Bir yıl sonra Columbus, üçüncü seferinde Güney Amerika sahillerine ulaştı (Christopher Columbus'un seferleri).Отсюда отправился в своё третье плавание к берегам Америки Христофор Колумб.
Tuz Sahili'ni yönetiyordu.Волостной комбед возглавлял Сахаров.
Ancak kıyı ile arasındaki mesafe 2500 metre olunca sahil bataryaları ateşe başladı.С расстояния 3000 ярдов обе стороны открыли огонь.
Kuyruk kısmı denize düştüğünden denizden sahile çıkmıştır.Гора, на которой он стоял, слегка погрузилась в море.
Bar Kohba isyanında önce Celile'deki nüfusun 2/3'ü ve sahil nüfusunun 1/3'ü Yahudiydi.Перед войной евреи составляли 2/3 населения Коссово.
MSF'in Fildişi Sahili hizmeti 1990'da başladı.В 1990 году начинается выпуск плит МДФ.
Bu sayede sahilde bırakılan ağırlıklar alınabildi.Это привело к тому, что грузы простаивали на границе.
Merkez grubu, batı sahiline yerleşmiştir.Скотт решает остаться на западном побережье.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Бухта укрепляется 5 береговыми батареями.
1950'lerden beri güneş gözlükleri bir moda aracı olarak özellikle sahillerde popüler olmuştur.تعتبر النظارات الشمسية شعبية منذ الأربعينات باعتبار انها موضة خاصة في الشاطئ.
Kalanları sahile geri dönerler.هرب الباقون إلى الساحل.
Sahildeki Bolaman yolunda PTT acentesi bulunmaktadır.المشروب غير الكحولي من هذا الكوكتيل يعرف باسم الجنس الآمن على الشاطئ Safe Sex on The beach .
Kuzey İrlanda'nın en büyük adası Antrim sahilindeki Rathlin adasıdır.أكبر جزيرة في أيرلندا الشمالية هو Rathlin، قبالة ساحل أنتريم الشمالية.
1967 yılında İngiltere sahilinde batması sonucu büyük deniz kirliliğine yol açmıştı.أدى غرق السفينة سنة 1967 إلى حدوث كارثة بيئية.
Bir Sahil Güvenlik devriye gemisi arama ve kuratarma amacıyla kıyıya gönderildi.تم إرسال سفينة تابعة لخفر السواحل البحرية للبحث والإنقاذ.
Kasım 1990 - Aralık 1993 tarihleri arası Fildişi Sahillerinin Başbakanlığını yaptı.كما شغل منصب رئيس وزراء ساحل العاج في الفترة من نوفمبر 1990 إلى ديسمبر 1993.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Sahil Güvenlik Komutanlığı.قيادة خفر السواحل.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.وتقع معظم الفنادق في الجزيرة على طول الساحل الجنوبي التي تواجه بروفيدانس شمال غرب القناة.
Ovanın sahili plajlı kıyı özelliğindedir.يقع في قلب فيلدين مع شاطئ خاص.
Heine, 1983 yılında Fil Dişi Sahilinde doğdu ve şu anda Belçika’da yaşamaktadır.وُلد بن هين في عام 1980 في دولة ساحل العاج، ويعمل ويقيم حاليًا في بلجيكا.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.وتوجد آلاف الجزر بعيداً عن الشاطئ.
"Yazlık yolu" uzar ve Fransızları yazlıkçıların gözdesi Normandiya sahiline götürür.وامتددت طرق المصايف لتأخذك إلى سواحل نورمان المفضلة لدى المصيفون الفرنسيون.
Ağabeyi Fadel Keita eski bir Fildişi Sahili Millî futbolcusudur.فأخوه الأكبر فاضل كيتا لاعب كرة قدم سابق شارك دوليا مع منتخب ساحل العاج.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Portekizliler Altın Sahilleri olarak bilinecek olan sahillere geldiğinde 1471 yılıydı.وصل البرتغاليون لأول مرة إلى ما أصبح يعرف باسم الشاطئ الذهبي في عام 1471.
Miken Uygarlığı'nın çöküşünden (MÖ 1200) sonra Ege'deki bazı mülteciler Kilikya sahillerine gitmişlerdir.وأنه عقب انهيار الحضارة الميسينية "1200 قبل الميلاد" قدِم بعض اللاجئين من بحر إيجة حتى سواحل كليكيا.
ABD Sahil Güvenliği.حرس السواحل الأمريكي.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.ولم تستطع أن تؤثر المدافع النارية العثمانبة التي وجهت من الساحل .
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.كوريا الجنوبية محاطه عمومًا بالمياه فتمتلك حدود 2,413 كم (1,499 ميل) مع ثلاثة بحار.
Bu sözcük Yunanca sahil, kıyı anlamına gelen γιαλός sözcüğünden gelir.كلمة السيف تعني الساحل أو الشاطئ في اللهجة المحلية.
Adanın yüzölçümü 0.132 km², sahil şeridi 1.55 km uzunluğundadır.الجزيرة لديها مساحة 0.132 كم مربع، مع شاطئ 1.55 كم طولا.
Sovyet 5. Muhafız Tank Ordusu, Baltık sahillerine ilerledi ve Doğu Prusya'nın büyük bir bölümünü çevirdi.على D + 1، انتقلت قوات المارينز الخامسة للسيطرة على مطار، وتقدمت نحو الشاطئ الشرقي.
Hepsinin sahilleri dik kayalıktır ve kumsalları yoktur.كل إبريشية لها ساحل ولا توجد منطقة مغلقة.
Papiamento'da kasaba bazen Playa ("sahil") olarak adlandırılır.وبلغة البابيامنتو غالباً ما تسمى البلدة بلايا أو "الشاطئ".
Öte yandan sahil topçusuyla işbirliği içinde, denizaltıların yüzeye çıkmasını engelleyebilmişlerdi.ومن ناحيه أخري فإنهم إستطاعواأن يمنعوا ظهور الغواصات علي السطح وذلك بالتعاون مع المدفعيه الساحليه.
Sean Kingston, 29 Mayıs 2011 tarihinde Miami Sahilleri'nde jet ski kazası geçirdi.في 29 مايو 2011 تعرض شون كينغستون لحادث تزلج في ميامي، ليدخل في الغيبوبة الاصطناعية خرج منها في 7 يونيو 2011.
1988 yılında yapılan Orhan Veli heykeli Rumelihisarı sahilindeki ufak bir parka kondu.وفي عام 1988 تم وضع تمثال أورخان ولي في حديقه صغيره على ساحل رومالي حصار.
Yunus yalnızca Şili sahillerinde ve Arjantin'in güney ucunda bulunur.توجد على طول ساحل تشيلي، وفي أقصى المناطق الجنوبية للأرجنتين.
Halkın çoğu sahil kenarlarında yaşar.وبنوا المخازن على معظم ساحلها.
Yol Çanakkale il sınırından geçtikten sonra, Marmara Denizi'nin sahilinden uzaklaşır.استمرار الطقس السيئ قاد نيو كاريسا أقرب إلى الشاطئ.
1911 - İtalyan kuvvetleri Trablusgarp'ın sahil şeridini ele geçirdi.3 أكتوبر 1911 قصف الأسطول الإيطالي لمدينة طرابلس.
2014 FIFA Dünya Kupası C Grubu Fildişi Sahili, Japonya, Kolombiya ve Yunanistan takımlarından oluşmaktadır.المجموعة ج من بطولة كأس العالم لكرة القدم 2014 تتألف من كولومبيا و اليونان و ساحل العاج و اليابان.
Sahilde sonlanan dalgalar kabarcıklardan oluşan kırılgan bir köpük oluşturur.حيث أن الموجات على الشاطئ تقوم بخلق رغوة حساسة تتألف من الفقاعات.
Tom bizimle sahile gitmek istedi.أراد توم أن يذهب إلى الشاطئ معنا.
Bariyer ada zinciri, dünya sahillerinde %13 oranında bulunabilir.Cadeias de ilhas-barreira podem ser encontradas em aproximadamente treze por cento da costa marítima mundial.
Kasaba, İngiliz güney sahilindeki en büyük marinalarından birine sahiptir.A cidade tem uma das maiores marinas da costa sul inglesa.
'Senin sahilleri sevdiğini düşünüyor ve tam bir yalancısın,' diyorum.Eu digo "Ela acha que você ama a praia, você é um mentiroso".
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.Em outra noite, Kevin visita Chiron na praia perto de sua casa.
Video Yeni Zelanda'da Queenstown dağlarında ve Bethells Sahili'nde film edildi.O vídeo foi filmado ao ar livre na Nova Zelândia, nas montanhas de Queenstown e na Praia de Bethells.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.18 de agosto: O furacão Alicia atinge a costa do Texas, matando 22 pessoas.
Sonraki sahil sahneleri, ünlü North Shore'daki yerlerde çekildi.As cenas da praia que se seguiram foram tendo lugar em locais isolados na famosa Costa Norte.
Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir.Na praia, Charlie oferece a Claire um pouco de água.
Grand-Bassam, Fildişi Sahili'nin güney doğusundaki Abidjan'ın doğusunda yer alan bir kasabadır.Grand-Bassam é uma cidade na Costa do Marfim, a leste de Abidjan.
755'te Abdurrahman ve Bedr günümüzde Ceuta yakınlarında Akdeniz sahillerine yetiştiler.Em 755, Abderramão e Bedr chegaram à região do atual Marrocos, perto de Ceuta.
Birçok asker Peleliu'nun mağara ve sahillerde can vermiştir.Muitos soldados morreram ao longo das praias e nas cavernas.
Muizenberg, Güney Afrika'nın Cape Town şehrinde bir sahil banliyösü.Muizenberg é um subúrbio à beira-mar da Cidade do Cabo, África do Sul.
Haziran 2008'de Riley'nin Virjinya Sahili'ndeki kayıt stüdyosunda yangın çıktı.Em Junho de 2008, um incêndio destruiu o estúdio de Riley em Virginia Beach.
Güzel bir sahil şehridir.É uma praia urbana.
Bir çocuk boş bir sahilde mahvolur."«Garoto morre afogado na praia do Arraial».