Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlamak ile cümle

sağlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eyaletin en önemli görevi Alpler üzerinde bulunan geçitlerin iletişim güvenliğini sağlamaktı.Importantă a fost mai ales pentru asigurarea siguranței comunicațiilor peste trecătorile alpine.
Ron Howard da filmin bilimsel gerçekliğe daha uygun olmasını sağlamak için CERN ile bir araya geldi.Ron Howaed s-a întâlnit cu CERN pentru a face filmul mai corect științific.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Structura bisericii este destinată unei acustici bune.
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxProbabil această agresivitate este explicată prin sărăcia în hrană a regiunii. ^ Fox, Sue.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.În perioada predinastică, ei au stabilit comerțul cu Nubia pentru a obține aur și tămâie.
Bunları besin sağlamak ve kendini savunmak için kullanır.Ei îi mușcă doar pentru a se apăra.
Europeana farklı kültürel ve tarihsel miras enstitülerinden farklı türde içeriğe erişim imkanı sağlamaktadır.Europeana oferă acces la diferite tipuri de conținut din diverse instituții deținătoare de patrimoniu.
Basiliscus impartorluğa geçtiğinden beri Monofizit doktrinlerine destek sağlamaktaydı.De la începutul domniei, Basiliskos a dat susținere monofiziților.
Birleşik Krallık'taki Türkler, iki ülke arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlamaktadırlar.Dialogul politic favorabil între cele două țări are un impact pozitiv asupra cooperării economice.
Halkın da % 80'i de geçimini bu sanatlardan sağlamaktadır.80% din fete îl purtau în numele propriu.
Amacı, halka ucuz eğlence sağlamaktı.Pentru ei, aceasta este o formă ieftină de divertisment.
Osmanlıların bütün Doğu Anadolu bölgesinde güvenliği sağlamak için yeterli güçleri yoktu.Turcii nu mai dispuneau de suficiente resurse umane în regiune pentru ca să poată apăra tot estul Anatoliei.
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır.E interesant de menționat faptul că țăranii trebuiau să cultive orez în mod obligatoriu.
Bizans donanmasına deniz askeri sağlamaktaydı.Koslinski lucrarea Avem nevoie de Marină Militară?
Tarih boyunca eğitimin ana amacı, kültürün tüm nesillere yayılmasını sağlamaktı.Planul inițial țintea să ofere mediului rural toate avantajele epocii moderne.
Kadın tarihinin yazılmasını sağlamak.Introducere în filozofia istoriei.
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Obiectivul principal al Băncii Greciei este de a asigura stabilitatea prețurilor în Grecia.
Orkestranın finansmanını Berlin şehri ve sponsoru Deutsche Bank sağlamaktadır.Fondurile organizației provin de la orașul Berlin în parteneriat cu Deutsche Bank.
Yılda 12 m³ içme-kullanma suyu sağlamaktadır.Circa 200 km³ de apă se evaporă anual.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Utilizări ale radiolocației.
Devlet ile toplum arasında iletişim ve irtibatı sağlamakla görevlidir.Scopul organizației este asigurarea comunicării și cooperării între statele reprezentate.
Kont Wurm'ü oğlunun kendisini görmesini sağlamak için görevlendirir.El vrea să se răzbune pe Contele Rugen pentru uciderea tatălui său.
Kuleler rakip takım oyuncularının kendilerini savunmaları için büyük avantaj sağlamaktadır.Oponent al flotelor masive, există câteva avantaje pentru a fi un jucător defensiv.
Bacalar yapım kolaylığı sağlamak için açılmıştır.Mecanicile de condus au fost refăcute pentru a fi mai accesibile.
LinguaLeo hızlı öğrenme için geliştirilmiş eğitim materyalleri sağlamaktadır.Tammet poate învăța limbi străine foarte repede.
Fizyolojik olarak, beynin fonksiyonu vücudun diğer organlarının merkezi kontrolünü sağlamaktır.Creierul este centrul de control al întregului organism.
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Putea lua rapid hotărâri.
Imatra Barajı da şehrin ekonomisinde katkı sağlamaktadır.Almohazii și-au adus și ei contribuția la frumusețea orașului.
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.Apărarea mediului înconjurător.
Bu gözlük paralel evrenler arasındaki boşluktan geçenlerin de anlaşılmasına olanak sağlamaktadır.Acestea se explică tot prin universurile paralele.
Onun teoriyi anlamasını sağlamak imkansızdır.Este imposibil să îl fac să înțeleagă teoria.
Koşullara uyum sağlamak zorundasın.Trebuie să te adaptezi la circumstanțe.
Yılda 125 hm³ içme suyu sağlamaktadır.125), mely ugyanoda hozott vizet.
Olası CO2 depolama rezervuarları, pek çok kriteri sağlamak zorundadır.A veszélyes hulladékok elhelyezésére szánt lerakónak számos kritériumnak kell megfelelnie.
Bunları besin sağlamak ve kendini savunmak için kullanır.Ezt úgy teszi, hogy sajátjává tesz és használ dolgokat.
Bu esneklik, Lucene APIsinin dosya biçiminden bağımsız olmasını sağlamaktadır.Ez a rugalmasság biztosítja, hogy a Lucene API független legyen a fájlformátumtól.
Ayrıca diğer hizmetler sağlamaktadır.Bevezetnek-e újabb szolgáltatásokat?
1217 yılında destek kuvvet sağlamak için Fransa’ya dönmek ister.1217 februárjában Lajos erősítésért visszatért Franciaországba.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Az épület kiváló akusztikával büszkélkedik.
Avrupa'ya yapılan gezinin temel amacı denize erişim sağlamaktı.Az európai út elsődleges célja az volt, hogy Etiópiának kijárást szerezzen a tengerre.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.A nyúlgát újbóli megerősítésével sikerült megoldani, hogy ne történjen nagyobb baj.
MÖ 12 yılında Kral Herod oyunların sürekliliğini sağlamak için finansal destek verdi.12-ben Nagy Heródes anyagilag támogatta az olümpiai játékokat, hogy segítse a jövőbeli fennmaradását.
Sağlık alanında her türlü bilgi sağlamak, tavsiyelerde bulunmak ve yardımlar yapmak.De sokan jöttek hozzá is tanácsért, útmutatásért, segítségért.
Yarış modunda bir push-to-pass butonu ilave elektrik güç sağlamak için kullanılabilir.Egy verseny során egy gombnyomás alatt aktiválhatjuk a Power Up-okat.
İnsana fayda sağlamak.Emberi fogyasztásra alkalmas.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra hızla büyüyen Japonya ekonomisi de bu ülkeye olumlu bir imaj sağlamaktadır.A második világháborúból feléledő Japán gazdasága gyors fejlődésnek indult.
Bunu sağlamak için geceli gündüzlü çalışmış, sağlığını ve hayatını yitirmiştir.Naponta több kilométert futott, az egészséges életmód és táplálkozás is foglalkoztatta.
Mısır'da asayişi sağlamakla görevlendirildi ve kendisine Mısır Beylerbeyi unvanı verildi.Feladata a közrend biztosítása volt, megkapta az egyiptomi beglerbég címet.
Köy halkı geçimini önemli oranda dokumacılıktan sağlamaktadır.A falu lakói sorra meggyőződnek a meglepő tényről.
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Ezért gyorsan kellett dönteniük.
Kalp pilinin amacı yeterli kalp atış hızını sağlamaktır.A szívciklus frekvenciája a szívritmus.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.A sugárfertőzés megtestesítője.
Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve "id"in bazı isteklerine izin vermektir.A NASA-nak tehát „kötelessége” bizonyos információk visszatartása.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Pisztollyal fenyegeti az utasokat, hogy rendet tartson.
Düzeltici kontroller: İstenilmeyen sonuçların düzeltilmesini sağlamak için geliştirilen önlemlerdir.Javítás: Növeljük a folyamat hatékonyságát azzal, hogy véglegesen beépítjük az azonosított javításokat.
Festivalin temel amacı değişik ülkelerden müzisyenler arasında kültürel iletişim sağlamaktır.A rendezvény egyik alapgondolata, hogy különböző országok, kultúrák fiataljai cserélhessenek eszmét.
12 kişilik yönetim kurulu strateji belirleme ve kontrolleri sağlamakla görevlendirildi.Az alapító 12 parancsolatot fogalmazott meg és ezek megtartását követelte.
Göl çevresi yaz aylarında da kamp sporuna olanak sağlamaktadır.A tavon nyáridőben sporthorgászatot lehet űzni.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.A KBER elsődleges célja az árstabilitás fenntartása.
Kitabevi üst katında gezginler için geçici kalacak yer de sağlamaktadır.Ugyanez az elv érvényesül, mikor utasoknak építünk megállót.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod