Sahnenin nasıl olması gerektiğine yönelik ortada birkaç farklı fikir vardı.Il y avait un tas de différentes idées sur la façon dont la scène pouvait être jouée.
1983'ten beri sahnededir.Sur la scène depuis 1983.
İkinci sahne ertesi sabahı gösterir.Acte II Scène 1 : Le lendemain matin.
Unutulmaz bir sahne.".Un évènement inoubliable. ».
1965 yılında The Impossible Years ile ilk kez Broadway'de sahneye çıktı.En 1965, il fait ses débuts à Broadway dans The Impossible Years.
Bu dönemde, Costello, sahne adı olarak D. P. Costello adını aldı.À cette époque, MacManus commence à se produire sous le nom de scène D.P. Costello.
"Seyyar Sahne'de 'Çocukluğun Soğuk Geceleri'".Romans Çocukluğun Soğuk Geceleri.
"Bu, sahneyi renkli yaparak vermek istediğim mesajdı."C'est la couleur que j'ai voulu donner à ce disque."
Yapımcılar Cohan'ı ölüm sahnesine hazırlamak için sezaryen konusunda eğittiler.Les producteurs formèrent Cohan à effectuer une césarienne en vue de la scène à tourner.
Bu mağaza daha sonraları Şikago'nun New Wave, punk rock ve endüstriyel müzik sahnelerinin merkezi olmuştur.Cette boutique devient la scène centrale des musiques new wave, punk rock et industrielles de Chicago.
Her bir sahne, sunağa doğru bakarken izlenecek şekilde boyanmıştır.Cependant, chaque scène est à considérer en regardant vers l'autel.
Bu dönem ayrıca gerçek bir estetik devrime de sahne olmuştur.Durant cette période s’opère une véritable révolution esthétique.
Bu sahneyi birkaç farklı şekilde çektiklerini biliyorum.Je sais qu'ils ont tourné la scène de différentes manières.
Bu film yalnızca otomobil ile ilgili komik sahnelerden oluşmaktadır.Il s'agit d'une succession de scènes comiques liées uniquement à l'automobile.
Dexter Holland: The Offspring grubunun solisti Bryan Keith Holland'ın sahne adı.Dexter Holland, nom de scène de Bryan Keith Holland, le chanteur du groupe The Offspring.
Sylvia Young Okulu'nda 1997'de The Fast Show'un bir bölümünde sahne aldı.Avec d'autres élèves du Sylvia Young Theatre School, elle apparaît en 1997 dans un épisode de The Fast Show.
Sahne 3: Otelin salonu.Scène 3 : Une chambre d'hôtel.
2. Sahne Herman kontesin yatak odasında saklanır.Scène 4 Hermann entre dans la chambre de la Comtesse.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.Ils sortent tous de l'abbaye pour célébrer la réunification de la famille.
MTV'ye göre bu sahne, Amerikan glam grubu Warrant'ın "Cherry Pie" klibine göndermeler içerir.Selon MTV, cette scène est un clin d’œil à la chanson Cherry Pie du groupe américain Warrant.
Hammer ve Chalamet ilk provada öpüşme sahnesine gittiler.Hammer et Chalamet jouent une scène de baiser dès leur première répétition.
Eylül Katliamının belli başlı sahnelerinden biri olmuştur.C’est un épisode des massacres de Septembre.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.Les scènes d'horreur pendant le massacre sont indescriptibles.
Gece sahneleri amerikan gecesi kullanılarak çekildi.Plusieurs scènes du film sont tournées en nuit américaine.
Otho bu sahneyi gizliden seyretmektedir.Bruce observe cette scène en silence.
Bu sahne yaklaşık 6 dakika sürer.Cette scène dure six minutes.
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Repéré par Joan Littlewood, il rejoint son Theatre Workshop.
Grup, ABD'de Pat Travers, AC/DC ve Ted Nugent'ın ön grubu olarak sahne aldı.Le groupe part en tournée US en ouverture de Pat Travers, AC/DC et Ted Nugent.
Sonraki sahil sahneleri, ünlü North Shore'daki yerlerde çekildi.Plus tard, les scènes de la plage ont lieu à North Shore.
Sahne adını 1979 yapımı kung fu filmi Mystery of Chessboxing'deki bir karakterden almaktadır.Son nom de scène s'inspire du film de kung-fu Mystery of Chessboxing sorti en 1979.
İlk grupta, Tanrının cenneti ve dünyayı yaratması sahnelenmiştir.Dans le premier chapitre, Dieu crée les cieux et la terre.
Suzel sahneden ayrılırken David iyi bir gelin olacağı ve kocasını bulacağına dair yorum yapar.Au départ de Suzel, David remarque qu'elle ferait une bonne épouse et qu'il lui trouvera un mari.
Rivayete göre sahnede başlangıçta Sydney'de gittiği okulu Ashfield Boys High School'un formasını giyiyordu.Le costume original était celui de son lycée, Ashfield Boys High School de Sydney.
Kōdan (講談, eskiden bilinen şekliyle Kōshaku (講釈)) geleneksel Japon sahne sanatlarından biridir.Un kōdan (講談?), auparavant aussi appelé kōshaku (講釈?), est un style traditionnel japonais de conte oral.
1. Sahne : Saray bahçesi.1.1 : Palais de Justice.
Suzel doğumgünü kutlamasına katılır ve Çingene Beppe viyolonu ile oyuna girdiğinde sahneden çıkar.Elle se joint à la célébration de l'anniversaire et est émue à l'entrée de la tzigane Beppe jouant du violon.
Oyun, ilk defa Broadway'de 22 Ocak 1953'te sahnelendi.La première a été jouée à Broadway le 22 janvier 1953.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.La salle de bal des Larine C'est le jour de la fête de Tatiana.
Çok geçmeden yakalamış olduğu bir ayı ile birlikte Siegfried sahneye girer.Arrive Siegfried, accompagné d'un ours qu'il vient de capturer vivant au cours d'une chasse.
Çünkü sahneyi çekiyorsunuz, kendinizi işinize kaptırmışsınız.Laissez-nous la scène, nous vous laissons la vie.
Odets'in eserlerine olan bir başka benzerlik de Audrey'in ölüm sahnesiydi.Exactement l'inverse de ce qu'il avait fait chez Audi.
Grup daha sonra Amerika-Kanada genelinde Norma Jean ve Alesana ile sahne aldı.Le groupe embarque ensuite dans une tournée avec Alesana et Norma Jean à travers les États-Unis et le Canada.
Daha sonra film hakkında « İngilizcem berbattı ve sahne korkum inanılmazdı.Elle déclare à ce sujet : « Mon anglais était minable et mon trac formidable.
Film 3100 3 boyutlu, 365 IMAX ve 325 geniş boyutlu sinemada sahnelendi.Il a été projeté dans 3 100 salles 3D, 365 salles IMAX, et 325 écrans grand format premium.
AOA ilk sahnesini 9 Ağustos'ta M!Après leur première performance sur scène au M!
Ermenistan'ın performansında Aram Mp3 sahneye yalnız çıkmıştır.Il décidera de faire d'Aram Mp3 son nom de scène.
O zamandan beri dünyanın en büyük orkestraları ve şefleriyle birçok kez sahne aldı.Il a joué avec les plus grands orchestres et de nombreux chefs à travers le monde.
1964'te Bratislava Sahne Sanatları Akademisi (VŠMU)'dan mezun oldu.Il enseigne également à partir de 1963 à l'École supérieure des arts de la scène de Bratislava (VŠMU).
Run the Jewels, 30 Ocak 2015'te Madison Square Garden'da Jack White'ın alt grubu olarak sahneye çıktı.Run the Jewels soutient Jack White le 30 janvier 2015 au Madison Square Garden.
Sahne aldığı ilk film 2008 yılında çekilen Pirates II: Stagnetti's Revenge olmuştur.Pirates a fait l'objet d'une suite, sortie en 2008 et intitulée Pirates 2 : La Vengeance de Stagnetti.
Sahnenin arkasına geçer.Dormir derrière la scène.
Öz babası bir New York sahne oyuncusu olan Robert Latta idi.Le père biologique de Collins, Robert Latta, était un acteur de théâtre new-yorkais.
Chicago, Boston, Philadelphia, New York, Los Angeles ve San Francisco'da sahne aldı.Il s'est produit à Chicago, Boston, Philadelphie, New York, Los Angeles et San Francisco.
London Sinfonietta, Aphex Twin aranjmanlarını sahneledi.Le London Sinfonietta joue des arrangements de morceaux d'Aphex Twin en 2006.
Prömiyer temsili 28 Kasım 1651'de Teatro San Apollinare, Venedik'te sahnelenmiştir.La première représentation eut lieu à Venise le 28 novembre 1651 au Teatro Sant'Apollinare.
Ernesto tek başına sahneye girer ve uzak bir seyahat için ayrılmadan önce amcasına veda etmek niyetindedir.Scène 5 : Entre justement Ernesto qui vient saluer son oncle avant de partir.
Kid Rock sahne adını kullanır.Il utilise Scott Ian comme nom de scène.
Sahne 4: Bahçe Bir hafta sonra bir gece.Acte II Scène 1 : Une semaine plus tard.
Böylece sahne adı olarak Sabah Fahri'yi kullanmaya başladı.C'est à l'occasion de ce film qu'elle adopte Pramila comme nom de scène.
Sonra sahne boşalır.La scène est bientôt vide.