Tatarlarının görevi, devletle ordu arasındaki haberleşmeyi sağlamaktır.От командующего получил задачу: обеспечить связью армию.
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Они употребляются в прошедшем времени в инфинитиве (совершенного и несовершенного вида).
Riya için namaz kılmak, iyi insan gibi görünerek çıkar sağlamak da şirktir.После этого человека просят, чтобы он проверил не стало ли ему лучше, после молитвы.
Bunlara gelir sağlamak için de akar ve nakit vakıfları tahsis etmişti.Драгоценности и деньги, конечно же, необходимо было сдавать.
Bu özellikler şamana kolaylık sağlamaktadır.Ведь из них легко сделать обезьян.
Ama bir koşulla: Böylece sonunda gerçekten anlaşılmasını sağlamak adına” der.Он настаивал, что «þ» — это верное произношение для тех, кто заботится о своей речи и полностью понимает её.
Bir bölgeyi girişe ve çıkışa kapatmak ve kontrolü sağlamaktır.Их можно получить, захватывая и удерживая контрольные точки.
Yüksek transfer hızını koruyarak gecikme sürelerini kısaltmayı sağlamaktadır.Сумматор с ускоренным переносом может уменьшить задержку.
Şirket yaklaşık 113.000 kişiye istihdam sağlamakta ve yaklaşık 180 ülkede etkinlik göstermektedir.Группа обслуживает около 30 млн туристов, работает в 180 странах.
Hizmetleri bulundurmak ve teslimini sağlamak.Покупали и сдавали.
Bu yıllarda geçimini sağlamak için restoranlarda bulaşıkçılık yaptı.Он пишет о еде, которую они должны были есть в течение последних нескольких дней.
Cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğü sağlamak için kullanılırlar.Из-за одинаковой тематики и оформления их легко перепутать.
Onun sonraki hedefi imparatorluğun kalıtsal yolla geçmesini sağlamaktı.Тогда он позволил своему посланнику наконец открыть истинную цель миссии.
Bu yerine koyma, tersine çevrilebilirliği (dolayısıyla şifre çözme) sağlamak için bire bir olmalıdır.Пусть он не ищет этого; ибо одним лишь этим он может отпасть от сего.
EFTA, üye devletlere ticaret liberalizasyonu sağlamaktadır.Главная цель САДК — либерализация торговых связей стран-членов.
Yılda 10 hm³ içme suyu temin edilmesini sağlamaktadır.Раз в 10 дней сообщают о расходовании шёлка.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Единственный способ это сделать был только потратив их последние жизни.
Jon Snow, savaşın ertesi günü Duvar'ın kuzeyine doğru gider ve Mance Rayder ile barış sağlamak ister.Утром Джон говорит Сэму, что пойдёт на северную сторону Стены, чтобы найти и убить Манса.
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Доктор понимает, что это альтернативная реальность и нужно изменить её.
Bu Amara yüzüğü, vampirlerin güneş altında dolaşabilmelerini sağlamaktadır.Кроме того, ещё можно отметить светолюбов — вампиров, способных находиться на солнце.
İmparatorluk mali otoritelerine fon sağlamak için müracaat etmesini yasakladı.Императорский декрет запрещал ханьцам селиться там.
Başta ÜZÜM olmak üzere köylüler yazlık ve kışlık sebzecilik yaparak geçimlerini sağlamaktadır.Крестьяне стремятся непременно сжечь все сенокосные угодья, осенью или весной.
Ona göre bu tutum, Miletlilerin tümüyle ayaklanmaya katılmasını sağlamak içindi.Они полагали, что он тот, кому суждено объединить враждующие Гильдии.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Основное назначение TFTP — обеспечение простоты реализации клиента.
Ayrıca savunma kolaylıkları da sağlamaktadır.Кроме того, их было трудно оборонять.
Sunucu kiralama ve kiralık sunucu hizmetini veri merkezleri sağlamaktadır.Служба поиска по объявлениям о продаже и сдаче в аренду жилой недвижимости.
Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek.Мониторинг и контролировать сетевой трафик.
Bu görevlerinin yanı sıra normal polislik görevlerini de (asayiş) sağlamakla yükümlüdürler.Её дополнительной обязанностью было выполнение задач обычной железнодорожной полиции.
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Мы поспешили выполнить эту волю.
Dövüşçü, uzayan ayak ve kolları ile uzak dövüşte avantaj sağlamaktadır.Она оказывается очень хорошей платформой, прежде всего для ударов руками или ногами с дальней дистанции.
Web servis kurulumu sağlamak (WSDL kullanılarak ya da kullanılmadan).Полезные утилиты для веб-камеры (неопр.).
Bağbaşı Yaylası'na ulaşım sağlamaktadır.Они приходят в комнату связи.
Amacı, öncelikli olarak öğretilerin sözlü aktarımında yanlışların yaşanmamasını sağlamaktır.Примечательно, что учитель не предстает перед нами непогрешимым.
Bu durum, alanda kalabalık kuş topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.Можно сказать, что и сейчас многие жители выращивают этих птиц.
Buna ek olarak SimilarWeb verilerini API formunda sağlamaktadır.Кроме того, SimilarWeb предоставляет свои данные в форме API.
Diğer taraftan, insan vücudunu taklit etmeye çalışmak onu daha iyi anlamayı sağlamaktadır.على الجانب الآخر ، تؤدي محاولة محاكاة جسم الإنسان إلى فهم أفضل له.
Kadın tarihinin yazılmasını sağlamak.والتأكد من كتابة تاريخ المرأة.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.ومن الأفضل أن نترك نصف الشعب يموت حتى يأكل النصف الآخر ملء طاقته."
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.زيادة انتشار تسوية الدولة للتقدم الإقتصادي وبخاصة الوصول إلى المناطق المتقدمة إلى حد ما.
Web sitesinin amacı bütün pikselleri satmak ve böylece sahibine bir milyon dolarlık bir gelir sağlamaktı.كان الهدف من الموقع بيع كل البكسلات في الصورة، مما يعطي صاحبه دخل مليون دولار أمريكي.
Şu an sadece Rus Uzay Ajansı bu servisi sağlamaktadır.ووكالة الفضاء الروسية هي الوحيدة التي تقدّم هذه الخدمة إلى وقتنا هذا.
İsviçre'nin bütünlüğü ve tarafsızlığını sağlamak amacıyla bugüne kadar üç genel seferberlik ilan edildi.تم الإعلان عن ثلاثة تحركات عامة لضمان نزاهة وحيادية سويسرا.
Hayati öneme sahip bu bölgenin güvenliğini sağlamak için, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir.يجب أن نعمل بأقصى جهدنا ونظهر أفضل ماعندنا للحفاظ على أمن هذه المنطقة غاية الأهمية.
Ülke içinde düzen ve güvenliği sağlamak.للحفاظ على النظام والأمن داخل البلاد.
Geleneksel olarak, şarap şişelerine kapanmayı sağlamak için bir mantar kullanılır.وغالبًا، يتم استخدام الفلين لإحكام إغلاق زجاجات النبيذ.
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.الحفاظ على الأمن الداخلي للبلد.
Her Gürcü ve Kıpçak ailesi, orduya bir asker, bir at ve bir silah sağlamakla yükümlü tutuldu.فهم محاربون لا يملك الفرد منهم سوى حصانه ودرعه وسلاحه.
Lübnan topraklarında yabancıların kontrolünü sağlamak.مراقبة الأجانب على الأراضي اللبنانية.
Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek.عناية وصيانة الطرقات السيارة.
İsrail’deki Arap vatandaşlar, hem İbrani hem de Arap sinema ve tiyatrolarına katkı sağlamaktadır.ساهم المواطنين العرب في إسرائيل مساهمات كبيرة باللغتين العبرية والعربية في السينما والمسرح.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.وتوفير أيضاً إعادة تدوير البطاريات التي لا تزال تمثل مشكلة كامنة.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.أجاب الملك بأنه سيوف يقوم بكل ما يستطيعه لتلبية تلك الطلبات.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.عندما فقط وعد المهدي بدفع 120،000 ريال لهم انسحبوا.
Tonozlarında testiler bulunup, bunların amacı akustiği sağlamaktır.بينما الشرطة يحاولون ان يحمونها لجعلها دليل.
Amaç onlarla kolay irtibat kurulması ve vergi toplanmasında kolaylık sağlamaktı.الخصائص المشتركة تجعل من السهل على التواصل وإنشاء علاقة.
Düşük gerilimli dağıtımını sağlamak için ise bazı yalıtkanlar kullanılabilir ama genellikle çıplaklardır.والموصلات ذات الجهود المنخفضة المستخدمة في التوزيع قد يكون لها بعض العزل ولكن غالبا ما تكون عارية أيضا .
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır."وبالنظر للمزارعين في غانا فقد اعتادوا على العيش من زراعة الأرز.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.وبدأت التجارة مع النوبة في عصر ما قبل الأسر، لجلب على الذهب والبخور.
1954'te MAN, üç araçlık birimine dönüşüm sağlamak için ek bir iki merkez araç daha sundu.وفي عام 1954 استوردت اخرى ليصبح عدد السيارات اثنتين.
Fermanın amacı, Osmanlı tebaası arasında eşitlik sağlamaktır.و غرض هذا الفرمان هو تحقيق المُساواة بين الطبقات العثمانية.