sağlıklı ile cümle

sağlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi durum daha sağlıklı, eskisinden daha demokratik." şeklinde ifade etmiştir.Ale... teraz je to v skutočnosti oveľa zdravšie a demokratickejšie ako predtým.
Hasta hayvanlar sağlıklılardan ayrılır.Prevencia spočíva v oddelení chorých zvierat od zdravých.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.Jedinou konštantnou osobou v skupine zostával Young.
Sağlıklı yetişkin bireylerin birkaç doğal avcısı vardır.Dospelé jedince nemajú v prírode veľa prirodzených predátorov.
Sağlıklı insanlar için en büyük tehlike, hastalardır.U rizikových pacientov je nevyhnutná hospitalizácia.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.Cieľom je udržať čo najlepšiu priechodnosť dýchacích ciest a zlepšenie kvality života pacienta.
Vergi denetimi, sağlıklı işleyen bir vergi sisteminin sağlanması açısından önem arz etmektedir.Snaží sa zaviesť rozsiahle sociálne zabezpečenie, ktoré vedie k vysokému zdaneniu príjmov.
'Cosby' ile savaşmayız, biz sadece sağlıklı reytingler elde etmek istiyoruz.Nemôžeme tvrdiť, že len prostredníctvom jogy dosiahneme dobré zdravie.
Bu döneme dair yazdıkları dikkate değer: "Sağlıklı bir atmosfer, güzel bir yöre.O tejto stoličke sa vyjadril, že je to: „Dôležitá stolička, elegantná a drahá.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Ani počas zimných mesiacov voda nezamŕzala a neustále sa z nej parilo.
Belli miktarda sebum salgısı sağlıklı bir cilt için çok gereklidir.Aby bolo zabezpečené úspešné opelenie, je nutný vysoký počet peľových zŕn.
Eğer kişi sağlıklı ise bu rakamlar değişmez.Ak je rovná 1, tak veľkosť populácie sa nemení.
2. \:To Slovensko naše posiaľ tvrdo spalo.:\ (Slovakya'mız şimdiye kadar sağlıklı bir şekilde uyudu.)2. \:To Slovensko naše posiaľ tvrdo spalo.:\
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.Ti simptomi se lahko blagi, pa tudi hudi, in pri zdravih ženskah trajajo povprečno šest dni.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Žrtev gre v posteljo in zaspi, zdrava kot riba.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.V nasprotnem primeru, če je ženska zdrava in če ni v menopavzi, gre za enostaven primer.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Od takrat naprej pa so otroci rasli močni in zdravi.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Diagnoza pri zdravih mladih ženskah lahko temelji zgolj na bolezenskih znakih.
Bir testin özgüllüğünün %100 olması, testin sağlıklı insanların hepsini doğru tanımlayabildiğini gösterir.Točnost 100 % pomeni, da so pri testu vsi bolni in zdravi ljudje poistoveteni pravilno.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Telesna dejavnost pomaga tudi pri lažjem spanju.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Pozimi naj bo zmerno vlažna, torej jo občasno zalijmo in odvečno vodo odlijemo.
Ekmeğin sağlıklı beslenme açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir.Se počutite bolj samozavestni, ko jeste zdravo hrano?
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Jis užtikrino, kad vaikai gerai augtų sveiki.
İki güçlü delikanlı tarafından kaçırılarak sağlıklı ve başarılı bir yaşam sürdürülmesi dileğiyle dağıtılır.Kartą du jauni, tvirti vyrai ryžosi laimę pabandyti.
İyi sağlık durumu : İnsanların sağlaıklı olması sağlanmalı ve her yaşta sağlıklı olmak desteklenmelidir.Gera sveikata: Užtikrinti galimybę gyventi sveikai ir skatinti visų ir visų amžiaus grupių žmonių gerovę.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Jie vykdavo vieną kartą metuose, paprastai žiemos mėnesiais, kad ilgiau išsilaikytų skrodžiami kūnai.
Bu dekoratif şekilleri takanların tüm yıl boyunca güçlü ve sağlıklı olacağına inanılır.Tikima, kad jei per Užgavėnes gerai ir sočiai valgysi, būsi sotus ir stiprus visus metus.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Jeigu žmogus sveria 80 kg, tai jam būtų rekomenduojama suvalgyti 64 gramų baltymų per dieną.
800 - 1000 yılları arasında yaşanan olaylar hakkında sağlıklı herhangi bir bilgi mevcut değildir.Dažnai pasitaiko gyvenančių iki 800-1000 metų, yra žinomas 1460 metų turintis medis.
Manzara ve sağlıklı iklim, turistleri çeken bir unsurdur.Saulė ir švelnus klimatas traukia turistus.
Ancak bu verilerin sağlıklı olmadığı düşünülmektedir.Skaičiai nebūtinai turi būti sveikieji.
Fakat yapılan çalışmalar sağlıklı bir kişide böyle bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur.Taip buvo įrodyta, kad tokia gyvybė ne tokia efektyvi.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Terved inimesed kasutavad elu jooksul erinevaid kaitsemehhanisme.
Orada yaşayanlar sonsuza dek genç, sağlıklı ve mutlu kalır.Inimesed tahavad olla igavesti noored ja terved.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Tänulikud inimesed magavad paremini.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.Pardal oli ka poole aasta jagu toidu- ja joogivarusid.
Eğer kişi sağlıklı ise bu rakamlar değişmez.Kui iive on null, siis rahvastik ei muutu.
İyi şartlar altında sağlıklı bir dişi tapir her iki yılda bir yavrulayabilir.Heades tingimustes võib emane taapir poegida üle aasta.
Theoden, hükümdarlığının erken dönemlerinde güçlü, sağlıklı ve çok etkileyici bir kraldı.Oma valitsemisaja alguses oli Theoden väga võimas ja elujõuline valitseja.
Genel olarak, Pomeranian sağlam, sağlıklı bir köpek ırkıdır.Üldiselt on kääbusspits vastupidav ja terve koer.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Lapsed pidid siis kosuma ja terveks saama.
Saray yetkilisi bebeği "Ufak ama tam anlamıyla sağlıklı bir arşidüşes" diye tarif etti.Õukondlased nimetasid Mariat väikeseks, kuid terveks printsessiks.
Sağlıklı yaşam için yapılan spor insan sağlığını tehdit etmemelidir.Kiire arstiabi saamisel ei ole haigus eluohtlik.
Sağlıklı bir insanın vücudundaki her hücrede 46 tane kromozom vardır.Näiteks inimese somaatilistes ehk keharakkudes on 46 kromosoomi.
Sağlıklı koşullarda çalışılmadığından şikayet edince buradan da kovulmuştur.Oma tervisliku seisukorra tõttu ei saadetud teda rindele ning talle anti kontoritööd.
150 kadar bir defada... ...belirtisiydi... ...çok çok sağlıklı,çok güçlü bir sistemin.한 번에 약 150마리 정도를 봤습니다. 이것은 이곳의 생태계가 아주 매우 많이 건강하게 유지 되고 있다는 뜻이지요.
150 kadar bir defada... ...belirtisiydi... ...çok çok sağlıklı,çok güçlü bir sistemin.lo que indica un sistema muy, muy saludable, muy fuerte.
150 kadar bir defada... ...belirtisiydi... ...çok çok sağlıklı,çok güçlü bir sistemin.עד 150 כרישים בבת אחת, וזה מראה על מערכת מאד מאד בריאה וחזקה.
150 kadar bir defada... ...belirtisiydi... ...çok çok sağlıklı,çok güçlü bir sistemin.ما يصل إلى 150 قرش في نفس الوقت، مما يشير إلى مدى صحة و قوة هذا النظام البيئي.
150 kadar bir defada... ...belirtisiydi... ...çok çok sağlıklı,çok güçlü bir sistemin.これは 非常に健康で強力な生態系であることを 示しています だから私は
20 sene daha sağlıklı kalın.Mantenham-se saudáveis por 20 anos.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.그렇다면, 150 세 혹은 300 세 까지 사는 것이 가능한 세상을 보게 될 것입니다.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Als u gezond kan blijven voor 20 jaar, wordt u 150 jaar oud, misschien 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Dacă puteţi să vă menţineţi sănătoşi în următorii 20 de ani, veţi apuca să trăiţi 150 de ani, poate 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Jeśli będziecie zdrowi przez następne 20 lat, to dożyjecie 150, a może nawet 300 lat.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Se puderem manter-se saudáveis por 20 anos, chegarão aos 150, talvez aos 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Se rimarrete sani per 20 anni, ne vedrete altri 150 e forse 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Si pueden mantenerse sanos por 20 años, vivirán 150 o talvez 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Si vous y arrivez, vous atteindrez l'âge de 150, voire 300 ans.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Εάν το καταφέρετε αυτό, θα φτάσετε σε ηλικία 150 ή ακόμα και 300ων ετών.

İlgili Sayfalar