Ana içeriğe geç
Sözlük

saçma ile cümle

saçma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, bu saçma olur.당췌 말이 안 된다.
Auvinen'e göre, demokrasi saçmalığı onu kandıramamıştı.리비우스에 따르면 툴루스는 치세 중에 종교 의식이 왕의 관심을 받을 가치가 없다고 생각하여 경시하였다.
Sekban daha sonra Kaan Sekban Saçmalar adlı tek kişilik sahne gösterileri yapmaya başladı.동일한 경우에는 한 번만 표기) 성적 최하위의 바보들만 모인 반.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.일은 깔끔하게 잘 처리하는 편은 아니지만, 그런 어리숙한 면을 사랑받고 있다.
The Guardian, 4chan topluluğunu “çılgınca, çocukça… zekice, saçma ve endişe verici” olarak tanımlamıştır.가디언지는 한때 4chan 커뮤니티를 두고 "미쳤고, 어리고, , 훌륭하고, 터무니없고, 두렵다"고 요약한 바 있다.
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.공손술이 대책을 묻자 대답했다.
Fünyeni altında sırasıyla patlatıcı ve saçma taneleri bulunur.겉에 입는 적삼과 저고리 안에 받쳐 입는 속적삼이 있다.
Ne saçma!זה מגוחך!
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi."באופן טבעי, הוא מעלה שאלות.
Auvinen'e göre, demokrasi saçmalığı onu kandıramamıştı.טוקוויל לא טען כי הדמוקרטיה האמריקאית היא ללא רבב.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.סלדום שם את דבריו ללעג.
Ancak bu yaklaşım birçok otorite tarafından saçma bulunmuş ve uçağın başarılı olamayacağı düşünülmüşür.היה בכך סיכון גדול להיפגעות הצוות והתוכנית לא אושרה לביצוע.
Malcolm X, gösteriyi "Washington'a Saçmalık" (Farce on Washington) olarak isimlendirdi.Поради тази причина Малкълм Екс (Malcolm X) го нарича „Фарс до Вашингтон“ вместо Марш до Вашингтон.
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.Вменяват му посмъртно и репликата, че ислямските религиозни принципи са нелепи.
Yazarın kendisi de sonraki yıllarda eser hakkında "oldukça saçma bir kitap" demişti.По самият по-късно я нарича „една много смешна книга“.
Ne saçma!Направо отвратително!
Aksi çok saçma olurdu."Това би било безсмислено."
Bu davranışın ne kadar saçma olduğunu bilir fakat gene de kendini tutamaz.Колкото и да е абсурдно това, нека го приемем.
Havalı tabanca, sıkıştırılmış hava yardımıyla saçma atabilen tabanca çeşididir.Още по-безопасна е работата с електрическа енергия с пистолет за горещ въздух.
Bütün bu saçmalıklar hakkında işte.Всичко това са чисти глупости.
"Deli saçması sanmayın".Аз не съм луд.“.
Birlikte tüm Avrupa'ya terör saçmaya başladılar.Двамата пътуват заедно из цяла Европа.
Kafka'nın çalışmalarında yaygın olan umutsuzluk ve saçmalık, varoluşçuluğun simgesi olarak görülür.Beznađe i apsurd, koji su česti u njegovim djelima, smatraju se znakovima egzistencijalizma.
Aslan o sıralarda Nemea bölgesine dehşet saçmaktaydı.Taj je lav terorizirao područje oko Nemeje.
Olivier'in oğlu Tarquin bu "affedilemez saçmalığı" reddetmiş ve bastırmaya çalışmıştır.Olivierov sin Tarquin je to odbacio kao 'neoprostivo smeće' i pokušao spriječiti objavljivanje knjige.
Enfeksiyon, Mısırlılar tarafından “mesaneden ateş saçmak” olarak tasvir edilmiştir.Egipćani infekciju opisuju kao "isijavanje topline iz mjehura".
Malcolm X, gösteriyi "Washington'a Saçmalık" (Farce on Washington) olarak isimlendirdi.Marš su osudili Malcolm X i Nacija Islama koji su ga prozvali "farsom na Washington".
Ancak, bu saçma olur.Očito da je to besmislica.
Evrensel bir saçmalıktır.Suvara je svjetski raritet.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Gotovo je nesposoban samostalno se kretati.
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır."Zdrav razum" ovdje može zavarati.
Ne saçma!To je smiješno.
Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu...Som múdrejší ako ostatní, tie hovadiny čo náš učia ma nudia...
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır.Je však zrejmé, že si jeho nezmyselnosť dobre uvedomoval.
Biz bilgelerimizin kutsal anılarını takip edip İsmail'in yalan ve saçmalıklarına katlandık...Pramene o živote svätých Cyrila a Metoda a ich učeníkov.
Dolayısıyla, büyük bir bölgeye tek antenden hizmet vermek saçma olacaktır.Práve preto bolo dôležité, aby interiéry staníc pôsobili jedinečne.
Ancak, bu saçma olur.To je ale samozrejme nezmysel.
Her gün saçma tuhaf durumlar içinde olan.Na nebu se vsak dan dogajajo zanimive stvari.
Enfeksiyon, Mısırlılar tarafından “mesaneden ateş saçmak” olarak tasvir edilmiştir.Egipčani bolezen opisujejo kot "toploto, ki se širi iz mehurja".
Saçma nedenlerle ayrılmıştır.Razlogi za nemire so bili povezani.
Ne saçma!Kako sodobno!
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Prebivalci Fajstosa so se odlikovali po svojih smešnih pregovorih.
"ABD saçma bir konuma düştü""."Nemčija šokirala Ameriko v podaljšku".
Bu olgu, kuantum saçmalığı olarak adlandırılır.Ta kot je znan tudi kot tangentni kot.
Ancak, bu saçma olur.Ir tai absurdas.
Evrensel bir saçmalıktır bu.Tai – techninis gedimas.
Malcolm X, gösteriyi "Washington'a Saçmalık" (Farce on Washington) olarak isimlendirdi.Islamo tautos atstovas Malkolmas X pasmerkė žygį, pavadinęs jį „farsu Vašingtone”.
Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder.Kietžemyje humuso sluoksnis menkas, rūgštingumas viršija 7 pH.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.Šis dievas yra kerštingas ir nemėgsta tų, kurie kiša nosį į jo valdas.
Eurovision'un en kötü şarkısı birinci, en iyi şarkısı sondan ikinci oldu. Ne bir saçmalık!Eurovizijos blogiausia daina pirma, o pati geriausia liko antra nuo galo. Kokia nesąmonė!
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.A řekli mu-- Myslím, že nějakých 200 mil. dolarů, tolik, co připadalo Aaronovi naprosto směšné.
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.E quello rispose -- penso che fosse 200 milioni di dollari, qualcosa che Aaron ritenne totalmente ridicolo.
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.Nhưng nhiều ngày sau nó đã<br/>ghi hình lại được Swartz.
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.Y le respondieron, creo que eran 200 millones de dólares una cifra que Aaron consideraba totalmente ridícula.
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.И те назоваха цифра - мисля, че беше двеста милиона долара. нещо, което според Арън беше напълно абсурдно.
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.وقال له ذلك الشخص.. أنها تقريباً 200 مليار دولار وهو ما اعتقد آرون أنه سخيف جداً
200 milyon dolar gibi Aaron'ýn da saçma bulduđu bir rakam verdiler.アーロンは実に馬鹿げた話だと感じたのでしょう。 ハーバード大学のフェローシップとして働いていた彼は、 近所にあるMITの有名な公開高速ネットワーク上に
"aaa ne saçma, kazaymış" diyeceklerdir."Ach, verdorie, het was een ongelukje."
"aaa ne saçma, kazaymış" diyeceklerdir."Ah, ma dai, è stata una coincidenza."
"aaa ne saçma, kazaymış" diyeceklerdir."Ále, to byla jen náhoda."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod