Gece saatlerinde Türkiye'deki tüm camilerde sela okundu.At night, it was dark everywhere in Suzhou.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.Responsibilities Percy has to spend the night at Tidmouth Sheds.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.Events quickly begin to happen early the next morning.
Ramazan ayı boyunca her iftar akşam saatlerinde tüm erkekler bir evde toplanıp iftar ederler.During the holy month, Ramadan, in ICC people gather for iftar every evening.
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Pedro died in the early afternoon of the same day.
Gece yapılan çekimler akşam saatlerinde, öğleden sonra 5'ten sabah 5'e kadar sürmüştür.The stand-off lasted from 11 o'clock in the morning till 5 o'clock in the afternoon.
Pazar günü öğle saatlerinde gelin getirilmesi ile eğlence sona erer.It closes with a final address Sunday at noon.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.His show features the 12 O' Clock Movie Match.
Günün belirli saatlerinde herkes saraya girebilir ve bahçesinde gezinebilir.Soon enough, they are allowed to spend whole days out in the gardens.
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.[Narrator]
Sabahın erken saatlerinde rağmen, temiz hava, kısmen sıcaklığı ile renklendirilmiş.In spite of the early morning, the fresh air was partly tinged with warmth.
Ama aynı zamanda, sorun şu ki fotosentez sadece gündüz saatlerinde meydana gelebilir.But at the same time, the problem is that photosynthesis can only occur during the daytime.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Even during rush hour, it goes virtually unused.
Umarım, günün ilerleyen saatlerinde belki bir iki şey paylaşabiliriz.But I hope maybe we can share one or two things as the day progresses.
İşte, çıkarıp buraya koyacağım, akşamın ilerleyen saatlerinde siz ...Here, I'm going to put it out there, later on tonight, and
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Earlier that day, I noticed some bruises on his face when he came from school.
Benimle öğle yemeğinde, iş saatlerinden sonra görüşemiyorsun. Ne yapmamı istiyorsun?You cannot meet me at lunch, after work hours, what do you want me to do?
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.WlLD STRAWBERRlES In the early hours of June 1st, I had a weird and very unpleasant dream.
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.How could you go to the bank when you were at work?
Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl.Stand up for the service of prayer at the two ends of day and the first watch of night.
Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl.Stand up for the service of prayer at the two ends of day and the first watch of night.
Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl!Stand up for the service of prayer at the two ends of day and the first watch of night.
Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl.Stand up for the service of prayer at the two ends of day and the first watch of night.
Sadece çalışma saatlerinde@ info: whatsthisOnly during working time
Alarm çalışma saatlerinde asla gösterilmezThe alarm will never occur during working hours
Boc, aynı günün erken saatlerinde istifasını sunmuştu.Boc submitted his resignation earlier that day.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde, elçilik personeli de benzer bir teklifte bulundu.Later in the day, embassy personnel made a similar offer.
Pek çok kişi plajlara, sıcağın o kadar etkili olmadığı sabah saatlerinde gitmeyi tercih ediyor.Many are visiting the beaches in the morning before the heat drives them inside.
Günün ilerleyen saatlerinde Tadiç, Karadağ Başbakanı Milo Cukanoviç ile bir araya geldi.Later in the day, Tadic met with Montenegrin Prime Minister Milo Djukanovic.
Öğle saatlerinde Veliko Tarnovo'ya vardık.We reached Veliko Tarnovo around noon.
Dalın ağaçtan Noel Arifesinin erken saatlerinde kesilmesi gerekir.It has to be cut from the tree early on Christmas Eve.
Olayın ilk saatlerinde yaralanma bildirilmedi.There were no immediate reports of injuries.
Kosova Başbakanı Haşim Taçi, hükümetini Cuma günü öğlen saatlerinde olağanüstü toplantıya çağırdı.Kosovo Prime Minister Hashim Thaci called an extraordinary meeting of his government at noon Friday.
Wagner 23 Temmuz 1944'te öğle saatlerinde kendi kafasına sıkarak intihar etti.He committed suicide by shooting himself in the head at noon on 23 July 1944.
O gecenin ilerleyen saatlerinde Fridolin önemli bir hastanın ölüm yatağına çağrılır.Later that night, Fridolin is called to the deathbed of an important patient.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde Kesha, single'ın 24 Ekim'de yayımlanacağını doğruladı.Later the same day, Kesha confirmed the single would be released on October 24.
Sabah sefası çiçekleri sabahın erken saatlerinde çiçek açar.Most morning glory flowers unravel into full bloom in the early morning.
Günün ilerleyen saatlerinde bazı yetişkinler de yorgunluk ve susuzluktan bayılmaya başladı.Later in the day, some adults also started to faint from fatigue and thirst.
O günün ilerleyen saatlerinde Cumhurbaşkanı, Gürcistan'ın tamamında olağanüstü hal ilan etti.Later that day, the President declared a state of emergency in the whole country of Georgia.
Ayrıca gece saatlerinde fabrikaların çalıştırılmasına yardımcı olduğu da bildiriliyor. [1]It is also reported to help running mills during night hours.[8]
Sabahın erken saatlerinde işe başlar ve genellikle saat 2'ye kadar çalışırdı.She starts work in the early morning and generally works until 2 pm.
Hava korsanı günün ilerleyen saatlerinde teslim oldu.The hijacker surrendered later in the day.
Lumir o gecenin ilerleyen saatlerinde annesinin kitabını okur.Later that night, Lumir reads her mother's book.
23 Mart 1857 sabahının erken saatlerinde, L'Angelier arsenik zehirlenmesinden öldü.Early on the morning of 23 March 1857, L'Angelier died from arsenic poisoning.
Hesperus, akşam saatlerinde Venüs gezegeni olan "akşam yıldızı" kavramının kişileştirilmesidir.Hesperus is the personification of the "evening star", the planet Venus in the evening.
Festival öğle saatlerinde açılmakta ve gece yarısı sona ermektedir.The festival opens at midday and closes at midnight.
O günün ilerleyen saatlerinde Nadine, ekstratropikal bir alçak basınç alanına geçti.Later that day, Nadine transitioned into a extratropical low pressure area.
O günün ilerleyen saatlerinde, depresyon derin konveksiyona kavuşmaya başladı.Later that day, the depression began to regain deep convection.
Raisi, akşam saatlerinde görevdeki Cumhurbaşkanı Ruhani'den bir tebrik mesajı aldı. [1]Raisi received a congratulatory visit in the evening from the incumbent President Rouhani.[103]
Dev su samuru gündüzcül bir türdür, yalnızca gündüz saatlerinde aktiftir.The giant otter is diurnal, being active exclusively during daylight hours.
Akşamın ilerleyen saatlerinde dergilerdeki makaleleri okurdu..He would read articles in journals later in the evening.
O sabahın ilerleyen saatlerinde Rus kuvvetleri, Belarus'tan kuzeye doğru Ukrayna sınırını geçti.Later that morning, Russian forces crossed the border into Ukraine from Belarus to the north.
Akşam saatlerinde PorubaPoruba in the evening
O yılın ilerleyen saatlerinde Taylor, etiket derleme albümü Cruel Summer'a katkıda bulundu.Later that year, Taylor contributed to her labels compilation album, Cruel Summer.
"Ancak günün geç saatlerinde yapılan güçlü bir saldırı onlara zor kazanılmış bir zafer kazandırdı."But a strong attack made late in the day gave them a hard-won victory.
Uçuşun beş ila yedinci saatlerinden itibaren uzay aracından gelen canlılık göstergesi kalmamıştı.Nach etwa fünf bis sieben Stunden Flugzeit wurden vom Raumflugkörper keine Lebenszeichen mehr übermittelt.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.Später am Abend besiegte Reigns Samoa Joe und Strowman in einem Triple-Threat-Match.
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.Sie sind abends und nachts aktiv.
Özellikle iş çıkış saatlerinde cadde yoğunluğa sahne olmaktadır.Inzwischen häufen sich insbesondere zu Stoßzeiten die Staus auf der Straße.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.Am folgenden Tag beginnen die Messen am frühen Morgen.