sabır ile cümle

sabır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom sakin ve sabırlıdır.Tom is calm and patient.
Çok sabırsız olma.Don't be so impatient.
Bugün bütün gündür sabırsızlıkla seni bekliyorum.All day long today I have been waiting impatiently for you.
O, sabırla öğretti.He taught with patience.
Tom Mary'yi görmek için sabırsızlanıyordu.Tom was eager to see Mary.
Tom'a söylemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell Tom.
Ben sabırlı bir adamım.I'm a patient man.
Seni gelinlik içinde görmeye sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you in your wedding dress.
Tom'u görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing Tom.
Bunu tekrar yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to doing this again.
Seninle iş yapmak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to doing business with you.
Sadece Tom'a karşı sabırlı ol. Onun sonunda doğru kararı vereceğinden eminim.Just be patient with Tom. I'm sure he'll eventually make the right decision.
Yeni sörf tahtasını denemek için sabırsızlanıyordu.He couldn't wait to try out his new surfboard.
Ben onu yemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to eat it.
Ben pastayı yemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to eat the cake.
Seni görmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to see you.
Ben artık sabırlı olamam.I can't be patient any longer.
Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.I can't tell you how much I've looked forward to this moment.
Bir baba olmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be a father.
Evlenmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be married.
Eve gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get home.
Tom evlenmek için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to get married.
Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gitmeye sabırsızlanıyorum.I can't wait to go to Boston to visit Tom.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Tom seni görmek için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to see you.
O sabırlı bir adam.He's a patient man.
O sabırlı bir kadın.She's a patient woman.
Duş almak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to shower.
Sabırlı olmalısın.You need to be patient.
Sadece kendi gözleriyle görmek için sabırsızlanıyordu.He could only wait to see it with his own eyes.
Ben sabırsızım.I'm impatient.
Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet him.
Sen sabırsızsın.You're impatient.
Tom sabırsız.Tom is impatient.
Biz sabırsızız.We're impatient.
Sen sabırlısın.You're patient.
Biz sabırlıyız.We're patient.
Çok sabırsızsın.You're so impatient.
Sen çok sabırsızsın.You're so impatient.
Tom sabırlı.Tom is stoic.
Tom sabırsız görünüyor.Tom looks impatient.
Tom sabırlı kaldı.Tom remained stoic.
Tom sabırsızlıkla oturdu.Tom sat impatiently.
Tom sabırla oturdu.Tom sat patiently.
Sabırlı görünüyor.Tom seems stoic.
Tom sabırsızlıkla bekledi.Tom waited impatiently.
Tom sabırla bekledi.Tom waited patiently.
Sadece sabırlı ol.Just be patient.
Şimdi sabırlı ol.Now be patient.
Lütfen sabırlı olun.Please be patient.
Tom sabırsız oluyor.Tom is getting impatient.
Tom sabırsızlıkla bekliyor.Tom is waiting impatiently.
Sabırlı olabilirim.I can be patient.
Başlamak için sabırsızlanıyorum.I can hardly wait to get started.
Seninle olmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to be with you.
Sana söylemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell you.
Aşk sabırlıdır, aşk şefkatlidir. Kıskanmaz, övünmez, kibirli değildir.Love is patient, love is kind. It does not envy, it does not boast, it is not proud.
Bunu duymak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hear it.
Bunu sabırsızlıkla bekliyorum.I've been looking forward to this.
Hayatım boyunca sabırlı olageldim.I've been patient my whole life.
İlgili Sayfalar