sabırsız ile cümle

sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Seninle iş yapmak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to doing business with you.
Yeni sörf tahtasını denemek için sabırsızlanıyordu.He couldn't wait to try out his new surfboard.
Ben onu yemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to eat it.
Ben pastayı yemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to eat the cake.
Seni görmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to see you.
Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.I can't tell you how much I've looked forward to this moment.
Bir baba olmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be a father.
Evlenmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be married.
Eve gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get home.
Tom evlenmek için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to get married.
Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gitmeye sabırsızlanıyorum.I can't wait to go to Boston to visit Tom.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Tom seni görmek için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to see you.
Duş almak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to shower.
Sadece kendi gözleriyle görmek için sabırsızlanıyordu.He could only wait to see it with his own eyes.
Ben sabırsızım.I'm impatient.
Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet him.
Sen sabırsızsın.You're impatient.
Tom sabırsız.Tom is impatient.
Biz sabırsızız.We're impatient.
Çok sabırsızsın.You're so impatient.
Sen çok sabırsızsın.You're so impatient.
Tom sabırsız görünüyor.Tom looks impatient.
Tom sabırsızlıkla oturdu.Tom sat impatiently.
Tom sabırsızlıkla bekledi.Tom waited impatiently.
Tom sabırsız oluyor.Tom is getting impatient.
Tom sabırsızlıkla bekliyor.Tom is waiting impatiently.
Başlamak için sabırsızlanıyorum.I can hardly wait to get started.
Seninle olmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be with you.
Sana söylemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell you.
Bunu duymak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hear it.
Bunu sabırsızlıkla bekliyorum.I've been looking forward to this.
Yeni romanını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.I look forward to reading your new novel.
Tom sabırsız ve huzursuzdu.Tom was impatient and restless.
Çocuklar genellikle sabırsız ve tez canlı.Children are often impatient and restless.
Tom Mary'yi beklerken sabırsızlandı.Tom got impatient waiting for Mary.
Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.We always look forward to Tom's annual visit.
Fırsatı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the opportunity.
Boston'a gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to going to Boston.
Bunu sabırsızlıkla beklemiyorum.I'm not looking forward to this.
Tom ev almak için sabırsızlanıyordu.Tom couldn't wait to get home.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to my birthday party.
Bugünkü toplantıyı sabırsızlıkla beklemiyorum.I'm not looking forward to today's meeting.
Tom sabırsızlanıyor.Tom is growing impatient.
Savaşın bitmesi için sabırsızlanıyorum.I can't wait for the war to end.
Tatilimiz için sabırsızlıkla bekliyoruz.We're looking forward to our vacation.
Seni çok özledim. Seni görmek için sabırsızlanıyorum.I miss you so much. I can't wait to see you.
Bugün neyi sabırsızlıkla bekliyorsun?What are you looking forward to today?
Tom sabırsızlanıyordu.Tom was getting impatient.
Onlar sabırsız.They are impatient.
O sabırsız.She's impatient.
O sabırsızdır.He's impatient.
Onu görmek için sabırsızlanıyordum.I can't wait to see her.
Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to meeting Tom again.
Sabırsız olmayın!Don't be impatient!
Yarın için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Tom her zaman olduğu kadar sabırsız.Tom is as impatient as ever.
Tom seni tekrar görmek için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to seeing you again.

İlgili Sayfalar