sağlıklı ile cümle
sağlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oğulları: a) Kayı: Sağlıklı, katı anlamındadır.他是樺山忠助的次子,樺山善久之孫。
Saray yetkilisi bebeği "Ufak ama tam anlamıyla sağlıklı bir arşidüşes" diye tarif etti.一位大臣是这样描述这个新生儿的:“一位娇小但完全健康的女大公。
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.這些症狀可能輕微,也可能嚴重,在健康女性身上會持續平均六天,恥骨與下背部可能會出現些疼痛感。
Bernie sağlıklı bir cinsel hayatı sever ve her romanında en az bir kadınla birlikte olur.柏尼享受健康的性生活,平均每本書中都有至少一位的性伴侶,不過倒是沒有固定女友。
Hastalıktan korunma yolları arasında sigarayı bırakma ve sağlıklı beslenme sayılabilir.預防食道癌的方式則包括戒菸與健康飲食。
Bu yöntem pek sağlıklı değildir.很多都不太健康。
HIV sağlıklı deriden geçmez.彭越称病不从。
'Cosby' ile savaşmayız, biz sadece sağlıklı reytingler elde etmek istiyoruz.沒有任何慾望,純粹協助Caster取得聖杯。
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.這些角突在不同的個體間大小不一。
Sağlıklı bir makaroni pengueni bir yumurtlama döneminde iki yumurta bırakır.一個保存完好的中華龍鳥化石,在兩條輸卵管中有兩顆未生的蛋。
Hatta bazı fotoğraflarda sağlıklı gözlerin kırmızı olmalarının nedeni kan renginin yansımasıdır.另外在虛構故事中,成為吸血鬼的人類眼睛色彩也會變成紅色。
Sağlıklı ve aktiftir.被动和主动的。
Medina'nin oğlu sağlıklı büyüdü ve 40 yaşındayken 1979 yılında öldü.海拉尔多健康長大,但在1979年死於骨髓相關的疾病,得年40歲。
Çocukluğunda oldukça sağlıklı olsa da Aralık 1984'te şiddetli zatürre hastalığına yakalandı.그의 어린 시절의 대부분은 건강했지만, 그는 1984년 12월 폐렴으로 매우 아팠다.
Ne kadar sağlıklı?어떤 질환인가요?
Oğulları: a) Kayı: Sağlıklı, katı anlamındadır.예(預)의 아들이며 재상을 지낸 최유선(崔惟善)의 외손자이다.
Genel olarak, Pomeranian sağlam, sağlıklı bir köpek ırkıdır.대체로 포메라니안은 튼튼하고 건강한 개이다.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.배의 수리와 건조에 세네 달이 걸렸다.
Ve doktorlar yanıldılar, Brenna her bebek gibi sağlıklı çıktı, bir tek her şeyden çabuk korkuyordu.노발리스의 형제들은 대체로 병약하여, 한 명을 제외하고는 모두 모친보다 일찍 세상을 떠났다.
Sağlıklı ve temiz resif akvaryumlarda sıkça bulunur.사초속과 등심초속의 식물들은 초원에서 종종 발견된다.
Buğulama sırasında yağ kullanma zorunluğu olmadığı için sağlıklı bir yemek pişirme yöntemidir.볶음 : 물기가 없이 기름에 볶아야 하는 요리에는 뚝배기를 사용하지 않는 것이 좋다.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.먹이를 구할 수 없는 겨울에 먹기 위해, 여름에 식물을 모아서 바위밑에 저장하는데 대부분의 시간을 보낸다.
Bu sorunların sağlıklı bir şekilde çözülebilmesi için pek çok bilim dalının verilerine ihtiyaç duyulur.이러한 문제를 해결하기 위해 몇몇의 물리학자들이 매달리게 되었다.
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.이를 곁에서 본 강희제가 사냥에는 언제나 윤진을 데리고 나갔다고 한다.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.덕분에 식물들이 빽빽하게 자라게 된다.
Fakat yapılan çalışmalar sağlıklı bir kişide böyle bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur.이 물질은 의도한 것과는 달리 피부병에 어떤 효능이 있다는 사실을 밝혀내지 못하였다.
Ne kadar sağlıklı?בריאה מהי?
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.ללמד את הילדים להיות בריאים.
Bir testin özgüllüğünün %100 olması, testin sağlıklı insanların hepsini doğru tanımlayabildiğini gösterir.אם סגוליות בדיקה מסוימת היא 1 (כלומר, 100%), הבדיקה תזהה את כל האנשים הבריאים כבריאים.
Bu nedenle sağlıklıdır.העיקר הוא שהם בריאים.
Okulda çok başarılı bir öğrenci olan Kozak, uzun yaşamasının sırrını sağlıklı hayat tarzına bağlamıştı.בית הספר לכמרים בקירקיובור היה ברמה גבוהה, שכן מאוחר יותר תואר סבר כמי שזכה לחינוך טוב מאוד.
Sağlıklı okyanus ekosistemleri aynı zamanda iklim değişikliğini azaltmak için önemlidir.שמירה על האוקיינוסים עוזרת בהסתגלות שינוי האקלים.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.במהלך ששת החודשים ממלאים אנשי הצוות בתחנה את החללית בפסולת.
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.כמו כן, עליהן להימנע גם מאכילת בשר שאינו מבושל די הצורך.
Hasta sağlıklı gibi görünüyordu.החולה נראָה בריא.
Hasta sağlıklı gibi görünüyordu.החולה נראתה בריאה.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Диагнозата при млади и здрави жени може да се основава и само на симптомите.
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.Тези симптоми варират от леки до сериозни и при здрави жени продължават средно шест дни.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Ако обаче, жената е здрава и пред менопауза не се счита за усложнен.
Sağlıklı hale getir: Alanı temiz tut.Полейте добре, поставете на сенчесто място, и поддържайте почвата влажна.
Sağlıklı ve aktiftir.Издръжлива и активна.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Мин вижда, че ще се родят здрави.
Sağlıklı yetişkinlerde sigara, pnömokok pnömonisinin tek en büyük risk faktörü olarak görülmektedir.Пушенето се оказва единственият най-мощен рисков фактор за пневмококова пневмония при иначе здрави възрастни.
Ve, sonuç olarak, kişi fiziksel, akılsal ve duygusal olarak da sağlıklı hale gelir.А според тях човек е щастлив, ако е физически здрав и нравствено извисен.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Стилът му е перфектен и високо естетичен."
Asıl amaçları, insan ömrünü uzatmak ve daha sağlıklı bir yaşam sağlamaktır.Според нея функцията на държавата е да осигури оцеляването на хората и по-задоволителен живот.
Ve doktorlar yanıldılar, Brenna her bebek gibi sağlıklı çıktı, bir tek her şeyden çabuk korkuyordu.Бен и Вивиън научават, че едно от бебетата се развива по-бързо и може да се роди по всяко време.
Tenis oynamak sağlıklıdır.Играенето на тенис е здравословно.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.Здрав човек не знае стойността на здравето.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Dijagnoza u mladih zdravih žena može se postaviti i samo na temelju simptoma.
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.Ovi simptomi mogu varirati od blagih do teških, a u inače zdravih žena traju u prosjeku šest dana.
Diş implantlarının uzun dönem başarısının ön şartları sağlıklı kemik ve dişetidir.Preduvjeti za dugoročni uspjeh oseointegracije dentalnih implantata su zdrava kost i gingiva.
Kültürdeki mikroorganizmalar sağlıklı bir organizmaya nakledildiğinde hastalığa yol açmalıdır.Kultivirani mikroorganizam može uzrokovati bolest nakon što se uvede u zdrav organizam.
Sağlıklı hale getir: Alanı temiz tut.Seiso ⇒ Držite vaše radno mjesto čistitm !
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Dobro liječenje poboljšati će kvalitetu života i produžiti život pacijenta.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Ali ... demokracijski, sad je puno zdravije."
Sağlıklı yetişkin bireylerin birkaç doğal avcısı vardır.Odrasli plijenori imaju vrlo malo prirodnih neprijatelja.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.Dnevni unos ovisi o ljudskoj prehrani.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.Kao jedini vođe s preostalim narodom bili su franjevci.
Bu dekoratif şekilleri takanların tüm yıl boyunca güçlü ve sağlıklı olacağına inanılır.Vjeruje se da onaj tko ga nosi da će biti zdrav i snažan cijele nadolazeće godine.