En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.Se entiende mejor con un ejemplo: es la ciencia de los titulares descabellados en los periódicos.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.Và dịch tễ học được hiểu rõ nhất thông qua thí dụ khoa học với những tiêu đề điên rồ, quái gở.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.Θα την καταλάβετε καλύτερα μέσα από παραδείγματα, ως την επιστήμη εκείνων των αλλόκοτων επικεφαλίδων.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.И лучше всего это объяснить на примере, вроде "науки" в этих сумасшедших газетных заголовках.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.І це найкраще зрозуміти на прикладі науки в тих божевільних і дурнуватих заголовках газет.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.Това е най-добре обяснено с примери като науката на тези смахнати, налудничави заглавия във вестниците.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.והכי קל להבין אותו בתור המדע של הכותרות המוזרות בעיתון.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.والمثال الأكثر وضوحاً للفهم هو تلك العناوين الجنونية والهستيرية التي تتصدر الصحف
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.例えば ばかげて珍妙な新聞の見出しにみられる科学について ここに挙げたのはほんの一部です
Erken. Biraz saçma açıyorum.Estoy siendo un poco ridículo.
Erken. Biraz saçma açıyorum.Jag beter mig lite löjligt.
Etrafa mutluluk saçmak da çok önemli ayrıca.Es ist auch sehr wichtig um sich herum Fröhlichkeit zu verbreiten.
Etrafa mutluluk saçmak da çok önemli ayrıca.Также очень важно нести вокруг радость.
Etrafta santimetre kalmadığı için buhrana girdik diyorlar, veya dolar kalmadığı için. Bunlar hep saçmalık.Поражда се депресия поради липсата на сантиметри или долари.
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""A világegyetem minél érthetőbbnek tűnik, látszólag annál céltalanabb."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Čím více se zdá vesmír býti přístupným, tím více nám připadá zbytečným."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Cuanto más comprensible parece el universo, tanto más carece de sentido."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Cu cât universul pare mai ușor de înțeles, cu atât pare mai lipsit de sens."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Hoe begrijpelijker het universum wordt, hoe zinlozer het lijkt."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Je mehr wir vom Universum zu verstehen scheinen, desto sinnloser erscheint es. "
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Khi vũ trụ càng trở nên dễ hiểu, thì nó càng trở nên vô nghĩa."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""우주가 더욱 이해가능하게 될 수록, 더욱 무의미해질 것이다" 라구요.
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Più l'universo sembra comprensibile, più sembra senza senso".
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Plus l'Univers semble compréhensible, plus il semble vain."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Quanto mais compreensível parece o Universo, "mais parece não ter sentido."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Semakin kita tampak memahami alam semesta, semakin alam semesta itu tampak tak berarti."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Όσο περισσότερο το σύμπαν μοιάζει κατανοήσιμο, τόσο περισσότερο μοιάζει άσκοπο."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Колкото повече Вселената изглежда разбираема, толкова повече изглежда безсмислена."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Чем более вселенная кажется понятной, тем более она кажется бессмысленной."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""Чим більш складнішою здається всесвіт, тим більш він здається безглуздим."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""ככל שהיקום נראה מובן יותר, כך נראה הוא חסר תכלית."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""كلما بدا الكون مفهوما أكثر، بدا غير ذي نفع أكثر."
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor."無意味に見えるものだ」 それを虚無主義と
Fakat böyle bir niyetinin olduđunu düţünmek bile saçma.Mais c'est de la folie d'imaginer que c'est ce qu'il faisait.
Fakat böyle bir niyetinin olduđunu düţünmek bile saçma.Но би било някаква лудост да си представим, че това е което той е правил.
Fakat böyle bir niyetinin olduđunu düţünmek bile saçma.لأنك تسعى لاستغلال هذه المادة تجاريا .لكنه نوعٌ من الجنون تخيُّل أن هذا ما كان يقوم به
Fakat böyle bir niyetinin olduđunu düţünmek bile saçma.しかし彼の行為からこういう推測をするのはまともじゃない。 そして、さらにその中間のケースもある、つまり、 もし彼があらゆる発展途上国に論文を解放しようとしていたら?
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Dar este un nonsens sa afirmi ca animalele nu sufera pentru ca au un grad de inteligenta mai mic.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.De értelmetlen azt mondani, hogy az állatok nem szenvednek, mert alacsonyabb az intelligenciaszintjük.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Ma non ha alcun senso dire che gli animali non soffrono perché hanno un'intelligenza inferiore alla nostra.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Men det är nonsens att säga att djuren inte lider för att de har en lägre grad av intelligens.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.אך אלו הם שטויות לטעון שבעלי החיים לא סובלים .מפני שהם ברמת אינטיליגנציה נחותה משלנו
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Dar este un nonsens sa afirmi ca animalele nu sufera pentru ca au un grad de inteligenta mai mic.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.De értelmetlen azt mondani, hogy az állatok nem szenvednek, mert alacsonyabb az intelligenciaszintjük.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Es una estupidez afirmar que los animales no sufren porque son menos inteligentes.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Men det är nonsens att säga att djuren inte lider för att de har en lägre grad av intelligens.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Toda neumno je trditi, da živali ne trpijo, ker imajo nižjo vrsto inteligence.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Но это не имеет смысла к скажите что животные не страдайте, потому что они имеют более низкий заказ разведки.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.אך אלו הם שטויות לטעון שבעלי החיים לא סובלים מפני שהם ברמת אינטיליגנציה נחותה משלנו.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Ale kłopot w tym, że wielu ludzi mówi straszne bzdury o tej równowadze.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Ale problémom je, že veľa ľudí rozpráva príliš veľa hlúpostí o rovnováhe medzi pracovným a osobným životom.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Das Ärgerliche ist jedoch, dass viele Leute viel Blödsinn zur Balance zwischen Beruf und Privatleben sagen.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.De az a baj, hogy olyan sokan beszélnek annyi hülyeséget a a munka-magánélet egyensúlyról.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Het probleem is echter dat veel mensen veel onzin verkondigen over de balans tussen werk en privé.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Il guaio è che in troppi parlano a vanvera di bilanciamento vita-lavoro.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.하지만 문제는 아주 많은 사람이 일과 생활의 균형에 대하여 너무 많은 헛소리를 한다는 것입니다.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Mais l'ennui, c'est que trop de gens disent trop de bêtises sur cet équilibre.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Mas o problema é que muitas pessoas dizem muitas tolices sobre o equilíbrio vida-trabalho.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Men problemet är att så många människor snackar så mycket skit om livspusslet.
Fakat sorun şu ki çok fazla insan yasam-iş dengesi hakkında saçmalıyor.Namun masalahnya adalah banyak orang bicara omong kosong tentang keseimbangan pekerjaan dan kehidupan.