Ana içeriğe geç
Sözlük
/
saatlerinde

saatlerinde

noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir

Görsel

Kışın Altın Saatlerinde Karlı Ormanda Gün Batımı ve Güneş HaleleriAlacakaranlık Saatlerinde Işıklandırılmış Çağdaş Beton ve Cam VillaSonbaharın Altın Saatlerinde Havadan Çekilmiş Sessiz Banliyö MahallesiFotokapanla Sabahın Erken Saatlerinde Yakalanmış Tüylü Vahşi Hayvan Görüntüsü

Tanım

inflection of saat:
second/third-person singular multiple-possession possessive locative

Örnek Cümleler

Akşam saatlerinde Poruba
Poruba in the evening
O öğle saatlerinde ortaya çıktı.
She made her appearance around noon.
O, sabahın erken saatlerinde uyandı.
She woke up in the early morning.
Sabah saatlerinde, sis altında Doha.
Doha skyline at night.
O, sabahın erken saatlerinde başladı.
He started early in the morning.
O, savaşın ilk saatlerinde öldürüldü.
He was killed in the first hours of battle.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.
He died in the early hours of 29 July.
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.
I'll See You At Midnight.
Oylama öğle saatlerinde tekrar başladı.
The voting began again at noon.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.
It is pleasant to get up early in the morning.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.
They were captured in the early hours of the morning.
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmez
The alarm will never occur during working hours
saatlerinde ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod