sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Mentre li guardavamo, si sono stufati e se ne sono andati per cercare qualcuno da aiutare per conto loro.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Oni stawali się coraz bardziej sfrustrowani, aż w końcu wyszli, żeby znaleźć kogoś potrzebującego pomocy.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Terwijl we stonden te kijken, raakten ze gefrustreerd en gingen ze zelf iemand zoeken om te helpen.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Und als wir sie beobachteten, wurden sie frustriert und gingen, um selbst Hilfsbedürftige zu finden.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Và khi chúng tôi đứng nhìn, họ tức giận và bỏ đi tự tìm ai đó cần sự giúp đỡ.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Y después de un rato se frustraron y se fueron a ayudar a alguien por su cuenta.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.И, как мы заметили, они расстроились и отправились искать сами кого-нибудь, кому нужна была помощь.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.ולנגד עינינו, הם נעשו מתוסכלים ועזבו כדי למצוא בעצמם מישהו לעזור לו.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.وكما شاهدنا، فلقد أصيبوا بالاحباط وتركوا المكان ليجدوا احدا يساعدوه من تلقاء انفسهم.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.助けられる人を 自力で探しに出て行きました そこで まとめ役を始めました
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Ich kann es kaum erwarten, was wir TEDster gegen die Krise unternehmen.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Ik kan niet wachten om te zien wat wij TEDsters aan deze crisis doen.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Je suis impatient de voir ce que les TEDsteurs feront contre cette crise.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Nie mogę się doczekać co TEDowicze zrobią z kryzysem.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Non vedo l'ora di scoprire quello che noi TEDster faremo per questa crisi.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.No puedo esperar a ver que hacemos los TEDsters respecto a esta crisis.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Sunt nerăbdător să văd ce vom face noi, cei din comunitatea TED, în privința acestei crize.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.나는 우리 TED인들이 이 비극에 대해 무엇을 할 지 보는 것이 기다릴 수 없을 만큼 기대됩니다.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Не терпится узнать, что мы, завсегдатаи TED, сделаем для решения этого кризиса.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Нямам търпение да видя какво ще направим с TED относно тази криза.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.אני מת לראות מה נעשה לגבי המשבר הזה, אנו, אנשי TED.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.لا أستطيع الصبر لأرى ما سنفعله بخصوص هذه الأزمة.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.そして我々全員のエネルギー、才能、影響力を使って
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Det finns ingen anledning för dig att vara så skam otålig, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Ei ole mitään tarvetta voit olla niin häpeään kärsimätön, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Er is geen noodzaak voor u om zo verward worden ongeduldig, meneer.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Es besteht keine Notwendigkeit für Sie, so verwechselt werden ungeduldig, Mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Il n'est pas nécessaire pour vous d'être confondu impatient, monsieur.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Không có cần cho bạn để được như vậy xấu hổ thiếu kiên nhẫn, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.그래서, 참을성 아저씨 실마리를 못찾고 수에 대한 필요가 없습니다.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Não há necessidade de você ser tão confundidos impaciente, senhor.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Není třeba, abyste se tak zmatený netrpělivý, pane.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Nie je potrebné, aby ste sa tak zmätený netrpezlivý, pane.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Nie ma potrzeby, aby być tak zadziwiła niecierpliwy, panie.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Nincs szükség az Ön számára, hogy ilyen átkozott türelmetlen, uram.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Nobene potrebe ni za vas, da se tako zbegani nestrpna, gospod.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.No hay necesidad de que seas tan impaciente confundido, señor.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Non c'è bisogno che tu sia così confuso impaziente, signore.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Nu este necesar pentru tine de a fi atât de nerăbdător confunda, domnule.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Tidak perlu bagi Anda untuk menjadi begitu bingung tidak sabar, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Δεν υπάρχει καμία ανάγκη για σας να είναι τόσο συγχέονται ανυπόμονος, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Існує немає необхідності для вас бути таким нетерплячим осоромлені, містер.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Няма нужда за вас, да бъде така посрамиха нетърпелив, господин.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Существует нет необходимости для вас быть таким нетерпеливым посрамлены, мистер.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.ليست هناك حاجة لك أن تكون مرتبك ذلك بفارغ الصبر ، سيد.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.おいおい。私たちの概念を与える。
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.이 실험이 진행되는 것을 빨리 보고 싶군요.
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.Nie mogę się doczekać, kiedy te eksperymenty się rozwiną.
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.Và tôi rất háo hức muốn xem những thí nghiệm này.
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.ואני לא יכול לחכות כדי לראות ניסויים אלה מתקדמים.
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.ولا أستطيع الإنتظار حتى أرى نتيجة هذه التجارب.
Bu deneylerin sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum.それからどうなるでしょう
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ainsi j`ai un vif désir de vous annoncer aussi l`Évangile, à vous qui êtes à Rome.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Así que, en cuanto a mí, pronto estoy para anunciaros el evangelio también a vosotros que estáis en Roma
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Astfel, în ce mă priveşte pe mine, am o vie dorinţă să vă vestesc Evanghelia vouă celor din Roma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.A tak, pokudž na mně jest, hotov jsem i vám, kteříž v Římě jste, zvěstovati evangelium.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ấy vậy , hễ thuộc về tôi , thì tôi cũng sẵn_lòng rao Tin_Lành cho anh_em , là người_ở thành Rô-ma .
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ấy vậy, hễ thuộc về tôi, thì tôi cũng sẵn lòng rao Tin Lành cho anh em, là người ở thành Rô-ma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Azért a mi rajtam áll, kész vagyok néktek is, a kik Rómában vagytok, az evangyéliomot hirdetni.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Därför är jag villig att förkunna evangelium också för eder som bon i Rom.