Ana içeriğe geç
Sözlük

sahil ile cümle

sahil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle sahilde yaşayan halkın önemli bir kısmı direk veya dolaylı olarak bu sektörün içinde yer almaktadır.Die meisten Arbeitsplätze der Saalbacher sind direkt oder indirekt davon abhängig.
Sahilde Jin, Charlotte ile konuşur.Tina soll bei Charlotte bleiben.
Ertesi sabah iki işçi yazarın cesedini sahile vurmuş halde buldu.Am nächsten Morgen finden zwei Arbeiter seinen Leichnam am Seeufer und bringen diesen ins Haus.
Dida dili, Fildişi Sahili'nde konuşulan bir Kru dili.Das Dida ist eine Sprache, die in der Elfenbeinküste gesprochen wird.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Es gibt mehrere Inseln in der Bucht.
Sahilde bir gemiye biner.Da geht vor der Küste ein Schiff unter.
Diğer yandan Magnesia sahillerindeki fırtınada gemilerin yaklaşık üçte birinin kaybedildiğini bildirmektedir.In der folgenden Nacht verloren die Mongolen durch einen Sturm etwa ein Drittel der Flotte.
İstanbul. Halil Sahillioğlu (1958).Habilitationsschrift, Halle (Saale) 1958.
Fildişi Sahili genelinde yaklaşık olarak 60 etnik grup yaşamaktadır.Die Bevölkerung des Sahel besteht aus über 60 Volksgruppen.
Bu yüzden askerlerin birçoğu sahili görme imkânı bile bulamamıştır.Viele haben einfach noch keinen schwarzen Offizier gesehen.
Mahallenin içinden Karadeniz Sahil Yolu (D 010) geçer.Durch die Stadt verläuft die der Schwarzmeerküste folgende Fernstraße D-010.
Günümüzde sahil güvenlik gemileri üzerinde halen bulunmaktadır.Noch heute ist dort die Gaststätte Bootshaus untergebracht.
Sawyer sahile geri döner.Knowles läuft zum Strand.
Sahil bataryaları ise cephaneleri bitmek üzere olduğundan karşılık verememişti.Angeblich soll die Artillerie noch nicht eingetroffen sein.
Sahil bölgesi oldukça güzeldir.Das Küstengebiet ist ziemlich flach.
844 senesinde Endülüs sahillerine saldıran Normanları büyük bir bozguna uğrattı.844 erfolgte ein Angriff der Normannen auf das Emirat von Córdoba.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.Es ragt nahe dem Kopfende der Norway Bight auf.
Sahile yakın 20 dönüm arazi üzerine tesisleri de vardır.Vor der Küste gibt es über 20 Tauchstellen.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Jedoch ist die Wassertemperatur überall an der Küste gleich.
Haliç'te sahil düzenlemelerinin yapıldığı yıllarda yapının yalnızca 4 duvarı ayaktaydı.In den vier Produktionsjahren wurden nur 400 Mangustas gebaut.
Çeşitli sahilleri ve çok sayıda plajları vardır.Es gibt viele Buchten und Strände.
Sahilden itibaren hızlı bir yükselme başlar bu yüzden arazi çok engebeliktir.Das Land steigt von der Küste her schnell an, so dass der Großteil der Landschaft bergig ist.
Öte yandan o sene Afro-Asya Uluslar Kupası'nı Fildişi Sahili'ni yenerek kazandılar.Im Gegensatz zum Vorjahr konnten auch westeuropäische Eishockeyverbände gewonnen werden.
Genç olanlar sahil tarafında olduğundan, büyük olasılıkla bunlar pekişmemiş kum altındadır.Die Gemarkung befindet sich in der Elbaue auf Anschwemmböden und außerhalb dieses Standorts meist auf Sand.
Tom bizimle sahile gitmek istedi.Tom voulait aller à la plage avec nous.
Vostok 1, Afrika'nın batı sahilini geçer ve merkezi Afrika üzerinden Mısır'a doğru yoluna devam eder.Vostok 1 passe la côte ouest de l'Afrique et continue à travers l'Afrique centrale vers l'Égypte.
Birçok asker Peleliu'nun mağara ve sahillerde can vermiştir.De nombreux soldats moururent sur les plages et dans les grottes de Peleliu.
Louisville Üniversitesi 2014 yılından Atlantis Sahil konferansı (Atlantic Coast Conference) üyesidir.Louisville fait partie de l'Atlantic Coast Conference depuis 2014.
Visayas bölgesindeki birçok sahilsel köyde sekiz veya ondan fazla ev yoktur.Beaucoup de villages côtiers de la région du Visayan ont seulement huit à dix maisons.
İlk günün sonunda 94.000 asker ve 11.000 araç sahillere çıkabilmişti.Au total, plus de 94 000 soldats et 11 000 véhicules ont été débarqués le premier jour.
Paris gözünü bir Yunan sahilinde açar ve Helene, Menelaos'un karısı, onu bulur.Pâris échoue sur une plage de la côte grecque où Hélène, la femme de Ménélas, le trouve à bout de force.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.Toutefois, à la conclusion de la paix en 1783, la Grande-Bretagne dut renoncer au contrôle direct de la côte.
Valdivia uygarlığı Ekvador sahilleri boyunca gelişmiştir.La culture de Valdivia était concentrée sur la côte de l’Équateur.
Sahile ilk gelen Avrupalılar 1471'de Portekizliler oldu.Les premiers Européens à arriver sur la Côte de l'Or sont les Portugais, en 1471.
Venezuela sahili boyunca seyretti.Vénusia a assisté à toute la scène.
Bariyer ada zinciri, dünya sahillerinde %13 oranında bulunabilir.Les chaînes d'îles de barrière couvrent environ treize pour cent des côtes du monde entier.
İstanköy adasının sahilleri Karpat Denizi suları ile yıkanır.Les côtes orientales des îles baignent la mer de Seram.
Sonraki sahil sahneleri, ünlü North Shore'daki yerlerde çekildi.Plus tard, les scènes de la plage ont lieu à North Shore.
Norman düzeni bozuldu ve Normanlar sahile doğu geri çekilmeye başladılar.La formation normande se désagrégea et les Normands en déroute s’enfuirent vers la plage.
Kuzeybatı sahilindeki King Adası butik peynir ve mandıra ürünleriyle ünlüdür.L'Île King au nord-ouest des côtes tasmanes a une réputation basée sur ses fromages et ses produits laitiers.
Aynı zamanda sahil savunma topu olarak da kullanılmıştır.Il fut alors utilisé en tant que batterie de défense côtière.
Birkaç yüzyıl boyunca bu sahil yerleşkeleri arasında çatışmalar ve muharebeler yapılmıştı.Par conséquent, il existe depuis des siècles des conflits locaux entre ces différents comptoirs.
Brezilya tarihçilerine göre deniz sahillerinden uzakta olarak kurulan ilk beyaz ırk yerleşkesiydi.Elle est, toutefois, historiquement perçue comme la première colonie brésilienne construite loin de la mer.
Birkaç çadır da şimdiki mahallenin bulunduğu Alanya sahillerine yerleşmişlerdir.Seules quelques maisons bâties sur la côte étaient présentes.
Bu sahilleri ilk ziyaret eden beyaz İngiliz 1797'de teğmen John Shortland olmuştur.Le premier européen à visiter la région fut le lieutenant John Shortland en septembre 1797.
Düz sahiller kum ve çakıl gibi gevşek malzemelerden oluşmaktadır.Les surfaces arrachées sont recouverts d'arbustes nains comme les Éricacées.
Bu ikinci bölge bazı adaları ve sahile çok yakın ama denizde bulunan kayaları da ihtiva eder.Cette seconde zone englobe également quelques îles et quelques rochers situés juste au large des côtes.
Fransa'da inşa edilen son sahil tipi mayın tarama gemileridir (MSC-Mine Sweeper Coastal).30 dragueurs de mines côtiers de type MSC (Mine Sweeper Coastal) construits également aux États-Unis.
Sahil şeridinde denize girmeye elverişli çok sayıda plaj vardır.Un nombre important de marchandises devait transiter par la plage.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Les gardes ne peuvent occuper sur le plateau que 5 positions dans leur palais.
Sandown: Popüler bir yazlık sahil tatil merkezi.La plage de Wells est une destination estivale populaire.
Akdeniz sahilindeki konumu nedeniyle Gazze Şeridi'nde yaşayanların yedikleri temel gıda balıktır.L'ingrédient de base de la cuisine de Gaza est le poisson, en raison de la proximité de la mer Méditerranée.
İlk kullanımı gemiden sahile haberleşme içindi.Le principal inconvénient de celui-ci était l'obligation d'être sur un navire.
Güzel bir sahil şehridir.La Grande Plage Ouest.
Cinque Terre (İtalyanca söyleyiş: ]]) İtalyan Rivierası'nın engebeli sahillerden oluşmuş bir bölgesidir.Il est nommé d'après la région des Cinque Terre sur la riviera italienne.
Ülkenin en önemli karayolları sahil şeritinde yer almaktadır.Les sommets les plus hauts du pays sont situés sur la côte est.
15 dönümlük sahil parkları suya gömüldü.Quinze chevaux parqués entre les ponts ont été noyés.
Jeunesse Club d'Abidjan (JC Abidjan) Fildişi Sahili futbol liginde mücadele etmektedir.JC Abidjan Maillots La Jeunesse Club d'Abidjan (JCA) est un club ivoirien de football basé à Abidjan.
Ross Adası, Antarktika'nın Ross Denizi'nde, Victorialand sahili yakınında volkanik bir ada.L'île de Ross est une île volcanique de la mer de Ross, dans l’océan Antarctique.
Burada ayrıca BM'in bir sahil kulübü vardır.Le parc dispose également d'un parc de bungalows.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod