sağır ile cümle

sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sağır mısın?Ben je doof?
Sen sağır mısın nesin?Ben je doof of zo?
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken częściowo nie słyszał i używał aparatu słuchowego.
Paulina sağır olmuştu.Paweł Spychała.
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.Organizowane są w nim „zielone szkoły”.
Kör ve sağır doğan Michelle ailesi tarafından anlaşılamamaktadır.Od lat nie są w stanie porozumieć się ze swoją głuchoniemą i niewidomą córeczką Michelle.
9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.Obóz pracy nr 101 powstał w Głubczycach.
O, hadisi “Sahihu'l-Cami üs-Sağir” kitabında da sahih hesap etmiştir.Guds Rättighet) nedtecknades av Bahá'u'lláh i Den Allra Heligaste Boken (Kitáb-i-Aqdas).
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).De huvudsakliga problemen är dövhet (hos 14 %) och kognitiv nedsättning (hos 10 %).
Eşi dört yaşından beri sağırdı.Hon har framträtt sedan 4 års ålder.
Yılanlar dış kulakları olmadığından uzun zaman sağır zannedilmiştir.Namnet syftar på att de saknar yttre öron.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Masterna föll vertikalt och ljudet kunde höras milsvitt.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2016. ^ "Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi".Процитовано 13 березня 2016. Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Основними проблемами є приглухуватість (у 14 %) та когнітивні розлади (у 10 %)..
Paulina sağır olmuştu.Павло Загребельний.
Bir süre sonra Sağır ifadesini değiştirdi.Пізніше він неодноразово змінював своє призначення.
Caminin tek büyük kubbesi sağırdır.По суті, весь каньйон — це один величезний рот.
İşaret dili: Sağır veya dilsizlerin kullandığı iletişim yöntemi.Перекладач є для обох глухих і чуючих осіб.
Sen sağır mısın?Ти глухий?
Sen sağır mısın?Ти глуха?
Sağır mısın?Ти глухий?
Sağır değilim.Я не глуха.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken byl částečně hluchý a používal naslouchátko.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Hlavními problémy jsou hluchota (ve 14 % případů) a poruchy kognitivních funkcí (v 10 % případů).
Okul hayatına Florida Sağır ve Körler Okulu'nda devam etmiştir.Stala se jí škola pro slepé a hluché ve floridském St.
Paulina sağır olmuştu.Pavela byl aktivní.
Kendisinin Larry-Steve adını verdiği sağır bir hayvan olan domuzu vardır.Má neslyšícího mazlíčka miniprasátko jménem Larry-Steve, což ji přimělo, aby se stala vegetariánem.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Problemele principale sunt reprezentate de surditate (14%) și tulburare cognitivă (10%).
Theodosios, sağır ve dilsizdi, Pers generali Şahrbaraz'ın kızı Nike ile evlendi.Theodosios, surdo-mut, căsătorit cu Nike, fiica generalului persan Shahrbaraz.
Paulina sağır olmuştu.Elena este devastată.
Sağır mısın ya da aptal mısın?Ești surd sau prost?
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).A fő panaszok a siketség (14%) és az értelmi fogyatékosság (10%).
Eşi dört yaşından beri sağırdı.Négyéves korától vak volt.
Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle sağır olur.Párzás után a tojó siránkozó hangokat hallat.
Eşi dört yaşından beri sağırdı.Hän sairastui polioon neljän vuoden ikäisenä.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Alice oli kuuro mutta kuuli päänsisäisiä ääniä.
Gençlik yıllarından itibaren sağırdır.Hänen vasen korvansa on ollut syntymästä saakka kuuro.
Paulina sağır olmuştu.Wetzell oli kuuro.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Τα κυριότερα προβλήματα είναι η κώφωση (στο 14%) και οι γνωστικές δυσλειτουργίες (στο 10%).
Kitâbu Duafâü's-Sagîr: Zayıf ravilerin hallerinden bahseder.Mindetavle for møllen Varden Mindetavle for varden
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.I forbindelse hermed blev etableret to "forberedende skoler".
Gençlik yıllarından itibaren sağırdır.Han har lige fra ungdomsårene været helt i top.
Okul hayatına Florida Sağır ve Körler Okulu'nda devam etmiştir.Han gikk på skole for døve og blinde.
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.Senere ble det også innrettet såkalte idiotskoler der.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Oransjebukpapegøye er høylytt, og skrikene kan høres godt.
Caminin tek büyük kubbesi sağırdır.På Fergeodden finnes Tjømes eneste dypvannskai.
Paulina sağır olmuştu.Paul Grøtvedt.
Özdemir Han, gerçek adı; Özdemir Han Sağırosmanoğlu, (d.Siapa pun yang mengenal kebenaran, itulah yang menjadi pertimbangannya."
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Masalah utamanya adalah tuli (terjadi pada 14% kasus) dan gangguan kognitif (terjadi pada 10% kasus).
Kitâbu Duafâü's-Sagîr: Zayıf ravilerin hallerinden bahseder.Karena itulah, Buya Hamka menyebut bahwa sifat rendah hati itu memiliki istilah lain, yakni tahu diri.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Rama merasa tertekan mendengar suara sumbang tersebut.
Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle sağır olur.Akhirnya, mereka ketahuan akibat suara bersin Gian.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2016. ^ "Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi".Truy cập 27 tháng 9 năm 2016. ^ “Eromanga Sensei Anime Casts Akane Fujita as Sagiri Izumi”.
Demet Sağıroğlu da bu kayıtları Fazıl Say'a dinletmiştir.鶯も居て話を聴いている」挿絵が付けられている(国会図書館所蔵)。
Kendisine uygulanan işkence neticesinde sağır oldu.逆に誹謗中傷を受けていた。
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).最も大きな問題は難聴 (14%に発現)および認知障害 (10%に発現)である。
Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle sağır olur.その後、鈴音によって倒される。
Eşi dört yaşından beri sağırdı.母みすは四歳のときに病死した。
Demet Sağıroğlu da bu kayıtları Fazıl Say'a dinletmiştir.吳興唐宜之,甫讀是經,不禁感泣。
Türkçede “Körler ve sağırlar birbirini ağırlar” sözü, büyük ihtimalle bu uygulamadan gelmiştir.在希臘,「敘利亞」和「亞述」這兩個概念幾乎可以互換使用。

İlgili Sayfalar