sıvı ile cümle
sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
V2 roketleri, yakıt olarak alkol ve sıvı oksijen kullanıyordu.A rakétahajtómű üzemanyaga alkohol és folyékony oxigén volt.
Bu adımlar arasında yeni bir anayasa hazırlanması ve sivil bir başkanın seçilmesi bulunmaktaydı.Ezen a választáson új elnököt és új Népgyűlést választottak.
Salınım dalganın yönde her zaman olduğu bir gaz ya da sıvı olarak ses dalgaları, polarizasyon göstermezler.Folyadékokban vagy gázokban a hanghullámok longitudinálisak, a polarizáció fel sem merül.
Sıvı "damlası" anlamına gelen Latin kelime guttadan türemiştir.Puskás Lajos fordítása Az „emberi” kiesése a művészetből.
Bağımsızlık vaddi için gösteri yapan halktan binlerce sivil katledilmiştir.Számos, a független államért harcoló milicista csoport tűnt fel.
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.Engedélyt adtak nekik, hogy civil ruhában, vagy inkognitóban nyomozzanak, ha az szükséges.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.A község nőegylete elsősorban humanitárius tevékenységet végez.
Sivil savaş yılları takip ediyordu.Beköszöntenek a polgárháborús évek.
BTR-60PU BTR-60PB APC-70 BTR60'ın sivil varyantı üzerine kurulmuştur.BTR–60PB – A BTR–60PA modernizált változata.
Hafifçe tatlı, zehirleyici olmayan bir sıvıdır.Íze édeskés, nem mérgező.
Diplomatik plakalar, sivil araç plakaları gibidir.A magyar kir. államvasutak szerkocsi jellegrajzai.
1992'de terminal binası inşa edilerek sivil havaalanı olarak hizmet vermeye başlamıştır.1991-ben kezdetét vette a reptéri terminál építése.
Bu terörist saldırılar sonucu çok sayıda Amerikalı sivili hayatını kaybetmiştir.A botrányt sokan összefüggésbe hozzák az együttes amerikai népszerűségének elvesztésével.
Eğer sivil suikastçi olmayı kabul ederse bir törenle suikastçi yapılmaktadır.Ha valaki katonaságot vállalna, az esetben bevetés esetén gyilkossá válhatna.
Bu sıvıya plazma denir.Ezt a réteget plazmarétegnek nevezik.
İlk kullanımı Roma İmparatorluğu'ndaki finansal ya da sivil ofislerdir.Az első hivatalos kodifikációja a római magán és közjognak.
Nihai hedef, "Akdeniz Ortak Ülkelerini dereceli olarak Avrupa Sivil Koruma Mekanizması'na yaklaştırmaktır".Csak te meg én…” Az aktus lebonyolítására a közeli alagutat választják.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.A lakosság a pincékbe húzódott.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.Családtagjai gazdag földbirtokosok voltak és magas kormányzati tisztségeket is betöltöttek.
Sonra sivil hizmetini yaptı.Myöhemmin hän suoritti siviilipalveluksensa.
Çin Sivil Havacılık İdaresi.Kiinan siviili-ilmailuhallinto.
Sivillerin büyük çoğunluğu Polonyalı esirlerdi.Vangit olivat pääasiassa puolalaisia.
Ayrıca, Hava Kuvvetleri üç sivil havalimanında kuvveti vardır.Lisäksi ilmavoimien yksiköitä on sijoitettu kolmelle siviilikentälle.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü.Kansainvälinen siviili-ilmailujärjestö.
1919'da sivil mahkumler ile kullanılmıştır.Vuodesta 1919 alkaen siellä pidettiin myös siviilivankeja.
Siviller: Realian halkı.Living Crowds: Realistisempi yleisö.
Fransız Devrimi sırasında dini ve sivil resimlere karşı çok geniş bir yıkım yaşanmıştır.Ranskan vallankumouksen aikana tuhottiin uskonnollisia ja maallisia kuvia.
Meyvesinden elde edilen bir sıvı da tıpta kullanılmaktadır.Hedelmiä on myös käytetty lääkintään.
Ekim Devrimi sırasında ve sonrasında, dini ve sivil resimlere karşı çok geniş bir yıkım yaşanmıştır.Venäjän vallankumouksen aikana ja sen jälkeen levisi laajalle uskonnollisten ja maallisten kuvien tuhoaminen.
Sikorsky SL-61L ve SL-61N, SH-3 Sea King helikopterinin başarılı sivil versiyonlarıdır.Sikorsky S-61 on Sikorskyn SH-3 Sea King -helikopterin siviiliversio.
Bu tahliyede 350 bin asker ve sivil kentten tahliye edilmiştir.Sieltä lähdettiin evakuoimaan lähes 5 600 sotilasta ja siviiliä.
Aslında, bu aleti ikiye ayırabiliriz; biri ağır sıvılar için, diğeri ise hafif sıvılar için.Siihen laskee kaksi ojaa, joista toinen tuo Vipusuon vedet ja toinen peltojen pintavesiä.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Uusi malli oli ensisijaisesti tarkoitettu siviilikäyttöön.
Genç Siviller.Nuoret sotilaat.
1933'te bir sivil törende Horowitz, Toscanini'nin kızı Wanda ile evlenmiştir.Horowitz avioitui Arturo Toscaninin tyttären Wandan kanssa vuonna 1933.
Sivil can kaybı sayısı tartışmalıdır.Verilöylyn uhrien määrästä on kiistelty.
Sonuç olarak, şehirler eski antik haklarını korudu ve sivil yönetimler ancak belli oranda rahatsız edildiler.Näin ollen kaupungit saivat säilyttää muinaiset erioikeutensa ja suurelta osin myös siviilihallintonsa.
Sıvı basıncı kabın biçimine ve genişliğine bağlı değildir.Paine ei ole riippuvainen altaan muodosta.
Operasyonda sekiz polis ve 14 sivil hayatını kaybetti.Yhteenotossa kuoli 8 poliisia ja 14 asemiestä.
Bu sıvılar kalıcı sinir maddeleridir.Tämä aine voi synnyttää pysyviä hermostovaurioita.
Akademik çalışmalarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında eğitim, kültür alanlarında çalıştı.Päätyönsä ohella hän toimi sivistysjärjestöissä.
Bu konuşmadan sonra, sivil protestocular öldürülmüştür.Piirityksen jälkeen kaupungin miespuolinen väestö surmattiin.
Kosova’ya hava yolu ile sivil girişi için tek kapıdır.Chișinăussa sijaitsee Moldovan ainoa siviili-ilmailuun tarkoitettu lentoasema.
Bu ayaklanmaya katılan sivil halkında Britanyalılara idaresinde büyük hoşnutsuzlukları bulunmaktaydı.Tyytymättömyys brittihallintoon nousi Kandyssa kuitenkin nopeasti kansan keskuudessa.
Nathan, bir tıbbi sosyal hizmet uzmanı olarak 1955 yılında Singapur Sivil Hizmet kariyerine başladı.Ramanathan aloitti uransa Singaporen valtion palveluksessa sosiaalityöntekijänä vuonna 1955.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Aatelisto piti käsissään todellista valtaa niin sotilaallisissa kuin siviiliasioissakin.
Bu sıvının gram olarak kaç kübik santimetre olduğunu ölçmeye yarayan bir alet olarak da düşünülebilir.On yllättävää ajatella, että kapasitanssi voidaan mitata senttimetreinä.
Menezes önce otobüse biner, sivil polislerden bazıları da otobüse onunla beraber biner.Uuno aikoo opastaa heidät jalkaisin perille, vaikka muut lähtivät sinne jo bussilla.
12. SS Panzer Tümeni mensupları sivil halka ve savaş esirlerine karşı savaş suçları da işlediler.Leibstandarten osastoja syyllistyi useisiin sotarikoksiin siviiliväestöä ja sotavankeja kohtaan.
Dünyanın ilk sıvı yakıtlı roketini 6 Mart 1926'da gerçekleştirdi.Kone lensi ainoastaan kerran suihku-rakettimoottoriyhdistelmällään 26. maaliskuuta 1945.
Sivil ceza hukukunda en üst belirli ceza 21 yıl hapistir.Pisin mahdollinen tuomio on 21 vuotta vankeutta.
Manyetik hidrodinamik (MHD), elektrik geçirgenliği olan sıvıların bilimidir.Magnetohydrodynamiikka (MHD) on tieteenala, joka tutkii sähköä johtavien nesteiden dynamiikkaa.
Çok sivil öldürülür.Lukuisia siviileitä sai surmansa.
Bir askerî ya da paramiliter kuvvetin sivilleştirilmesi de askersizleştirme olarak adlandırılır.Siitä käytetään myös nimitystä paramilitääri tai paramilitaari.
Y-7-500 : Sivil yük versiyonudur.Y-7H-500 – Siviilikäyttöön tarkoitettu Y-7H.
Ardından füzenin sıvı yakıtlı motoru devreye girer ve füze 186 m/saniyelik bir hıza ulaşır.Ohjus lähtee putkesta rekyylittömästi 80 m/s ja rakettimoottori kiihdyttää sen matkanopeuteen 186 m/s.
1998 yılında sivil hava trafiğine açılmıştır.Vuonna 1998 aloitettiin neuvottelut lentoaseman yksityistämisestä.
1946 - Fransız Donanması, Vietnam'ın Hải Phòng kentini topa tuttu; 6.000 sivil öldü.Ranskan laivasto avasi tulen kaupunkia kohti ja arviolta 6 000 vietnamilaista kuoli.
Padma Vibhushan ödülü Hindistan’ın ikinci en iyi sivil ödülüdür.Padma Bhushan on kolmanneksi korkein Intian valtion myöntämä siviilipalkinto.
Yoğun hava saldırısı sonucunda yüzlerce sivil insan öldürüldü.Sisällissodan mittoihin paisuneissa väkivaltaisuuksissa kuoli sadoistatuhansista miljooniin siviiliä.