・フーディーニ。
Bunun sonucunda gözünü kaybetmiştir ve tek gözü sahtedir.その当時に片目を失い、隻眼である。
Cipin plakasının sahte olduğu anlaşıldı.覚書は偽造されたもので驚いている。
15 Mayıs 2004'te Dear Abby (Sevgili Abby) adlı köşesine gönderilen bir mektubun sahte olduğu ortaya çıktı.1942年8月13日、ディズニー5作目の長篇アニメ映画『バンビ』の封切りがニューヨーク市で行われた。
Sahte pasaportla Almanya’dan kaçacaklardır.ドイツで亡命貴族軍に加わる。
Böylece, Bob'un sahte sözleşmeye imza koyduğu "kanıtlanmış" olur.此签名“证实了”鲍勃签署了伪造合同。
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.他叔父的手稿在他腦子裡留下深刻的印象。
Japon Tarih Ders Kitabı Tartışması Çin'de tarih sahteciliğine karşı ciddi protestolar gerçekleşti.日本的教科书争议引起了在中国反对日本教科书歪曲历史的运动。
Komuta tank modelinde sahte top ve iki adet No. 19 telsiz bulunuyordu.指揮型 裝有一門假炮及2具第19型無線電。
20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı.祠堂內除了有被封印的妖怪外,還被放置了十具獵人。
Amacı, "olgusal ve tarafsız" makaleler yayınlayarak sahte haberlerle mücadeleye yardımcı olmaktır.目的是提供“事實和中立”的文章,以打擊“假新聞”問題。
Gerçek vakum kabarcıkları kendiliğinden sahte vakum denizinde oluşur ve hızla ışık hızında genişlemeye başlar.真真空泡沫在假真空背景中自發形成,並迅速開始以光速膨脹。
Sahtecilik koruması, sahte sitelerden kullanıcıları uyararak Internet Explorer ile bütünleştirir.網絡釣魚防護結合在Internet Explorer中,向用戶警告詐騙網站。
Aradan geçen yıllarda EP'nin birçok sahte kopyası da ortaya çıkmıştır.在过去的几个世纪里,城市纹章出现过多个版本。
Fake PR: Pagerank değerinin sahte olması.陳鴻森:〈考據的虛與實〉
Aniden bir resme tıklanırsa sahte haber veriyor.如果我們要創造圖像的話,那個圖像一定是假的。
Sahtekarci daha sonra Narses tarafından II. Hüsrev'e sunuldu.冒犯者随后被纳尔萨斯呈送给库斯老二世。
Filmin sahte olduğu kanıtlanamamıştır.至於該影片的真偽則未能被確認。
Kolkhis'te basılan bu sahte paralar Orta Avrupa'ya kadar piyasaya sürülmüştür.殖民时期,产于望加锡的护发乳马卡发油大量出口至欧洲。
Akademik sahtekarlık伪造学历。
Yani serbest piyasa “zorlama veya sahtekarlık” içermez.我并不是说广告封锁是偷窃,或是不道德。
Maiyette gelen sahte Türkler de yeni evlenmiş olan çiftin şerefine kadehlerini kaldırırlar.洞房儀式完畢,新人要雙雙向參加婚禮酒宴者敬酒致謝,此時也亦會向新婚夫婦勸酒。
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.그리즈월드가 포를 비난하기 위해 제시한 "편지"들은 나중에 조작된 것들임이 밝혀졌다.

İlgili Sayfalar