sağlık ile cümle

sağlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Neyden sağlıklı bir ses çıkarılması bu çalgıya yeni başlayan birinin karşılaşacağı ilk engeldir.Als Erstbegeher einer Freikletter-Route gilt, wer diese als erster Rotpunkt durchsteigt.
Bu, sağlık kriziyle ilgili halk eğitimine katkıda bulunur.Ein Beitrag zur Geschichte der öffentlichen Gesundheitsfürsorge.
Ağustos 1946'da yarbay rütbesinde iken sağlık nedenlerinden ötürü askerliği bıraktı.Im August 1944 schied er aus gesundheitlichen Gründen aus dem Militärdienst aus.
Sıhhiye Bölüğü, sağlık hizmetleri konusunda hizmet veren askeri birimdir.Ein Sanitätsoffizier ist ein Offizier, der im Sanitätswesen der Streitkräfte dient.
Ancak görevli ne bir hemşire ne de bir sağlık memuru veya doktoru vardır.Die Studenten wollen aber weder einen Krankenwagen noch die Polizei rufen.
Tıbbi hatalar genellikle, sağlık uygulamalarındaki insan hataları olarak tanımlanır.Menschenversuche werden allgemein als für den medizinischen Fortschritt notwendig erachtet.
İlçe Sağlık Merkezinde ise sadece 1 Şoför bulunmaktadır.Beim Riesenslalom startet jeweils nur ein Fahrer.
Bu kadar iyi sağlıkta olmamı ebevenylerime borçluyum.Je dois à mes parents d'être en aussi bonne santé.
Yüzü sağlıktan parlıyordu.Son visage rayonnait de santé.
Sağlık ve lezzet için!Pour la santé et le plaisir !
Sigara içmek sağlık için iyi değildir.Fumer n'est pas bon pour la santé.
İyi olmak için sağlık vazgeçilmezdir.La santé est indispensable au bien-être.
Spor, sağlıktır.Le sport, c'est la santé.
Dünyadaki sağlık öğrencilerinin ilk ortak sempozyumu 7-12 Kasım 2005 tarihinde Malta’da gerçekleşti.Le premier symposium commun aux étudiants en Santé du monde a eu lieu à Malte du 7 au 12 novembre 2005.
Dayanıklılık savaştan sonra tekrar kazanılmakla beraber, sağlık sadece dinlenerek kazanılabilir.Alors que l'endurance régénère après le combat, la santé ne peut être récupérée qu'en se reposant.
Sağlıklı hale getir: Alanı temiz tut.Seiso (briquer) : garder les lieux propres.
IPSF, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO ile resmi ilişkiler içindedir.RSF entretient des relations officielles avec l'UNESCO.
Ermenistan'ın sağlık sisteminin üçte ikisi Erivan'da yer almaktadır.Les deux tiers du système arménien de soins de santé sont centralisés à Erevan.
3 Kasım 1939 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı.Le 3 novembre 1939, il démissionne en raison de problèmes de santé.
Sağlıkta aile ödeneklerinin artmasını önermiştir.À la Santé, il propose d'augmenter les allocations familiales.
Sağlık ocağı bulunmakta fakat sağlık görevlisi mevcut değildir.Il retourne à l'infirmerie mais le médecin de garde est absent.
Sağlık ve veteriner hizmetlerini yürütmek.Des mesures sanitaires et vétérinaires.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.J'avais eu plusieurs problèmes de santé à l'époque.
Elde edilen sonuçlar sağlık kongrelerinde sunulmuş ve çeşitli mecralarda yayımlanmıştır.Les résultats sont publiés dans des revues médicales et présentés lors de congrès.
Özellikle de çocuklar için sağlık deposudur.En général, il s'agit d'un conseil de sécurité pour les enfants.
Sağlık ocağıve Cemevi vardır ancak sağlık evi yoktur.Les conditions de vie y sont déplorables, sans installations sanitaires.
1968 yılında seçildiği Dole belediye başkanlığını 1976 yılında sağlık nedenleriyle bırakmıştır.Maire de Dole depuis 1968, il démissionne pour raisons de santé en 1976.
Sağlık durumundan dolayı emekli oldu.Il prend sa retraite pour des raisons de santé.
Gerekçe olarak da sağlık problemleri gösterildi.À cela s'ajoutèrent des problèmes de santé.
Bununla birlikte, daha fazla sağlık sıkıntısı, 1961 ve 1962 başlarında revizyonları yavaşlattı.Toutefois, d'autres problèmes de santé vinrent perturber les dernières retouches en 1961 et début 1962.
Bu seçimden sonra Sağlık Bakanı oldu.Il devient à cette occasion ministre de la Santé.
Sağlıklı insanlar için en büyük tehlike, hastalardır.Les patients, des personnes en difficulté, sont vulnérables.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Cette structure sanitaire n’a jamais vu le jour.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Bien que malade, elle continue à écrire.
Ne kadar sağlıklı?How good is he?
Fakat 2000 yılından itibaren sağlık problemleri ciddileşti.À partir de 1900, ce dernier eut des problèmes de santé.
Sağlık ocağı vardır salı günleri Doktor bulunur.La mine de Rien est en possession de Mardi.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Le vin était largement consommé et était considéré comme une boisson prestigieuse et saine.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.Cette maladie concerne des individus de petite taille.
Sağlık ocağı vardır ama ebesi yoktur.Il a une cheminée mais n'a pas de fenêtre.
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Ceci pourrait avoir un effet indirect sur la santé humaine.
Sağlık ocağı yapılmıştır ve bünyesinde ambulans bulunmaktadır.Une infirmerie est aménagée, elle possède une ambulance hippomobile.
1912'de Kıbrıs'a geri döndü ve bir yıl sonra sağlık servisine katıldı.De retour à Munich en 1911, il obtient un poste en médecine un an plus tard.
Sağlık ocağı yoktur sağlık evi vardır, personel eksikliğinden dolayı atıl durumdadır.L'École navale exige une santé qu'il n'a pas, à cause d'une déficience cardiaque.
Sağlık evi mevcuttur (15 yataklı).Médecine femme: 15 lits.
Bu makale hastalık ve sağlık kavramları hakkındadır.Cet article est une ébauche concernant la médecine et la philosophie.
Dünya Sağlık Örgütü.Organisation mondiale de la santé.
2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.Elle a fait des consultations sur la lèpre dans l’Organisation mondiale de la santé jusqu'en 2006.
Tek Sağlık Girişimi, Tek Sağlık Komisyonuyla karıştırılmamalıdır.Ne doit pas être confondu avec Presidente Médici.
Her hafta düzenli olarak alınan su örnekleri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kontrol edilir.La qualité de l'eau est contrôlée par l'Agence Régionale de la santé tous les 15 jours.
1987'de sağlık nedenleriyle siyasetten çekildi.Elle quitte la direction du parti en 1987 pour des raisons de santé.
Sağlıklı ve aktiftir.Il est actif et militant.
1855 yılında görevini sağlık nedeniyle bıraktı.En 1855, il refusa le mandat pour des raisons de santé.
Bir süre özel sektör sağlık kurumlarında görev yaptı.Elle-même s'engage pendant un temps dans les services de santé.
Sağlık evi vardır ve bir görevli hemşiresi de mevcuttur.Il en est de même pour une infirmière qui y a son cabinet.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Dormir nous donne la santé.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Mais celle-ci dû partir pour des raisons de santé.
KHR'lerde en çok ele alınan konular sağlık ve güvenliktir.Les principaux produits de la gamme de DA sont dans le domaine du soin et de la santé.
Köyde okul mevcut değildir.Sağlık evi ve sağlık ocağı yoktur.La mairie n'est pas fonctionnelle, la présence médicale et les infrastructures scolaires insuffisantes.
Hapiste kötüleşen sağlık nedenlerinden dolayı serbest bırakıldı.Il fut relâché à cause de son mauvais état de santé.
İlgili Sayfalar