sabır ile cümle

sabır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, biraz sabırsız değildi.She wasn't a bit impatient.
O, Tohoku bölgesine gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.She is looking forward to going to the Tohoku district.
Onun dönmesi için sabırsızlanıyordu.She was impatient for him to return.
Onu tekrar görmek için sabırsızlanıyor.She is looking forward to seeing him again.
Çalışırken çok sabıra gerek duyarız.We need a lot of patience when we study.
Raporla ilgili yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.I look forward to your comments on the report.
Ben sabırlıyım.I'm patient.
Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.I was looking forward to the day when I could see him after five years' separation.
Ben sabırlı oluyorum.I'm being patient.
Hayvanat bahçesine gitmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to going to the zoo.
Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.Have patience with a friend rather than lose him forever.
Gelecek hafta seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you next week.
Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to receiving your favorable answer.
Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to receiving your favorable answer.
Tatoeba'nın yeni sürümünü görmeye çok sabırsızlanıyorum.I'm very impatient to see the new version of Tatoeba.
Biraz sabırlı ol!Keep your hair on!
Sabır, bilimin anasıdır.Patience is the mother of science.
Hafta sonunun başlaması için sabırsızlanıyorum.I can't wait for the weekend to begin.
Azim ve sabır her kapıyı açar.Patience and hard work will conquer all.
O çok sabırlıydı.He was very patient.
Çocuklarla uğraşırken sabırlı olmalısın.You should not lose your patience when dealing with kids.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Sevgililer günü için sabırsızlanıyorum!I can't wait for Valentine's Day!
Sabırlı bir kadınsın sen.You are a patient woman.
Sabırlı olduğu için onu seviyorum.I love her because she is patient.
O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.Now that he's retired, Yves can look forward to a contented and placid life.
Sabır bir erdemdir.Patience is a virtue.
Onların her ikisi öngörülemez ve sabırsız.Both of them are unpredictable and impatient.
Biraz daha sabırlı olsaydın, bulmacayı yapabilecektin.You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Tom sabırlıdır.Tom is patient.
Tom Noeli sabırsızlıkla bekliyor.Tom is looking forward to Christmas.
Tom, çok sabırlı bir adam.Tom is a very patient man.
Tom çok sabırlı.Tom has a lot of patience.
Tom Mary'yi tekrar görmek için sabırsızlanıyordu.Tom was looking forward to seeing Mary again.
Tom Mary'i yeniden görmek için sabırsızlanıyordu.Tom was impatient to see Mary again.
Tom sabırla Mary'yi bekledi.Tom waited patiently for Mary.
Tom Mary ile tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet Mary.
Tom'un şu anda tek ihtiyacı olan şey biraz sabır.The only thing Tom needs now is a little patience.
Tom üç saat sabırla bekledi.Tom waited patiently for three hours.
Tom sabırla Mary'nin gelmesini bekledi.Tom waited patiently for Mary to arrive.
Tom bana sabırsızlıkla beklediği bir şeyi olmadığını söyledi.Tom told me he had nothing to look forward to.
Ben seni bir gelinlik içinde görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you in a wedding dress.
Seni dans ederken görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you dance.
Sabırla dinliyorum ama ilgilenmiyorum.I am patiently listening, but I don't feel interested.
Onun gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.I've been looking forward to him coming.
Tom çok sabırlıydı.Tom has been very patient.
Yarın seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you tomorrow.
Baharın gelmesi için sabırsızlanıyorum.I'm impatient for spring to arrive.
O, sabırla onu bekledi.She patiently waited for him.
Sabırlı ol.Be patient.
Filmi onunla izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to watching the movie with her.
Daha sabırlı olmalısın.You must be more patient.
Tom başlamak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to get started.
Tom onu sabırsızlıkla bekliyor.Tom is looking forward to it.
Onu sabırsızlıkla bekliyorum.I look forward to it.
Bir hatayı düzeltmenin ilk adımı sabırdır.The first step to correcting a mistake is patience.
Biz hafta sonu için sabırsızlanıyoruz.We can't wait for the weekend.
Ya rab, bize sabır ver!God, give us patience!
O senin kadar sabırlı değil.She is not as patient as you.
İlgili Sayfalar