sıvı ile cümle
sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rejim şiddetine ve seçim hilelerine karşı sürekli bir barışçıl sivil direniş kampanyası yapıldı.Houve uma campanha sustentada de resistência civil contra a violência do regime e a fraude eleitoral.
Sivil hava hizmetleri İvanovo Yujniy Havaalanı'nda sağlanır.Serviços aéreos civis são fornecidos no Ivanovo Yuzhny Airport.
Genellikle sıvının çoğu azaltılıncaya kadar kaynatılır.Ele normalmente é cozido até que a maior parte do líquido seja reduzida.
Bu renksiz sıvı en basit organik nitril ve en yoğun kullanılan çözücüdür.Este líquido incolor é a mais simples nitrila orgânica.
Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu.Tula manteve tanto os soldados como os civis, protegidos por fortificações e defensores determinados.
İran Tekvando Derneği İran'da sporla ilgili ilk sivil ve özel kurumdur.Associação Iraniana de Taekwondo é a primeira instituição privada e civil em esporte Iraniano.
Sivil Misyonları Krallığınızdan gönderebilirsiniz.Seu personagem terá que sair em missões pelo reino.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.O número de mortes de civis é um dos mais altos do que qualquer guerra desde a Segunda Guerra Mundial.
Fakat bazı İslam toplumlarında sivil yasaya göre çocuk evlilikleri yasaktır.Nas nações islâmicas, muitos países não permitem o casamento infantil de meninas sob seu código civil de leis.
An-2, 2001 yılına kadar üretildi ve dünya çapında askeri ve sivil kullanıcılar tarafından kullanılmıştır.Produzido até 1974, foi utilizado por diversos operadores civis e militares por todo o mundo.
Ölenlerin çoğu sivildi.A maioria dos mortos eram civis.
Kötü hava şartları nedeniyle savaş uçakları geçidi ve sivil halkın geçişi iptal edildi.Devido ao mau tempo naquele dia, o desfile aéreo e a parada civil foram cancelados.
Fegelein biraz nakit para ve sahte pasaport ile sivil elbiselerini giymişti.Fegelein tinha dinheiro e forjou o passaporte e também estava usando roupas civis.
1933'te bir sivil törende Horowitz, Toscanini'nin kızı Wanda ile evlenmiştir.Em 1933, Horowitz casou-se com Wanda Toscanini, filha do regente Toscanini.
Bu uzunluk skalası, örneğin, bir sıvının içinde yer alan bir cismin çapı olabilir.Esta escala de comprimento pode ser, por exemplo, o raio de um corpo no fluido.
Havalimanı askeri ve sivil olarak kullanılmaktadır.O aeroporto é utilizado para o tráfego civil e militar.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Umn ebulioscópio é um instrumento para a medição do ponto de ebulição de um líquido.
Saldırıda 3.200 ile 5.000 arasında kişi öldürüldü ve 10.000 ile 7.000 arası sivil yaralandı.O ataque matou instantaneamente de 3200 a 5000 pessoas e feriu de 7000 a 10000, a maioria deles civis.
Aynı şey, sıvı azot için de geçerlidir.O mesmo mecanismo funciona como para o ânion nitrato.
Alby with Thwaite, İngiltere'nin Norfolk kontluğundaki bir sivil pariş.Alby with Thwaite - paróquia civil do condado de Norfolk, Inglaterra.
Yine bu rapora göre, en az 310 sivil çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.É estimado que pelo menos 300 mil pessoas perderam a vida na guerra.
Plazmin denilen bir enzim de menstrüel sıvıının pıhtılaşmasını engeller.Uma enzima chamada plasmina impede a coagulação do fluido menstrual.
Özellikle A (katı) ve B (parlayabilen sıvılar) için idealdir.As cidades sedes serão: Ba e Lautoka.
Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.A diferenciação entre civis e soldados torna-se mais difícil ou mesmo inexistente.
Aynı zamanda sivil hakları, savaş karşıtı ve feminist hareketlenmelerde politik olarak aktif rol almıştır.Nessa época, ela era politicamente ativa nos movimentos por direitos civis, antiguerra e feminista.
Daha yüksek atmosfer basıncı, suyun sıvı kalacağı aralığı arttırır.Pressões atmosféricas mais altas aumentam a gama onde a água pode permanecer líquida.
2. Sıvı Yakıtlar (Akaryakıtlar): Ham petrol ile fosil kömürü katranından elde edilen maddelerdir.Parte II:Biocombustíveis: moda decorrente do alto preço do petróleo.
Sivil kayıplar hakkında da kesin bilgiler yoktur, muhtemelen 10 bin dolaylarındadır.Não há registros precisos sobre as mortes, estimadas em 10 mil.
Bu sıvı daha sonra tekrar pompaya girer ve çevrim tekrar eder.Este líquido então retorna à bomba e o ciclo se repete.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Centenas de zagauas do Chade também fugiram para o Sudão para buscar refúgio dos combates.
Daha yüksek sıcaklıklarda, gaz basınç ile sıvılaştırılamaz.Portanto, acima da temperatura crítica, um gás não pode ser liquefeito através de pressão.
Ayrıca, solunum yaralanmaları olan kişilerin daha çok sıvıya ihtiyacı vardır.Os queimados com lesões nas vias respiratórias necessitam também de solução adicional.
Sivillerin büyük çoğunluğu Polonyalı esirlerdi.A maioria dos habitantes era de origem polaca.
Bu fazlar katmanlar arasında sıvı gibidirler.Há espécimes assim entre os Guepardos.
Çin Sivil Havacılık İdaresi.Militares da força aérea chinesa.
Örgüt,Sivil ve Askeri İsrail hedeflerine yönelik silahlı operasyonlar düzenlemişlerdir.Posteriormente suas ações passaram a ter como alvo tanto os militares como os civis israelenses.
Ustaşa birlikleri sivil Sırplara, Yahudilere ve Çingenelere karşı sistemli bir soykırım yürüttüler.Os nazistas também travaram uma guerra de extermínio racial contra os civis eslavos, ciganos e judeus.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü.Organização Internacional da Aviação Civil.
Sıvı yakıtlı retro roketler 42 saniye boyunca çalıştı.Os retrofoguetes mantiveram-se ligados por 42 segundos.
Su veya diğer sıvılar ekledikten sonra birkaç defa damıtmış ve süzmüştür.Ela adicionava água ou outros solventes, em seguida, a água era destilada e filtrada várias vezes.
Sivil İtaatsizlik, Henry David Thoreau'nun ilk baskısı 1849 yılında yapılan Deneme türündeki yazısıdır.A Desobediência Civil (em inglês, Civil Disobedience) é um ensaio escrito por Henry David Thoreau em 1849.
1 milyon sivil baskınlar sonrasında tahliye edildi.Quase 1 milhão de frangos tiveram que ser sacrificados.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Atrás apenas dos hospitais privados.
Sivil havayolu şirketlerine hizmet vermemektedir.Não possui voos regulares de companhias aéreas.
Concorde ve Tupolev 144, süperseyir özelliğine sahip sivil uçaklardı.Apenas dois, o Concorde e o Tupolev Tu-144, foram projetados para uso civil como aviões de passageiros.
Daha genel bir açıklama iyonlar ve elektronların ayrı ayrı açıklandığı iki sıvı plazma görüntüsü vardır.Uma descrição mais geral é a do plasma de dois fluidos, em que os íons e elétrons são descritos separadamente.
Mavi Sancak Beyaz Sancak Kraliyet Hava Kuvvetleri Sancağı Sivil Hava Kuvvetleri Sancağı89 Serviço Aéreo Especial Força Aérea Real Marinha Real Britânica
Bu durumdan siviller de çok etkilendi.Os moradores locais também ficaram impressionados.
Kosova’ya hava yolu ile sivil girişi için tek kapıdır.É sob a autoridade do Governo de Kosovo e é a única porta de entrada para viajantes ao Kosovo.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R11: Facilmente inflamável.
Ülkede sivil güvenliğin sağlanmasından sorumlulardır.Ela é responsável pela política de segurança pública no país.
Bharat Ratna, 1999 yılında Hindistanda en yüksek sivil ödül.Em 1990 foi-lhe conferido o Bharat Ratna, o mais importante prêmio civil da Índia.
Osmanlı sivil mimarisinin özgün örneklerini barındırır.Fundamentos para uma Política Pública Ativa 8.
Sonra sivil hizmetini yaptı.Ele então retornou ao serviço civil.
Sıvı, likör haline gelmek üzere eritilir.Quando aquecido pode converter-se em citrino.
Başka bir sıralama da askerî ya da sivil mahkemelerdir.Outras são condecoração puramente civis ou militares.
LNG kokusuz renksiz zehirleyici olmayan sıvıdır.Como um anticongelante não tóxico.
Peynir yumuşak bir hale gelir ve dışına Sarduca'da gözyaşı anlamına gelen lagrima denilen bir sıvı sızdırır.A textura do queijo torna-se muito macia, com a produção de líquido (denominado lágrima, lagrima em sardo).
Bu topluluk ayrıca sivil toplum kuruluşlarında da faaldirler.Também são problemas perceptíveis dentro das instituições policiais civis.
Saldırıda yaklaşık 80 sivil hayatını kaybetti.Perdeu cerca de oitenta homens durante a luta.