Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlamak ile cümle

sağlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kadın tarihinin yazılmasını sağlamak.תוכנית בהיסטוריה של נשים.
Şu an sadece Rus Uzay Ajansı bu servisi sağlamaktadır.תוכנית החלל הרוסית מספקת כיום את שירותי הטיסה.
İnzibatların başlıca görevi ordudaki düzeni sağlamaktır.תפקידיה העיקריים כוללים: סיוע לצבא.
Ancak doğa koşullarında bunu sağlamak çok zordur.מסיבה זאת קשה מאוד לצפות בו בטבע.
Üretim kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini sağlamak için çabalamıştır.הגדלת היכולת של הארגון לייצר ללקוחותיו עונג (delight).
Kuyruk havada kalır ve dengeyi sağlamak için kullanılır.האוויר הדחוס נשמר במיכל עד לשימוש בו.
En yakın arkadaşı Weasel'a danıştıktan sonra, Wilson iyileşmeyi sağlamak için Ajax'ı izlemeye başlar.לאחר התייעצות עם ג'ק האמר, חברו הטוב, וילסון מחליט לצוד את אייאקס ולהכריח אותו לרפא אותו.
Bu, akılda kalıcılığı ve sürekliliği sağlamak içindir.זאת בעקבות אמינותה ונוחות תחזוקה.
Ayrıca, Asuan Barajı'nı bitirip, ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak istiyordu.וכל מה שהוא יכל עתה לעשות היה לדאוג למצב הפנימי, לחזק את הכלכלה של המדינה.
Delphi ve D dilleri dinamik dizi kullanımı sağlamaktadır.Delphi и D изпълняват динамичния масив на основен език.
Eyaletin en önemli görevi Alpler üzerinde bulunan geçitlerin iletişim güvenliğini sağlamaktı.В Античността, най-важното задължение на провинцията е пазене на съобщенията през алпийските проходи.
IHRA Holokost ile ilgili projelere finansal destek sağlamaktadır.Tor проектът е осигурявал финансова подкрепа на разработчиците.
Europeana farklı kültürel ve tarihsel miras enstitülerinden farklı türde içeriğe erişim imkanı sağlamaktadır.Europeana предоставя достъп до различни видове съдържание от различни видове културни институции.
Tarım ve hayvancılık mahalle halkının geçimini sağlamaktadır.Земеделието и риболовът не са преставали да бъдат препитанието на тукашното население.
Geleneksel olarak, şarap şişelerine kapanmayı sağlamak için bir mantar kullanılır.Капачките за бутилки обикновено се използват за затваряне на газирани напитки.
Eğitimsel ölçmelerin amacı ölçülmesi amaçlanan öğrenme yapılarının görgül kestirimlerini sağlamaktır.Процесът на измерване на степента на постигане на очакваните учебни резултати.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Осигурява мрежова сигурност.
Baronun, ailesinin ve konseyin güvenliğini sağlamaktadır.Беят гарантирал за сигурността на семейството и имота му.
Ayrıca diğer hizmetler sağlamaktadır.Обаче, интернет предоставя и други услуги.
Ülke içinde düzen ve güvenliği sağlamak.В страната се възцарява спокойствие и порядък.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Необходима е по-нататъшна работа, за да се гарантира сигурността на пациентите.
Bu görevde yeni keşfettiği melezleri kampa ulaştırmayı sağlamaktadır.Това му позволява да остави дълбок отпечатък върху тази нова военна единица.
Açıklamanın amacı bu anlamayı sağlamaktır.Така разбирането е средство за обяснение.
Asıl amaçları, insan ömrünü uzatmak ve daha sağlıklı bir yaşam sağlamaktır.Според нея функцията на държавата е да осигури оцеляването на хората и по-задоволителен живот.
Asıl amaç kullanıcıların daha az sayıda hesap bilgisi akılda tutmalarını sağlamaktır.Това позволява на потребителя да разглежда информация по почти неограничен брой начини.
Ayrıca savunma kolaylıkları da sağlamaktadır.Също така те допринасят да подобряването на сигурността.
İnsana fayda sağlamak.Предназначението на човека.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Основната цел на ЕСЦБ е да поддържа ценовата стабилност.
Kılın büyümesine izin vererek onu düz uzamasına sağlamak.Те решават да го отгледат въпреки физическото му състояние.
Burada asıl amaç köyde yaşayan gençlerin spor yapmasını sağlamaktır.Допринесъл за развитието на спорта в селото.
Bu özelliği sayesinde sıva yapılmasına imkan sağlamaktadır.По този начин се удостоверява неговата самоличност.
Ayrıca futbolcuların iç mekanda ısınmasını sağlamak amacıyla ısınma koridorları bulunmaktadır.Осигурени са и площи за разгрявка на състезателите.
Her Gürcü ve Kıpçak ailesi, orduya bir asker, bir at ve bir silah sağlamakla yükümlü tutuldu.Svaka gruzijska i kipčačka obitelj bila je prisiljena dati jednog vojnika s konjem i oružjem.
Bankanın faaliyetinin amacı, aynı zamanda banka ve ödeme sistemlerinin istikrarını ve gelişmesini sağlamaktır.Cilj je i osigurati stabilnost i razvoj bankarskih i platnih sustava.
Aynı zamanda ısı ve ses izolasyonu sağlamaktadırlar.Uz to, imala je zvučnu i toplinsku izolaciju.
Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.Svrha ove stanice bila je omogućiti veliki i naseljivi znanstveni laboratorij u svemiru.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Osnovni cilj HNB-a jest održavanje stabilnosti cijena.
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Prijelaz indicira promjenu stanja i opisan je uvjetom koji treba biti zadovoljen da bi se prijelaz omogućio.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Dobro liječenje poboljšati će kvalitetu života i produžiti život pacijenta.
Bu, akılda kalıcılığı ve sürekliliği sağlamak içindir.To traži vještinu i izdržljivost.
Harry bebekken Harry'nin güvenliğini sağlamak amacıyla, Albus Dumbledore Dursley'lere teslim etmiştir.Kako bi osigurao njegovu sigurnost, Albus Dumbledore Harryja je još kao bebu povjerio na skrb Dursleyjevima.
Google Scholar bu hizmeti ücretsiz olarak sağlamaktadır.Google Scholar također novija baza podataka koja omogućava besplatan pristup bazama.
Yazlık sitelerin bulunduğu bu mahallede birçok otel turistlere konaklama imkanı sağlamaktadır.U gradu su brojni hoteli u kojima ljeti odsjedaju Ruski turisti.
Bu da, ekonomik olarak güçlü kalmalarını sağlamaktadır.Dio ih je postao gospodarski vrlo jak.
BTR-80’ne göre zırhı özelliği geliştirilen araç 14.5 mm kalibrelik silahlara kadar koruma sağlamaktadır.U usporedbi sa BTR-80 oklopna zaštita je povećana i daje zaštitu od udara 14,5 mm metka u prednji dio vozila.
2000 yıllarında başında havalandırma, ışıklandırma ve ses düzeni sağlamak için elektrik bağlantısı yapıldı.Ranih 2000-ih uvedena je električna energija radi pokretanja ventilatora, svjetala i razglasa.
Baraj yıllık 60 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.Kokoš godišnje snese 160 svijetlosmeđih jaja.
Kavram bütünlüğü sağlamak açısından yaygın olarak HIV/AIDS birleşik terimi kullanılır.Kao prelazni oblik preporučen je prijelazni oblik HIV/AIDS.
1965'ten bu yana tarımda verimliliği sağlamak için özel bir çaba harcanırdı.Tek od 1935. godine uspjeli su nešto konkretno poduzeti.
Nükleer enerjili gemiler ve deniz altılar türbinlere buhar sağlamak için nükleer reaktör kullanır.I proizvodnja nuklearnog oružja i pomorski reaktori zahtjevaju koncentrirane izotope.
2003'ten beri Türkiye, Avrupa Kolordusu'na askerî personel sağlamakta ve AB Savaş Grupları'nda yer almaktadır.Od roku 2003 dodáva Turecko vojenský personál pre Eurocorps a zúčastňuje sa na iniciatíve EU Battlegroups.
Ticarette, ağırlıklar ve ölçüler adil ve şeffaflık sağlamak adına her zaman hükumet kontrolündedir.V obchode váhy a miery zvyčajne podliehajú vládnej regulácii, aby sa zaistila spravodlivosť a transparentnosť.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Cenovo skoro najvýhodnejší spôsob výroby ocele pre veľké množstvá.
Ek gelir sağlamak fabrikada işe girdi.Spomína si, ako vstúpil do obchodu.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Cieľom je udržať čo najlepšiu priechodnosť dýchacích ciest a zlepšenie kvality života pacienta.
Göl çevresi yaz aylarında da kamp sporuna olanak sağlamaktadır.V letných mesiacoch ponúka jazero možnosť kúpania a vodných športov.
Kurum, yerel yönetimlerin planlama çalışmalarına teknik destek sağlamaktadır.MOV tiež poskytuje miestnym organizačným výborom technickú pomoc prostredníctvom svojich programov.
61 şirketi ile yurtiçinde 5 binin üzerinde, yurtdışında ise 700'den fazla kişiye istihdam sağlamaktadır.Známych je jeho viac ako 65 citácií doma a 26 v zahraničí.
Açıklamanın amacı bu anlamayı sağlamaktır.Logika sa usiluje o zreteľnosť týchto pojmov.
Baraj yıllık 0,5 hm³ su sağlamaktadır.Ročne unáša 5,5 Mt pevných usadenín.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sağlamak ile cümle - Sayfa 27 - sağlamak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App