Ana içeriğe geç
Sözlük

saatlerinde ile cümle

saatlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduفي وقت مبكر مساء وكان الدكتور كيمب يجلس في دراسته في بلفيدير على
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduゴボウを見下ろす丘。
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr.V podvečer čas Dr.
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizceHammashoidon päivystys iltaisin ja viikonloppuisinsuomi _ ruotsi _ englanti
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizcePermanence des soins dentaires le soir et le week-endfinnois _ suédois _ anglais
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizceServicio de guardia odontológico por las tardes y durante el fin de semanafinés _ sueco _ inglés
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizceTandvårdens jourmottagning kvällar och veckoslutfinska _ svenska _ engelska
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizceДежурная служба стоматологии по вечерам и в выходныефинский _ шведский _ английский
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizceالطواريء المناوبة لعلاج الاسنان خلال المساء وفي نهاية الأسبوعالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Akşam saatlerinde ve hafta sonları diş tedavi nöbetçiliğiFince _ İsveççe _ İngilizce牙科夜间及周末急诊芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Jos tarvitset kiireellistä hoitoa illalla tai viikonloppuna, ota yhteyttä päivystykseen.
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Om du behöver brådskande vård på kvällen eller veckoslutet, kontakta då jourmottagningen (päivystys).
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Si vous avez besoin de soins urgents le soir ou le week-end, contactez le service d’urgence (päivystys).
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.إذا كنت بحاجة إلى علاج مستعجل أثناء المساء أو في نهاية الأسبوع، فقم بالتواصل مع مناوبة الطوارئ (päivystys).
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezAlarmen vil aldrig forekomme i arbejdstimerne@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezAlarmet inträffar aldrig under arbetstid@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezAlarm nebude nikdy spustený počas pracovných hodín@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezAlarm nigdy nie wystąpi podczas godzin roboczych@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezAz emlékeztető nem jelenik meg munkaidő alatt@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezDe herinnering zal niet tijdens werkuren tevoorschijn komen@info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezDie Erinnerung wird während der Arbeits-/Bürozeiten ausgelöst@info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezHälytys ei osu koskaan työtunteihin@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezLa alarma nunca se produce en las horas de trabajo@info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezL'alarme ne se déclenchera jamais pendant les heures de travail@info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezL' avviso non si attiverà mai nell' orario di lavoro@info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezO alarme nunca irá decorrer durante o horário de trabalho@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezUpomínka nebude kvůli pracovní době nikdy zobrazena@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezΗ ειδοποίηση δε θα εμφανίζεται κατά τις ώρες εργασίας@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezАлармата няма да се активира през работно време@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezНагадування не буде виконуватися під час робочих годин@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezНапоминание никогда не будет показано в рабочие часы@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezالـ تنبيه never ساعات@ info
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez勤務時間中はアラームは実行されません@info
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Ale zároveň je problém, že fotosyntéza může probíhat jen přes den.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.그러나 동시에, 광합성은 밤에 일어나지 않는다는 문제가 있습니다
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Pero al mismo tiempo, el problema es fotosíntesis sólo puede ocurrir durante el día.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Tetapi pada saat yang sama, masalahnya adalah bahwa fotosintesis hanya dapat terjadi pada siang hari.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Z drugiej strony, fotosynteza może zachodzić tylko w ciągu dnia. Nawet reakcje fazy ciemnej.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.Но в същото време проблемът е, че фотосинтезата може да протича само денем.
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.[Narratore]
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.В последните си часове Хърби е посетен от своите приятелите.
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun. Ne yapmamı istiyorsun?Nem tudsz velem találkozni ebédkor, munka után, mit akarsz, mit csináljak?
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.Tu n'as pas le temps de me voirNpour déjeuner ni après les heures de travail.
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.Είπες ότι δεν μπορούσαμε να συναντηθούμε κατά την διάρκεια του μεσημεριού. Μετά την δουλειά ακόμα δεν μπορείς;
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun.قلت انه لا يمكنك رؤيتي بعد الضهيرة, وبعد العمل لا يمكنك
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.Ofta kan du utbilda dig på arbetstid och arbetsgivaren kan betala för utbildningen.
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.Usein koulutuksessa voi käydä työajalla ja työnantaja voi maksaa koulutuksesta.
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.في الغالب يكون من الممكن الذهاب للتعليم في وقت العمل، ورب العمل يمكنه دفع التكاليف التي تترتب عن التعليم.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Domnul i S'a arătat la stejarii lui Mamre, pe cînd Avraam şedea la uşa cortului, în timpul zădufului zilei.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.In prikaže se mu GOSPOD pri hrastih Mamrejevih, ko je sedel pri vratih šatora svojega ob dnevni vročini.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.여호와께서 마므레 상수리 수풀 근처에서 아브라함에게 나타나시니라 오정 즈음에 그가 장막 문에 앉았다가
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Megjelenék pedig õ néki az Úr a Mamré tölgyesében, és õ ûl vala a sátor ajtajában, a hõ napon.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Potem ukazał mu się Pan w równinie Mamre, a on siedział we drzwiach namiotu swego, gdy był najgorętszy dzień.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Potom sa mu ukázal Hospodin v dúbrave Mamreho, keď sedel pri dveriach stánu za horúčavy dňa.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Siden åbenbarede HERREN sig for ham ved Mamres Lund, engang han sad i Teltdøren på den hedeste Tid af Dagen.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Ukázal se pak jemu Hospodin v rovině Mamre; a on seděl u dveří stanu, když veliké horko na den bylo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod