sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Darum, soviel an mir ist, bin ich geneigt, auch euch zu Rom das Evangelium zu predigen.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.De modo que, quanto está em mim, estou pronto para anunciar o evangelho também a vós que estais em Roma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Itulah sebabnya saya ingin sekali memberitakan Kabar Baik itu kepada kalian yang tinggal di Roma juga
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.그러므로 나는 할 수 있는대로 로마에 있는 너희에게도 복음 전하기를 원하노라
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.omasta puolestani minä siis olen altis teillekin, Roomassa asuvaisille, julistamaan evankeliumia.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.således er jeg for min del villig til å forkynne evangeliet også for eder i Rom.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.således er jeg, hvad mig angår, redebon til at forkynde Evangeliet også for eder, som ere i Rom.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.sono quindi pronto, per quanto sta in me, a predicare il vangelo anche a voi di Roma
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Tak, iż ile ze mnie jest, gotowym jest i wam, którzyście w Rzymie, Ewangieliję opowiadać.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Tako torej, kar se mene tiče, sem voljan oznanjati evangelij tudi vam, ki ste v Rimu.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Takto tá vo mne ochota aj vám, ktorí ste v Ríme, zvestovať evanjelium.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.ουτω προθυμος ειμαι το κατ' εμε να κηρυξω το ευαγγελιον και προς εσας τους εν Ρωμη.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Итак, что до меня, я готов благовествовать и вам,находящимся в Риме.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.От же, що до мене, готов я й вам, що в Римі, благовіствувати.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.לכן נדבני לבי להשמיע את הבשורה גם אתכם אשר ברומי׃
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.فهكذا ما هو لي مستعد لتبشيركم انتم الذين في رومية ايضا.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.所 以 情 願 盡 我 的 力 量 、 將 福 音 也 傳 給 你 們 在 羅 馬 的 人
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.所以 情願盡 我 的 力量 、 將 福音 也 傳給 你 們 在 羅馬 的 人
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Abia aştept să spun oamenilor asta.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Alig várom, hogy elmondhassam ezt az embereknek!
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Ich kann es nicht erwarten, das zu erzählen.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Ik sta te popelen om dit wereldkundig te maken.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Jag skulle vilja berätta detta.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Jeg kan ikke vente med at fortælle folk det her.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Je meurs d'envie de vous le dire.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.사람들에게 이 말을 하기를 얼마나 기다렸는지 모릅니다.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Komaj čakam, da ljudem tole povem.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Mal posso esperar por dizer isto às pessoas.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Nemôžem sa dočkať, kým vám ho poviem.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Nemůžu se dočkat, až to řeknu lidem.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Non vedo l'ora di dirlo alla gente.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.No veo la hora de decirlo.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum. Sanırım hemen şimdi yapacağım.Nie mogę się doczekać, żeby ją wam wyjawić.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Tôi không thể đợi để nói với mọi người điều này.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Δεν μπορώ να περιμένω άλλο για να το πω.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Не могу дождаться, чтобы рассказать вам.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Нямам търпение да споделя това с хората.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Я просто не можу дочекатися, коли я розповім людям про неї.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.אני לא יכולה להתאפק מלספר לאנשים על כך.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.لا أستطيع أن أنتظر حتى أخبر الناس به.
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.答えを待たずに言ってしまいます
Bu yıl da bunu sabırsızlıkla bekliyorum, efendim.Я снова жду этого в этом году, сэр.
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "En tahdo jaksaa odottaa olevan poissa. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Én vagyok minden türelmetlenség, hogy elment. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Ich bin ganz ungeduldig weg zu sein. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Ik ben al ongeduldig te zijn verdwenen. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Jag är allt otålighet att vara borta. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Já jsem všechny netrpělivostí být pryč. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Ja som všetky netrpezlivosťou byť preč. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Jaz sem vse nestrpnost, ki se več. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Jeg er alt utålmodighed efter at være forsvundet. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Jestem wszystkim niecierpliwość To Be Gone ".
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Je suis tout impatience de s'en aller. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "나는 모든 성급 없어 지길입니다. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Saya tidak sabar semua akan pergi. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Sono impaziente di essere andato ".
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Sunt toate nerăbdarea de a fi plecat. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Tôi là tất cả sự thiếu kiên nhẫn để được đi. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Είμαι ανυπομονησία να φύγει. "
Bütün sabırsızlık gitmiş olması duyuyorum. "Аз съм всички нетърпение да си отидат. "