saçmalık ile cümle

saçmalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu saçmalık!It's bullshit!
O kadının tür "genç olanlardan hiçbir saçmalık durmak."She was the kind of woman who would "stand no nonsense from young ones."
Bitkiler büyümez, bütün bu saçmalıkları hala tartışıyoruz.A plant cannot grow, all that nonsense, still exists today.
Pek çok şey hakkında çok bir şey bilemeyeceğin için fikrinin temelindeki şey saçmalık.You can't know very much about everything and so your opinion relies on the base upon... bullshit
- Olacak. Saçmalıklarınız hakkında düşündüğüm bu.This is what I think of your shit, MK.
- Saçmalık.That's bullshit.
Bu ne biçim bir saçmalık?What is this nonsense?
"Ama bu saçmalıktır."But this is nonsense.
Ve tüm o soğuk füzyon saçmalıklarına rağmen masa üstünde füzyon yapamadığımızı görüyoruz.It turns out you can't do fusion on a table top despite all that cold fusion nonsense.
Prenses, bu saçmalığı dinlemeyin. saçmalık? hadi sudan bir yudum alsana !Princess, don't listen to this nonsense. Nonsense? You could have a sip of the Water first.
Hala bunun saçmalık olduğunu söyleyen bazı bilim adamları var.There are still some scientists who would say, hogwash.
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.Well, in my opinion, we went too far with this nonsense, and grading became degrading.
Nedir bu saçmalık?And where'd this come from?
Saçmalık !It's ridiculous!
"Ne saçmalık yapmak istediğimden emin değilim ve kafam karışık.""I feel confused and unsure of what the hell I want to do."
Yani gerçekten tam anlamıyla saçmalık.So it's just absolutely crazy. Here are shrimp boats employed.
Hepsini okudum ve tam bir saçmalıktı.And I read it, and it was just -- it was crap.
Bu saçmalık ve sen de delisin. Senin istediğin beni elleyip durmak.That's crap and you're crazy. you just want to feel me up.
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Oh dear, what nonsense I'm talking!'
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. ''Well, I never heard it before,' said the Mock Turtle; 'but it sounds uncommon nonsense.'
Ve siz de---çok büyük saçmalık aslında, değil mi?So you've -- it's crap, isn't it really? As we say.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.I don't know what we're doing, believing in all this nonsense over all these years.
Utanmadan bu tip saçmalıkları destekliyorlar, çünkü bu sponsorların hoşuna gidiyor.They shamelessly promote all kinds of nonsense of this sort because it pleases the sponsors.
Tanrım, ne büyük saçmalık?My God, what is all that nonsense about?
Bu yüzden, siz bizden bir B aldığınızda, B, makalenizin saçmalık olduğu anlamına gelmiyor.So when you get a B from us, B doesn't mean what a piece of crap.
Şimdi bu düşünce, iki nedenle şaçmalık derecesinde kırılgan.Now, that's absurdly naive for two reasons.
Bu saçmalık.That's nonsense.
Saçmalık, adamım.Just bullshit, man.
Ondan yayılan saçmalıklar beni, sanki ışık görmüş tavşan gibi öylece köşeye sıkıştırdı.That I'm staring, I'm like a rabbit suddenly trapped In the blinding headlights of vacuous crap.
Mermi olarak saçmalıkları kullanan keskin nişancı gibiydi:Like a sniper using bollocks for ammunition
Yok ya, alakası yok, alenen saçmalık, hala aynı fikirdeyim.Oh wait, my mistake, that's absolute bullshit.
Ama hepimiz biliyoruz ki bu bazen tamamen saçmalık.But we know that that's bullshit at times.
Ben. TR: Saçmalık.Bullshit.
Az önce yaptığım saçmalıklarda dolayı özür diliyorum.Isn't that Mayor Carcetti from The Wire?
Dinler buna "Saçmalık.Religions go, "Nonsense.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nonsense, says the religious world view.
Birisi "Bu saçmalık. Neden olmasın?" demek isteyebilir.One wants to say, "Nonsense.
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor. İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.Such insanity is happening in the world: people are loving each other who know nothing of love.
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler. "Ben buradayım!" Ne yapılabilir ki?Because they look immidiately "But this is nonsens." " I am here ! "
Kitabın çoğu "Mayıs ayının güneşli bir günü" gibi saçmalıklarla doluydu.Most of the book was "sunny day in may" bullshit.
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.It was boring shit, but I'm very glad that they did not stop forcing me.
Kimsenin ihtiyaci olmayan sacmaliklar.And it can help you figure out how to solve problems.
İşte çocuklarımıza yedirdiğimiz saçmalıklar:This is the stuff we were feeding our kids:
Peki neden bu saçmalık yaşandı?And why kind of all of this silliness happened.
Bu tamamen saçmalık.This is just completely ridiculous."
O saçmalıkları görmezden gelin, Ekselansları!Please ignore nonsense like that, Your Highness.
"Tavuklar ile ilgili tüm bu saçmalık nedir?"What is all this nonsense about hens?
Çalışma arkadaşları "Bu saçmalık" dediler,All his colleagues said, "This is outrageous.
Bu saçmalık !.That's nonsense.
Saçmalıklarını ciddiye almıyorumThis isn't a place for your nonsense.
Bu kadarı da saçmalık.I mean, it's ridiculous.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.He says, "Well, reading is this junk they give me in little books to read.
Yoksa saçmalık mı?Or is it crap?
Böyle saçmalık olabilirmi ya?Could there be such absurdity?
Yazım yok, senaryo yok, hiçbir saçmalık yok.There's no writing, there's no scripting, there's no nonsense.
(Kahkahalar) (Alkış) O da şöyle dedi... ..."Bu saçmalıktan başka bir şey değil."She said, "That's just a bunch of hooey."
- Bunlar saçmalık, kardeşim.-That's nonsense, sister.
Bu, saçmalık!That's nonsense.
Hepsi saçmalıktı.It was all nonsense.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.I cannot believe we bought in to all of your nonsense.

İlgili Sayfalar