Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Ia menyiapkan dirinya untuk bekerja sekuat tenaga
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.힘으로 허리를 묶으며 그 팔을 강하게 하며
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Nàng thắt lưng bằng sức lực, Và làm hai cánh tay mình ra mạnh mẽ.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Nàng thắt_lưng bằng sức_lực , Và làm hai cánh_tay mình ra mạnh_mẽ .
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Přepasuje silou bedra svá, a zsiluje ramena svá.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Prepasuje silou svoje bedrá a posilňuje svoje ramená.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Przepasuje mocą biodra swe, a posila ramiona swoje.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Si cinge con energia i fianchi e spiega la forza delle sue braccia
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Sie gürtet ihre Lenden mit Kraft und stärkt ihre Arme.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Vlijtig gaat zij aan het werk, zij is met opgestroopte mouwen aan de slag.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Z močjo opazuje ledje svoje in roke svoje utrjuje.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Ζωνει την οσφυν αυτης με δυναμιν, και ενισχυει τους βραχιονας αυτης.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Опасва кръста си със сила И уякчава мишците си.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.Препоясывает силою чресла свои и укрепляет мышцы свои.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.חגרה בעוז מתניה ותאמץ זרעותיה׃
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.تنطّق حقويها بالقوة وتشدد ذراعيها.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.他 以 能 力 束 腰 、 使 膀 臂 有 力
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.他 以 能力 束腰 、 使 膀臂 有力
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Chúng ta hãy cùng xắn tay áo lên và làm việc, một cách thật nhiệt tình, để tạo ra một thế giới hoàn hảo.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.우리 모두 자리를 박차고 일어나, 소매를 걷어 올리고, 열정적으로, 일합시다. 거의 완벽한 세상을 만드는 일을 위해 일합시다.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Lad os komme op af sofaen, rul ærmerne op og kom i gang, passionerede om at skabe en næsten perfekt verden.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Rozhýbme sa, vyhrňme si rukávy a pusťme sa do práce, vášnivo, a vytvorme takmer dokonalý svet.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Ruszmy nasze tyki, zakasajmy rękawy i do roboty, z pasją w kreowaniu prawie idealnego świata.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Zvedněme zadky, vyhrňme si rukávy, dejme se do práce, vášnivě, a vytvořme téměř dokonalý svět.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.בואו נרים ישבנים, נפשיל שרוולים וניגש לעבודה, בתשוקה ולהט, כדי ליצור עולם כמעט-מושלם.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.دعونا نخلع عنا تصنعنا، ونشمر عن ذراعينا ونبدأ في العمل، بكل حب ورغبة في جعل هذا العالم قريباً للمثالية.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.情熱的に働きかけましょう もう少しで完璧な世界を創りだすために ありがとうございます
Kural kitabını aldık; kolları sıvayıp cetvelleri ve hesap makinelerini kaptık ve bir sürü formül yazdık.저희는 게임 규칙에 관한 책자를 구해 머리를 맞댄 후, 자와 계산기를 들고 수많은 공식을 적어가며 연구를 했습니다
Mükemmel bir fikir fakat kolları sıvayıp... ...bu konuyu enine boyuna düşünmeniz gerekir.좋은 생각이긴 하지만, 여러분은 그럴 때일수록 침착하게 냉정을 되찾고 잘 생각해봐야 합니다
Mükemmel bir fikir fakat kolları sıvayıp... ...bu konuyu enine boyuna düşünmeniz gerekir.To może być dobry pomysł, ale musicie zdjąć różowe okulary i na trzeźwo to wszystko przemyśleć.
Mükemmel bir fikir fakat kolları sıvayıp... ...bu konuyu enine boyuna düşünmeniz gerekir.هي فعلا فكرة عظيمة، ولكن يجب عليك الاسترخاء والتروي والتفكير بعمق حول هذا الأمر.
Mükemmel bir fikir fakat kolları sıvayıp... ...bu konuyu enine boyuna düşünmeniz gerekir.緑のサンバイザーを被り 黒いアームバンドをはめ袖をまくり あなたと相手にとっての利点を見極める必要があります
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Avea părul galben aceleaşi ca mama lui, dar el a purtat-o în jos şi tencuit cu cărare la mijloc.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Aveva gli stessi capelli gialli come sua madre, ma lui portava giù intonacata e divisi nel al centro.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Han hade samma gula hår som sin mamma, men han bar den putsade ner och skildes i mitten.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Han havde den samme gule hår som hans mor, men han bar den pudset ned og skiltes i midten.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Hij had dezelfde gele haar als zijn moeder, maar hij droeg het geplakt en scheiding in het midden.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Il avait les mêmes cheveux jaunes comme sa mère, mais il le portait collés et séparés en le milieu.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Imel je enake rumene lase kot njegova mati, a je nosil to ometane navzdol in razšla v sredini.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.그는 어머니와 같은 노란색 머리를했다지만, 그는 그것이 아래로 떠들석하게 입고 및 헤어
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Mal rovnako žlté vlasy ako jeho matka, ale on ho nosil omietnuté dole a rozdelili do uprostred.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Měl stejně žluté vlasy jako jeho matka, ale on jej nosil omítnuté dolů a rozdělili do uprostřed.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Miał on tak samo żółte włosy jak jego matka, ale nosił go w dół i otynkowany z przedziałkiem środku.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Ông có mái tóc màu vàng như mẹ của mình, nhưng ông mặc nó dán xuống và chia tay trong giữa.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Ő ugyanolyan sárga haja, mint az anyja, de ő viselte vakolt le, és elváltak az közepén.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Він же жовте волосся, як його мати, але він носив її штукатуркою вниз і розлучилися в посередині.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.Той имаше същите руси коси като майка му, но той носеше го измазани и се разделихме в средата.
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.وقال انه شعر أصفر ونفس والدته ، لكنه ارتدى أنها تلصق في أسفل وافترقنا
O annesi gibi aynı sarı saçları vardı, ama o aşağı sıvalı giydi ve içinde ayrıldı ortada.真ん中。彼の目はあまりにも、バルジが、彼らはありませんでした
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Ba mươi năm chiến tranh, và chỉ thoát khỏi nó với một chiếc áo gắn bó thạch cao.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Dertigjarige Oorlog, en net ontsnapt uit het met een pleister plakken-shirt.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Dreißigjährigen Krieg, und nur Flucht aus sie mit einem Heftpflaster Shirt.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Guerra dei Trent'anni ', e appena fuggito da con un cerotto camicia.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Guerra de los Treinta Años, y acaba de escapar de él con una camisa de esparadrapo.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Guerra dos Trinta Anos, e só escapou de uma camisa com esparadrapo.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Guerre de Trente Ans, et juste échappé de lui avec une chemise sparadrap.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Harmincéves háború, és csak szökött meg egy ragasztás, vakolat ing.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.단지 서른 년 전쟁하고 고집 - 석고 셔츠와 함께 탈출.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Kolmikymmenvuotisen sodan, ja juuri pakoon sitä Jumittuva-kipsi paidan.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Perang Tiga Puluh Tahun ', dan hanya melarikan diri dari itu dengan kemeja menempel-plester.