saçmalık ile cümle
saçmalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yeniden ödeyerek saçmalık etti.It is foolish of him to pay for it again.
Saçmalıklarından bıktım.I am fed up with your nonsense.
Onlar böyle saçmalıklara inanmak için deli olmalılarThey must be crazy to believe such nonsense.
O bir saçmalık.That's a farce.
Onun denemesi saçmalık.His essay is rubbish.
Bu saçmalık nedir?What is this nonsense?
Twitter, saçmalıklara iyi bir örnektir.Twitter is a good example of absurdity.
Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.Apocryphal stories are the most fun variety of bullshit.
Dediğin şey tamamen saçmalıktır.What you said is absolute nonsense.
Yaratılışçılık saçmalıktır.Creationism is bullshit.
Bu kadar saçmalık yeter!Enough of all this talking!
O saçmalık.That's rubbish.
O ne tür bir saçmalık?What kind of nonsense is that?
Ne tür bir saçmalık bu?What kind of nonsense is this?
Bu saçmalık.This is nonsense.
Bu sadece saçmalık.That's just nonsense.
Saçmalıklarından usandım.I've had enough of your nonsense.
Bütün bu saçmalık da ne?What's all this crap?
Bu mutlak saçmalık.That's utter nonsense.
Bu ne tür bir saçmalık?What kind of crapola is this?
Tüm bu Yeni Çağ saçmalıkları gerçekten garabet.All that New Age stuff is really weird.
O tam bir saçmalık.That's complete nonsense.
Bu saçmalıktan vazgeç.Stop this nonsense.
Bu tür saçmalık için vaktim yok.I don't have time for this kind of nonsense.
O bir aptal. Onun saçmalıklarını artık dinleyemem.He's a twat. I can't listen to his nonsense anymore.
Bu sadece bir yığın saçmalık!This is just a pile of bullshit!
Bu tamamen saçmalık.This is total nonsense.
Bu saf saçmalık.This is pure nonsense.
Bu saçmalıktan usanmadık mı artık?Haven't we had enough of that nonsense already?
Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already!
Anladım, bu yüzden saçmalık yok, değil mi?I got it, so no bullshit, okay?
Ben bunu saçmalık olduğunu düşünüyorum.I think it's hogwash.
Sanırım bu saçmalık.I think that's hogwash.
Şahsen, ben onun saçmalık olduğunu düşünüyorum.Personally, I think that's a bunch of malarkey.
Onun saçmalık olduğunu düşünüyorum.I think that's a lot of hogwash.
Bu ne saçmalık!What a bunch of hogwash!
Bu saçmalıktan başka bir şey değil.That is all nonsense.
Hepsi bir saçmalıktı.It was all a farce.
Bu saçmalık yeter.Enough of this foolishness.
Bu saçmalıkla baş edemiyorum.I can't deal with this nonsense.
Neden bana bu saçmalıktan bahsediyorsun.Why are you telling me this nonsense.
Her şeyin yüzde doksanı saçmalık.Ninety percent of everything is crap.
Saçmalıklarınızdan gerçekten bıktık!We're really tired of your bullshit!
Bu benim için saçmalık.This is gibberish to me.
Saçmalık yazıyorum.I'm writing nonsense.
Hangi saçmalıktan bahsediyorsun?What nonsense are you talking about?
Bütün bunlar saçmalık.All this is absurd.
Sami'nin e-postaları çok, çok uzun ve saçmalıklarla doluydu.Sami's e-mails were very, very long and filled with nonsense.
Kişisel gizlilik bir saçmalıktır.Personal privacy is a joke.
Benim bu saçmalıkları dinleyecek vaktim yok.I don't have time to listen to this kind of nonsense.
Şimdi bu ciddi bir saçmalık.Shit just got real.
Salı gecesi saçmalık için son geceydi....Tuesday night was the last night for bullshit...
Kafka'nın çalışmalarında yaygın olan umutsuzluk ve saçmalık, varoluşçuluğun simgesi olarak görülür.The hopelessness and absurdity common to his works are seen as emblematic of existentialism.
Evrensel bir saçmalıktır.See also Fecund universes.
Komik bir bölüm, ancak bazen kendi saçmalıklarına fazlaca kapılan karakterlere sahip.It's funny stuff, sometimes too smugly self-aware of its own outrageousness.
Allmusic album için “filmin romantik saçmalıklarına genel olarak eğlenceli, müzikal bir eşlik.”옴므 이창민-이현 "뮤지컬 '로맨틱 머슬' 속 연기 호흡 오히려 재밌죠"".
Bütün bu saçmalıklar hakkında işte.Or all of these things.
Yorumculuk zamanında ECW’yi ‘’Extreme Crappy (Saçmalık) Wrestling’’ olarak belirtti."ECW is Extremely Crappy Wrestling".
Bir 2005 röportajında, sanatçı bu filmi "bir yığın saçmalık" olarak nitelendirdi.In a 2005 interview, she described the film as "A load of bollocks."
Sana bu saçmalıktan bahsettiğime bile inanamıyorum.I can't even believe I asked you this crap.