Ana içeriğe geç
Sözlük

saatlerinde ile cümle

saatlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.В течение месяца Рамадан запрещено публично есть, пить или курить между восходом и закатом.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Из-за непогоды все смогли возвратиться только 8 мая.
Akşam yemeği günün ana öğünü olup genellikle akşam üzeri veya akşam saatlerinde yenir.Ужин: Ужин — последний приём пищи в конце дня, как правило вечером или ночью.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.У неё была привычка вставать рано.
Öğle saatlerinde damat ve arkadaşları bahçede masa hazırlar.После обеда хозяева и гости пошли гулять в сад.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Ранним утром 6 марта мексиканская армия пошла на штурм Аламо.
Taarruz akşam saatlerinde yenilenmiş fakat yine sonuçsuz kalmıştı.Мюррей проснулась в 3:00 ночи и почувствовала что-то неладное.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Музей открыт ежедневно с 9 до 17 часов.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Со следующего дня он перестал выезжать из дому совсем.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.В остальное время они оставались спокойными.
Eskişehir ikliminden farklı olarak akşam ve gece saatlerinde hava daha soğuktur.А поэтому, несмотря на высокую температуру воздуха, утром и вечером относительно прохладно.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Она очень ленивая и любит отдыхать дома, играть в видео-игры, есть и спать.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.В среду после обеда занятий нет.
Bu iki döngü günümüzde geceyarısı ve öğle saatlerinde başlayan 12 saatlik iki periyota dönüştü.В середине 1990-х программа выходила 2 раза в день утром и ночью.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.بدأت الأحداث في اليوم التالي في ساعات مبكرة من الصباح.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.يعود هو من الخارج عند منتصف الليل.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.وقد استمرت معركة القصر حتى استسلم الحرس الملكي في صباح اليوم التالي.
Akşam saatlerinde Linz'e vardı.وهناك في الناووس عند الليل.
Öğle saatlerinde 174.187 مطلع الفجر.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.ولكن في الوقت الحالي فإنها تغلق أبوابها في وقت مبكر من المساء.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.ومعظم أوقاته شغلها بالكتب قراءة ونسخا.
Hikâye Savannah eyaletinin Georgia şehrinde öğle saatlerinde başlar.A história começa por volta do meio-dia em Savannah, na Geórgia.
O gecenin ilerleyen saatlerinde, birkaç yerel sporcu yenildi, ancak yine de göz göremiyorlardı.Mais tarde naquela noite, derrotaram alguns atletas locais, mas ainda não parecem estar observando os olhos.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.De madrugada, a multidão entrou no palácio.
26 Nisan sabahının erken saatlerinde Refior, Weidling'in karargahı Bendlerblock'da kısa bir uykudan uyandı.Na manhã de 26 de abril, Refior foi acordado enquanto dormia no Quartel-general de Weidling, o Bendlerblock.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.No meio da noite, a nossa atitude mudou completamente.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Cesaro ve Sheamus, Kıtalararası Şampiyonluğu maçına karıştı.Mais tarde naquela noite, Cesaro e Sheamus se envolveram na luta pelo Campeonato Intercontinental.
1925 - Sürrealistlerin ilk sergisi, Paris Galerie Pierre'de gece yarısı saatlerinde ziyarete açıldı.1925 - Participa da primeira exposição dos surrealistas na Galeria Pierre em Paris.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.Em 15 de março de 1939, as tropas alemãs invadiram a Boêmia e a Morávia.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.Depois ocorreu novamente o mesmo que tinha ocorrido durante a madrugada.
NET Foundation, o yılın ilerleyen saatlerinde Windows Live Writer'in açık kaynaklı bir çatalını ilan etti.Ainda no mesmo ano, a.NET Foundation anunciou uma fork de código aberto do Windows Live Writer.
Son saatlerinde karısı Magda Goebbels önce altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü.No fim da guerra, Magda matou seus seis filhos com Goebbels.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Ele é viciado em videojogos e em dormir.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Nas primeiras horas da manhã do dia 6 de março, o exército mexicano avançou para o Álamo.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Entre Abril e Setembro, o museu encontra-se aberto entre as 10 e as 17 horas.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.Ele morreu nas primeiras horas da manhã de 29 de julho de 1890.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Sempre que há um problema, aparece na hora certa.
Müze, Pazartesi hariç her gün 10.00-18:00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.O Museu permanece aberto diariamente das 10 às 18 horas.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Aos domingos é celebrada missa ao meio-dia.
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Ivan e Ieda foram levados naquela madrugada para o mesmo destino em carros distintos.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Rond de middag arriveerde Longstreet op het slagveld en stelde zich aan Jacksons rechterflank op.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.In de week is het museum open van 10 uur tot 19 uur.
Café tipi dükkânlar sabahın erken saatlerinde kapılarını açarak kahvaltı servisi yaparlar.De vele cafés daar sluiten pas in de vroege uurtjes hun deuren.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Woensdagmiddag is het kindermiddag.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Als voorbeeld moet men een tekenfilm niet om 22:00 uitzenden.
Günün ilerleyen saatlerinde top atışı yeniden başlamıştı.Langs het volledige front begonnen de vuurgevechten opnieuw.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.De volgende dag vertrok hij al terug naar huis.
O günün ilerleyen saatlerinde Dostler, 135.Hij stierf in de vroege uren van 13 oktober 54.
Polis sabah erken saatlerinde göstericilerin hazırladığı barikatları aşarak Taksim Meydanına geldi.Hij heeft gisterochtend op zijn vrije dag vrijwillig de rechtszitting tegen de kunstdieven bijgewoond.
Yatılı olan öğrenciler etüt saatlerinde çalışmalarına aralıksız devam ederler.Gedurende de TTO opleiding gaan de leerlingen één keer op werkweek naar het buitenland.
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.Spośród nich tylko jeden – tortury w noc przed ukrzyżowaniem – są spoza Ewangelii.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.W połowie wieczoru, nasze nastawienie kompletnie się zmieniło.
Akşam ve gece saatlerinde ava çıkarlar.Poluje wieczorem i wczesną nocą.
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.Należy ją odmówić po zmroku, lecz nie później niż o północy.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Zmarł we wczesnych godzinach wieczornych.
Özellikle güneşin batmaya yakın saatlerinde daha da belirginleşmektedir.Wzmaga się zwłaszcza o wschodzie słońca.
Akşam saatlerinde Linz'e vardı.Odwiedził Argosa w nocy.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Nad ranem do pałacu wkroczyły siły lądowe.
Öğle yemeği, öğle saatlerinde yenilen, genellikle günün ikinci öğünü olarak tercih edilen yemek.Śniadanie – pierwszy posiłek dnia, najczęściej spożywany w godzinach porannych.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Do samego Cchinwali wojska rosyjskie weszły dopiero wieczorem 8 sierpnia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod