sadık ile cümle
sadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un sadık olduğunu düşünüyorum.I think Tom is loyal.
Plana sadık kalalım.Let's stick to the plan.
Tom sadık değil mi?Tom is loyal, isn't he?
Tom son derece sadıktır.Tom is extremely obedient.
Orijinal plana sadık kalalım.Let's stick to the original plan.
Tom ülkesine sadıktır.Tom is loyal to his country.
Diyetime sadık kalmama yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me stick to my diet.
Tom ve Mary birbirlerine sadık kaldılar.Tom and Mary clung to each other.
Bir sadık dost, on bin tane akrabaya değer.One loyal friend is worth ten thousand relatives.
Arkadaşlarım çok sadık.My friends are very loyal.
Onun çevirisi orijinaline sadıktır.His translation is faithful to the original.
Sanırım orijinal plana sadık kalmalıyız.I think we should stick to the original plan.
Tom bir sadık muhafazakârdır.Tom is a staunch conservative.
Çevirin Japoncaya biraz daha sadık olamaz mı?Couldn't your translation be a little more faithful to the Japanese?
Tom sadık bir muhafazakar oldu.Tom became a staunch conservative.
O her zaman kocasına sadıktı.She has always been faithful to her husband.
O sadık bir dost buldu.He found a faithful friend.
Köpek sahibine sadıktır.The dog is faithful to its master.
Tom işine sadık kaldı.Tom stuck to his job.
Bizim gerçekten sadık sürekli müşterilerimiz var.We have really loyal repeat customers.
Gerçekten sadık bir müşteri tabanımız var.We have a really loyal customer base.
Alman çoban köpekleri sadık olma eğilimindedir.German Shepherds tend to be loyal.
Tom Mary'ye çok sadık.Tom is very loyal to Mary.
Tom sadık kalmadı.Tom didn't stick around.
Tom sadık bir arkadaştı.Tom has been a faithful friend.
Diana sadık bir arkadaştı.Diana has been a faithful friend.
"Senin adın...?" "Fadıl Sadık.""Your name is...?" "Fadil Sadiq."
Bu, Fadıl Sadık'ın gerçek hikayesidir.This is the true story of Fadil Sadiq.
Fadıl, Sadık caddesinde yaşıyordu.Fadil lived on Sadiq street.
Fadıl, Sadık caddesinde oturuyordu.Fadil lived on Sadiq street.
Dania yine de Fadıl'a sadık kalmaya karar verdi.Dania decided to stick with Fadil anyway.
Kurban 22 yaşındaki Fadıl Sadık olarak tanımlandı.The victim was identified as 22-year-old Fadil Sadiq.
Fadıl, Sadık tıp merkezine kabul edildi.Fadil was admitted to Sadiq medical center.
Fadıl, Sadık tıp merkezine yatırıldı.Fadil was admitted to Sadiq medical center.
Dr. Sadık toplulukta bir süper yıldızdı.Dr. Sadiq was a superstar in the community.
Dr. Sadık hastaları kontrol etti.Dr. Sadiq checked on the patients.
Dr. Sadık, Leyla'nın kusmuğunda arsenik buldu.Dr. Sadiq found arsenic in Layla's vomit.
Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.Detective Sadiq investigated the baby deaths.
Fadıl Sadık'ın öldürülmesi araştırmacıları hayrete düşürdü.The murder of Fadil Sadiq puzzled the investigators.
Ekip, adli patolog Fadıl Sadık'ı da içeriyordu.The team included forensic pathologist Fadil Sadiq.
Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.Be loyal to women. Loving them isn't enough.
Leyla'ya göre Fadıl sadık bir koca.To Layla, Fadil is a devoted husband.
Tom her zaman Mary'ye sadıktı.Tom has always been faithful to Mary.
Babam kendini sadık bir Macar olarak görüyordu.My father regarded himself as a loyal Hungarian.
Sadık bir erkek kardeş, kız kardeşine yardımcı olur.A loyal brother helps his sister.
Sadık bir erkek kardeş kız kardeşine yardımcı olur.A loyal brother helps his sister.
Leyla'nın bazı sadık arkadaşları vardı.Layla had some very loyal friends.
Leyla, Sami'ye sadıktı.Layla was loyal to Sami.
Sen sadık değil misin?Aren't you loyal?
Sen planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Sadık bir arkadaş iki vücutta bir ruhtur.A faithful friend is a soul in two bodies.
Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.Only those who change stay true to themselves.
Sami sözüne sadık değildi.Sami didn't stick to his word.
Sami, Leyla'ya sadık değildi.Sami was not faithful to Layla.
Sami sadık bir Hıristiyandı.Sami was a staunch Christian.
Sami senaryoya sadık kalmadı.Sami didn't stick to the script.
Sadık bir arkadaş gerçek bir hazinedir.A loyal friend is a real treasure.
Genel olarak konuşursak köpekler kedilerden daha sadıktır.Broadly speaking, dogs are more faithful than cats.
İbrahim Sadıki (Farsça: ابراهیم صادقی; d.(G.); Ибрагимова (Ibrahimova), Ф.