sadık ile cümle
sadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sözüne sadık kalmalısın.You must stick to your promise.
İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.Laugh as much as you like; I'll stick to my plan to the bitter end.
Biz planımıza sadık kalmalıyız.We should stick to our plan.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Çünkü köpekler kedilerden daha sadıktır.Because dogs are more faithful than cats.
Çünkü köpekler, kedilerden daha sadıktırlar.Because dogs are more faithful than cats.
Biz evlendiğimizden beri o sadık bir aile babası oldu.Since we got married, he's become a devoted family man.
Tüm köpekler sadıktır.All dogs are faithful.
Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.A dog is a faithful animal, so it is said to be a friend of man.
Bir köpek sadıktır.A dog is faithful.
Köpek sadık bir hayvandır.A dog is a faithful animal.
Eski yöntemlere sadık kalmaya çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to stick to the old ways.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Sadece kendi çizgine sadık kal.Keep to your own line.
Söylediklerine sadık olmalısın.You should stick to what you say.
Genellikle, köpekler kedilerden daha sadıktırlar.Broadly speaking, dogs are more faithful than cats.
Sadık köpek Hachiko'nun heykeli Şibuya İstasyonu önünde duruyor.The statue of Hachiko, the faithful dog, stands in front of Shibuya Station.
O prensiplerine sadık kaldı.He remained steadfast to his principles.
O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.He stared at the faithful miniature of the dinosaur.
O, patronuna sadıktır.He is loyal to his boss.
O her zaman karısına sadık idi.He was always faithful to his wife.
O sonuna kadar sadık kaldı.He remained faithful to the last.
O, prensiplerine sadık kalıyor.He remains loyal to his principles.
O sözüne sadık kaldı.He stuck to his promise.
Onlar sonuçta orijinal plana sadık kalmaya karar verdiler.They have decided to stick to the original plan after all.
Onun köpeği uysal olduğu kadar çok sadık değildir.Her dog is not so much faithful as tame.
O, sözüne sadık kalmayacaktır.She will not stick to her word.
Ana fikre sadık kalmalıyız.We've got to stick to the point.
Sözüne sadık olmalısın.You must be faithful to your word.
Köpekler sadık hayvanlardır.Dogs are loyal animals.
Köpekler sadıktır.Dogs are faithful.
Bay Johnson'ın işçileri ona sadıktır.Mr. Johnson's workers are loyal to him.
Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.Tom is a loyal citizen of his country.
Mary ülkesine sadıktır.Mary is loyal to her country.
Çeviri orijinale son derece sadıktır.The translation is extremely faithful to the original.
O sadık ve güvenilir bir adamdır.He's a stand-up guy.
O, tahmin ettiğimden daha çok sadıktı.He was more loyal than I had guessed.
Tom karısına sadık.Tom is loyal to his wife.
Tom Mary'ye sadıktır.Tom is faithful to Mary.
Tom Mary'nin ona sadık olduğuna inanmıyor.Tom doesn't believe that Mary has been faithful to him.
O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım.She just had to use her Puss-In-Boots look and I was her devoted servant.
Tom kesinlikle Mary'nin sadık olduğuna inanıyor.Tom certainly believes Mary is faithful.
O iyi ve sadık bir eş.She's a good spouse. She's faithful.
O, her zaman randevularına sadıktır.He always keeps appointments.
Köpeğim çok sadıktır.My dog is very faithful.
Tom Mary'ye tamamen sadıktı.Tom has complete faith in Mary.
Herkese sadık kalmasını söyle.Tell everybody to stand by.
Sanırım plana sadık kalmalıyız.I think we should stick to the plan.
Geçmişe sadık kalamazsın.You can't cling to the past.
Sen sadıksın.You're faithful.
Tom sadıktır.Tom is faithful.
Tom sadık.Tom is devoted.
Sadık oluyorum.I'm being loyal.
Konuya sadık kal.Stick to the subject.
Planına sadık kal.Stick to your plan.
Bizim sadık hizmetçimiz hastanede öldü.Our faithful servant died in the hospital.
Tom genellikle sözüne sadıktır.Tom usually keeps his promises.
Tom sadıktı.Tom was loyal.
Sen sadık mısın?Are you loyal?