sağır ile cümle
sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşitme köpekleri veya işaret köpekleri: sağırlara ve işitme güçlüğü olanlara yardım ederler.Hearing dogs, or signal dogs, help the deaf and hard of hearing.
Kotsur, Phoenix Sağırlar Okulu'na gitti ve ilk kez orada oyunculukla ilgilenmeye başladı.Kotsur attended the Phoenix Day School for the Deaf, where he first became interested in acting.
Cyrano de Bergerac'de rol almak için 2012'de Sağır Batı Tiyatrosu'na katıldı. [3]He joined the Deaf West Theatre in 2012 for its production of Cyrano de Bergerac.[7]
Moen sağırdı ve konuşma bozukluğu vardı.Moen was deaf and had a severe speech impediment.
Sağır sultan bile duydu.Das pfeifen schon die Spatzen von den Dächern.
Ben sağırım.Ich bin taub.
Paulina sağır olmuştu.Paolo wurde verbittert.
Demet Sağıroğlu da bu kayıtları Fazıl Say'a dinletmiştir.Während sie dort warteten, hörten sie den Eindringling Verse aus dem Koran rezitieren.
Kendisine uygulanan işkence neticesinde sağır oldu.Darum verachte er den ihm auferlegten Bann.
O, hadisi “Sahihu'l-Cami üs-Sağir” kitabında da sahih hesap etmiştir.Sie wird anschließend in dem Buch Les Preuves (Die Beweise) veröffentlicht.
Sagir ; Küçük demektir.Denkmalwert: gering.
Uyguladığı şiddet o denli yoğundu ki küçük Bruno bir ara sağır olmuştu.Mitten im Fluss wurde der kleine Junge so drückend, dass Reprobus fast zusammenbrach.
Beren Saat kör, sağır ve dilsiz olan bir karakteri canlandırdı.Erziehung einer blind und taub Geborenen.
Shōya, sağır bir kız olan Shōko'ya başka okula transfer olmasına sebep olacak kadar zorbalık eder.Sie macht Shōko dafür verantwortlich, dass Shōya später von der übrigen Klasse schikaniert wurde.
Veya uzunca bir zaman sağır ve dilsiz dolaşır.Er ist lang und kurz bedornt oder ohne Dornen und lang verzweigt.
Bir süre sonra Sağır ifadesini değiştirdi.Sein Todesdatum wurde nachträglich verändert.
Operasyonda Sagir, Akif'in Polat'ın adamı olduğunu öğrenir.Genauer, Jamie will herausfinden, ob er mit dem Dichter Mangan verwandt ist.
Sağır mısın?Es-tu sourd ?
Sen sağır mısın nesin?T'es sourd ou quoi ?
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Les principales sont la surdité (14 %) et les troubles cognitifs (10 %).
İlk defa kasetler üzerine Fayza Ahmet ve Najat Al Sagira'nın şarkılarını kaydetti.Il a enregistré les chansons de Fayza Ahmed et Najat Al Saghira sur cassette pour la première fois.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken était partiellement sourd et utilisait une aide auditive.
Paulina sağır olmuştu.Pauline est désespérée.
O da sağırdı.Él también era sordo.
Sağır veya dilsiz misin?¿Eres sordo o mudo?
Sağır mısın ya da aptal mısın?¿Eres sordo o eres tonto?
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Era parcialmente sordo, y debía usar un aparato auditivo.
9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.De este modo, la novena sinfonía parece estar cubierta por la muerte.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2016. ^ "Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi".Consultado el 2 de marzo de 2017. «Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi».
"Silkelen!", Demet Sağıroğlu'nun 2009 yılında çıkartmış olduğu single'ıdır.¡Viva el sueño!, es un formato estadounidense creado por Univisión en el año 2009.
Enikler kör, sağır ve tamamen anneye bağımlı olarak doğar.Las crías al nacer son muy débiles, dependientes y necesitan toda la atención de su madre.
Okul hayatına Florida Sağır ve Körler Okulu'nda devam etmiştir.Escuela de Sordos y Ciegos de la Florida.
Mortimer bu başarıyı kısmen sağır durumdayken yakalamıştır.Después de este suceso Lucía queda en una suma depresión.
Gençlik yıllarından itibaren sağırdır.Era completamente sordo sin dalla adolescenza.
Biggs'in 13 yaşında iken işitme sorunları vardı ayrıca kısmen bir kulağı sağırdı.All'età di 13 anni divenne completamente sordo da un orecchio e parzialmente sordo dall'altro.
Paulina sağır olmuştu.Paola rimane sconvolta.
Sağır veya dilsiz misin?Ты глухой или немой?
Sağır değilim.Я не глухой.
Ben sağırım.Я глухой.
Sağır insanlar işaret dilinde sohbet edebilirler.Глухонемые могут общаться на языке жестов.
Kendisine uygulanan işkence neticesinde sağır oldu.Он стал свидетелем мучительной казни, которой был подвергнут его учитель.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Немного глуховат и пользуется слуховой трубкой.
Tanıdığı bütün insanlardan kaçıp vardığı yerde sağır taklidi yaparak bambaşka bir hayat sürecektir.Когда Пастух приходит к ней, то узнает от неё, что в нём сокрыто что-то могущественное.
Operasyonda Sagir, Akif'in Polat'ın adamı olduğunu öğrenir.Вскоре все зеки узнают, что Бёрк — полицейский.
Demet Sağıroğlu da bu kayıtları Fazıl Say'a dinletmiştir.فكتب عنهم وسمع منهم.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).المشاكل الرئيسية هي الصمم(في 14٪) وإعاقات عقلية أو جسدية (10%).
ŞEDİD ve Sagir'e destek vermiş, onlarla yaptığı görüşmelerle Sagir'e yardım dahi etmiştir.ولذا عرفه الناس وسموه (أبا المساكين) و(أبا اليتامى) لما له من أياد بضاء في مساعدتهم.
Sağır Sultan bile duydu.حتى لا يتذكره السلطان.
Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle sağır olur.يظهر بعد حرف مخفف بالصوت وُ.
O, hadisi “Sahihu'l-Cami üs-Sağir” kitabında da sahih hesap etmiştir.Na arca — narrado como uma escritura, com versículos.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Os principais problemas são perda auditiva (em 14%) e défice cognitivo (em 10%).
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.Eis as ideias com que se formou a escola conservadora.
Juan Pablo Bonet (1560-1620), sağırların eğitiminde öncülük etmiş İspanyol din adamı ve eğitimci.Juan Pablo Bonet (1573–1633) foi um padre espanhol, educador e pioneiro na educação de surdos.
Theodosios, sağır ve dilsizdi, Pers generali Şahrbaraz'ın kızı Nike ile evlendi.Teodósio, que era surdo-mudo, se casou com Nice, filha do general persa Sarbaro.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).De grootste problemen zijn doofheid (bij 14%) en cognitieve stoornissen (in 10%).
Sağır Sultan bile duydu.Ook de tughra van de sultan is afgebeeld.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Tegen zijn dood was hij bijna blind en gebruikte hij een gehoorapparaat.
Mortimer bu başarıyı kısmen sağır durumdayken yakalamıştır.Demeter stortte zich in een diep verdriet.
Sağır değilim.Ik ben niet doof.
Sen sağır mısın?Ben je doof?