sağlıklı ile cümle

sağlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yavrulama yaptırılacak kuşların aktif ve sağlıklı oldukları belirlenmelidir.Näyttelyyn osallistuvan kissan on oltava terve ja rokotettu.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Kuolemista todennäköisempää on kuljettajan nukahtaminen.
Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır.Omaa kieltään puhuvia komipermjakkeja on noin 152 000 henkeä.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.Se saa siis kasvit kasvamaan paremmin.
Göçük altından kurtulan kişi başta sağlıklı gözükebilir.Ulkopuolisille hän vaikuttaa vielä terveeltä.
Protokolün şifreleme açısından sağlıklı olduğu sonucuna vardılar.Päätöksen mukaan seremonia sopii hyvin kastetoimituksen yhteyteen.
Sağlıklı yemek yiyorlar.He syövät terveellisiä ruokia.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Το θύμα πηγαίνει στο κρεβάτι και κοιμάται με καλή υγεία.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.Αυτή η λειτουργία φαίνεται να είναι μικρής συχνότητας σε υγιή άτομα.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Η διάγνωση σε νεαρές υγιείς γυναίκες μπορεί να βασιστεί εξολοκλήρου στη συμπτωματολογία.
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.Οι επιζήσαντες επισημαίνουν ότι η επιβίωσή τους εξαρτιόταν πάντοτε από τη βοήθεια άλλων.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.Τους πρώτους έξι μήνες υπηρέτησε στο πλοίο “Ντβίνα”.
Ancak sağlıklı istatistikler yoktur.Δεν υπάρχουν πουθενά ασφαλή στατιστικά στοιχεία.
Kültürdeki mikroorganizmalar sağlıklı bir organizmaya nakledildiğinde hastalığa yol açmalıdır.Den kultiverede mikroorganisme bør forårsage sygdom, når den introduceres i en rask organisme.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Unge, raske kvinder kan diagnosticeres på symptomerne alene.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Sibbern var både legemlig og åndelig en særdeles sund natur.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.Den har en forkærlighed for menneskekød.
Ne kadar sağlıklı?Hva er helse?
"İyi olmak, mutlu ve sağlıklı olmak" anlamlarına gelir.«Heil og sæl» betyr «frisk og lykkelig».
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Helselaget arbeidet med tiltak for bedre helse og trivsel i nærmiljøet.
Vergi denetimi, sağlıklı işleyen bir vergi sisteminin sağlanması açısından önem arz etmektedir.Endelig er det et uttalt mål at skattesystemet skal sikre effektiv ressursutnyttelse.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Orang yang sehat biasa menggunakan berbagai mekanisme pertahanan selama hidupnya.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Anggur (wine) umumnya memabukkan dan juga dianggap sebagai pilihan yang sehat dan paling bergengsi.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Sebaliknya bila seorang perempuan sehat dan belum menopause maka kasus dianggap sederhana.
Ama bu süreç, sağlıklı yürümüyor..." ^Dan, tentunya, ia sangat mengabaikan kesehatannya ..."
Medina'nin oğlu sağlıklı büyüdü ve 40 yaşındayken 1979 yılında öldü.Ia bertumbuh sehat dan meninggal pada tahun 1979 dengan umur 40 tahun.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Orang tua mengharapkan anak laki-lakinya tumbuh sehat dan kuat.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.Dan satu-satunya temannya yang berwujud manusia adalah Robin.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.Sepuluh panakawan lainnya beramah tamah bersama para opsir di atas dek kapal.
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Generasi mendatang berhak atas lingkungan hidup yang baik dan sehat.
Bu sayede sağlıklı hücrelerin zarar görmesi büyük bir ölçüde önlenmiş olur.Sayangnya bagaimanapun, beberapa sel sehat masih akan rusak.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Para penderita bersiap ke tempat tidur dan istirahat dalam kondisi kesehatan yang baik.
Cristian Marino sağlıklı yaşamayı seviyor ve amatör düzeyde yüzmeyi seviyor.Cristian Marino menyukai hidup sehat dan suka berenang di level amatir.
İyi sağlık durumu : İnsanların sağlaıklı olması sağlanmalı ve her yaşta sağlıklı olmak desteklenmelidir.Sức khỏe tốt: Đảm bảo cuộc sống khỏe mạnh và nâng cao điều kiện sống cho mọi lứa tuổi.
Klasik mangal kömürleri halen en sağlıklı kömürdür.Cacbon điôxít là chất tải nhiệt dạng khí phố biến nhất.
93 Harbi sonrası yerleşim daha da sağlıklıdır.Khoảng tết năm 393, Diêu Trường bị ốm nặng.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.U nang buồng trứng nhỏ rất phổ biến ở phụ nữ khỏe mạnh.
Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına sekte vurabilir.Điều này có thể dẫn đến các vấn đề trong quan hệ xã hội với người khác.
Ama bu süreç, sağlıklı yürümüyor..." ^Tình thế lúc ấy, thật là tiến thoái lưỡng nan..."
Bu yöntem pek sağlıklı değildir.Tuy nhiên, tình hình các bệnh này không quá nghiêm trọng.
Her iki elin en dış tarafında bulunan parmaklar, sağlıklı bir insanda en küçük el parmaklarıdır.Ngón tay út hay ngắn gọn là ngón út là ngón tay ngắn nhất trên bàn tay.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Chẩn đoán ở phụ nữ trẻ khỏe mạnh có thể dựa vào các triệu chứng đơn thuần như trên.
Yine de, haftada en az 4 saat egzersiz yapanlar, günde 4 saatten az oturanlar kadar sağlıklıdır.しかし、週に少なくとも4時間の運動をする人は、1日に4時間未満しか座らない人と同じくらいに健康である。
Medina'nin oğlu sağlıklı büyüdü ve 40 yaşındayken 1979 yılında öldü.彼女の息子は健康に育ったが、1979年、40歳のときに亡くなった。
Oğulları: a) Kayı: Sağlıklı, katı anlamındadır.難産の子は健やかに育つ」と祝辞を述べる。
Bu yöntem pek sağlıklı değildir.そんなの健康的じゃないだろ。
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.こうして人間の生命を吸った樹木子は、いつまでもみずみずしい姿を保っているのだという。
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.優しい両親に育てられ、健やかに育った。
Gelus "Misa oldukça sağlıklı görünüyor.ルルドゥサウルスは非常に重そうな体格であった。
Eğer kişi sağlıklı ise bu rakamlar değişmez.変身しても体格が変わらなかった。
Kurama göre duygular için sağlıklı ve sağlıksız olmak bir ayrım yapılmaktadır.個人の主観によって健全と非健全の定義は異なる。
Yaşamımdaki dram bitti; artık sağlıklı ve mutlu bir hayatım var." demiştir.最期に「さて、楽しい一生だった Well, I've had a happy life.」と言い残したという。
Sağlığı bozulmuş olan bireyi sağlıklı duruma kavuşturma amacıyla yapılan tıbbi işlemler bütünüdür.ストレス社会に苦しむ人々を救う、全く新しい癒し系番組。
Sağlıklı hale getir: Alanı temiz tut.患部を清潔に保つ。
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.特に冬の期間に発生し易いヒートショックを防ぎ、快適な入浴を支援する暖房である。
HIV sağlıklı deriden geçmez.不衛生なまま放置する。
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.一時に6隻が船台に乗っていることもあった。
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.主用途は健康食品など。
İtalyanlar bu peynirin çok sağlıklı olduğuna inandıkları için bebeklerin mamasına katarlar.犬はお産が軽く安産であるという伝承から、犬を縁起物として扱っている。
Tenis oynamak sağlıklıdır.テニスをする事は健康によい。

İlgili Sayfalar