Ana içeriğe geç
Sözlük

saatlerinde ile cümle

saatlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.זמן שיגורה של אפולו 17, 17:33 AM‏ (UTC), מורה על כך שהיה יום באפריקה בשעותיה הראשונות של החללית בחלל.
Uçuşun beş ila yedinci saatlerinden itibaren uzay aracından gelen canlılık göstergesi kalmamıştı.לאחר חמש עד שבע שעות בקירוב של טיסה, לא התקבלו עוד סימני החיים של לייקה מהחללית.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.באמצע הפגישה היחס שלנו השתנה לגמרי.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.ההפצצה הייתה בשעות הבוקר המוקדמות.
30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında ölmüştür.ברגמן נפטר ב-30 ביולי 2007 בביתו באי פוֹרֶה (Fårö), בדרום מזרח שוודיה, בגיל 89.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.הוא יצא בשנה החדשה, בחצות.
11 Ocak 2017 NXT bölümünde günün erken saatlerinde Billie Kay ve Peyton Royce, Asuka'ya saldırırken göründü.ב-11 בינואר 2017 בפרק של התוכנית NXT, בילי קיי ופייטון רויס תקפו את אסקה בתחילת התוכנית.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.הוא מת ב-29 ביולי אותה שנה.
30 Ekimde savaş, sabahın erken saatlerinde yine aynı tertiple başladı.ב-5 באוקטובר התפרץ הר הגעש שוב בשעות הבוקר.
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.הרציחות בוצעו בשעות לילה או לפנות בוקר.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.את רב זמנו הוא מבלה בשינה, אכילה וצפייה בטלוויזיה.
Günün belli saatlerinde Hastane Metro dan 217 numaralı EGO otobüs hattı geçmektedir.בשעות הלילה, האוטובוס החלופי הוא קו N7.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.בעקבות הלוחמה הקשה נאלצו כוחות האמריקאים להיכנע אחר הצהריים באותו יום.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.הספרדים הצליחו לנתק מגע, בסופו של דבר, בשעות הערב.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.По-късно Рейнс побеждава Джо и Строуман в мач Тройна заплаха.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.По тази причина той не почива по това време на деня.
11 Ocak 2017 NXT bölümünde günün erken saatlerinde Billie Kay ve Peyton Royce, Asuka'ya saldırırken göründü.На 11 януари 2017, в епизод на NXT, се показва, че Били Кей и Пейтън Ройс са атакували Аска по рано през деня.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Музеят работи всеки ден от 09 00 часа до 17 часа.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Той прекарва по-голямата част от свободното си време да играе видео игри, да яде, да гледа телевизия и да спи.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Провежда се в 11:00 – 12:00 часа на площад в кинотеатър „Родина“.
Akşam yemeği günün ana öğünü olup genellikle akşam üzeri veya akşam saatlerinde yenir.Той се изпълнява от събралите се хора, обикновено при сутришна или вечерна молитва.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.U podne, Longstreetova vojska je stigla na bojište i zauzela položaj na Jacksonovom desnom krilu.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Ove borbe su trajale cijelu noć, prestavši tek ujutro kad su se posljednji njemački vojnici predali.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Rano ujutro hrvatska policija došla je u Pakrac.
Gece yapılan çekimler akşam saatlerinde, öğleden sonra 5'ten sabah 5'e kadar sürmüştür.Zlostavljanje je, prema njegovu svjedočenju, trajalo od pola šest ujutru do šest uvečer.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Start je u prijepodnevnim satima.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.Žao mi je dječaka kojem je u to vrijeme sve bilo lagodno.
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.V druhý deň sa nesúťažilo v rannom programe, ale až vo večernom.
Arıburnu Cephesi’nde 1 Mayıs taarruzları sabahın erken saatlerinde başlamıştı.Koza však v ranných hodinách 2. decembra zhorela.
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.Ob izstrelitvi Apolla 17 (12:33 EST) je bil v Afriki dan.
Kanser tedavisi gören İnanç 6 Mart 2015 sabah saatlerinde hayatını kaybetti.Po kratkotrajnem boju z rakom, je v zgodnjih jutranjih urah 6. marca 2014 umrl.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Po 22.00 se vrtijo popularne svetovne serije in oddaje za starejše.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Moja žena je včeraj opoldne vzela slovo.
Çoğu gündüz ve erken akşam saatlerinde faal olur.Delimo jih na zgodnje in pozne.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Cerkev je odprta dnevno med 9 in 19 uro.
Akşam saatlerinde Tümen’in 143.TV SLO Nedeljsko popoldne 43.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.Tad jis visada buvo neramus tuo dienos metu.
Gündüz saatlerine göre akşam daha fazladır ya da sadece akşam saatlerinde ortaya çıkar.Komandos nesimato arba ji pabunda tik nakčia.
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.Šventė prasideda 10-11 val. Trunka 1-2 valandas.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Japonijos kariuomenė į Pchenjano miestą įžengė ankstų rugsėjo 16-osios rytą.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Muuseum on avatud kella 10–17.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.6. märtsi varastel hommikutundidel alustas Mehhiko armee rünnakut Alamole.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Juba hommikul kogunes rahvast murdu.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr.A kora esti órákban Dr.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr.În timpul seara Dr.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduDans le temps en début de soirée le Dr Kemp était assis dans son étude dans le belvédère sur
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Alkuillasta aika tohtori Kemp istui opiskella Belvedere on kukkulalle Takiainen.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Dalam waktu sore Dr Kemp sedang duduk di ruang kerjanya di koridor pada bukit menghadap Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.I början av kvällen då Dr Kemp satt i sitt arbetsrum i Belvedere på kullen med utsikt över kardborre.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.In den frühen Abendstunden Dr. Kemp war in seinem Arbeitszimmer im Belvedere sitzt auf dem Hügel Klette.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.In de vroege avond tijd Dr Kemp zat in zijn studie in het Belvedere op de heuvel met uitzicht op Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Na początku czasu wieczorem dr Kemp siedział w swoim gabinecie w Belwederze wzgórzu łopianu.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.V podvečer čas Dr Kemp sedel vo svojej pracovni v Belvederu na kopec s výhľadom na lopúcha.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Στις αρχές του χρόνου το βράδυ ο Δρ Kemp καθόταν στο γραφείο του στο Belvedere στην στο λόφο με θέα Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В началото на вечерно време д-р Кемп беше седнал в своето изследване в Белведере на хълм с изглед от репей.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В раннее время вечером доктор Кемп сидел в своем кабинете в бельведер на холме лопуха.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.У ранній час ввечері доктор Кемп сидів у своєму кабінеті в бельведер на пагорбі лопуха.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduEn el momento en la tarde el doctor Kemp estaba sentado en su estudio en el mirador de
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduNel tempo prima serata il dottor Kemp era seduto nel suo studio nel belvedere sul
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu이른 저녁 시간에 박사 켐프에 The Belvedere는 자신의 연구에 앉아 있었는데
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod