sıvı ile cümle

sıvı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.كان أمل هذه الخطة تطبيق عملة موحدة في الاتحاد الاقتصادي الأوروبي بحلول عام 1980.
Eğer elde edilebilseydi sıvı fransiyumun erime noktasındaki yüzey gerilimi 0,05092 N/m olurdu.عند صنع الفرانسيوم السائل، يجب أن يكون التوتر السطحي 0،05092 نيوتن / متر عند نقطة انصهاره.
Sıvı kaybına genellikle elektrolit dengesizlikleri eşlik eder ve bu her zaman tehlikelidir.الإختلالات المنحلة بالكهرباء شائعة أيضًا ودائمًا ما تكون خطيرة.
Bazı savaş filmleri muharabeleri anlatmak yerine asker veya sivil halkın günlük yaşamlarına da odaklanabilir.في بعض الأحيان تركز أفلام الحرب على الحياة العسكرية أو المدنية اليومية في زمن الحرب دون تصور المعارك.
Çıkış ağzı içerisinde nadiren katılaşma olurken genellikle sıvı halde akar.في الداخل، ومع ذلك، عادة ما تكون سرعة الرياح معتدلة.
Bu uzunluk skalası, örneğin, bir sıvının içinde yer alan bir cismin çapı olabilir.على سبيل المثال، قد يكون عيار جلاسر بأكمله داخل سلاح ما.
Meslekten asker olmayan Kızıl Muhafızlar çoğunlukla silahlandırılmış işçiler ve sivillerden oluşuyordu.سعى الحرسان الأحمر والأبيض غير المسلحين في البداية للحصول على أسلحة.
Aynı ortamda bütün sıvıların kaynama anındaki buhar basınçları eşittir.حى يتساوى الضغط في جميع أنحاء التجويف.
Saldırıda en az 20 sivil öldü.قتل ما لا يقل عن 18 جنديا في القتال.
Çok sivil öldürülür.كما قُتل مدني.
Bu liste Afganistan'da bulunan askeri ve sivil havalimanlarını göstermektedir.هذه قائمة بالمطارات السورية العسكرية منها والمدنية.
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.الغرض منه هو منع سائل الحيض (دم محتوي على بطانة الرحم) من التسرب إلى الملابس.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.أما علاج المرض يتضمن شرب كمية كافية من السوائل لمنع الجفاف.
Bu gelişmeler sonucu Alman sivil halktan şehrin bombalanması için istekler geldi.تعود سوء سوء سمعة هذا الصدام للتدمير الذي ألحقه الألمان بالمدينة.
Tahmini olarak 800 sivil öldürülmüş ve 80.000 kişi evsiz kalmıştır.تقريبا يموت 800 مدني ويترك 20،000 شخص دون مأوى.
Ayrıca feminist sivil toplum örgütleriyle de demokrasiye etkin katılımı sağlanmaya çalışılmıştır.ساهمت نساء أخريات أيضا في الديمقراطية الشعبية من خلال خدمة المجتمع.
Onları binlerce birliğini kaybetmiş asker ve sivil izledi.فحصدت الآلاف من الجنود والمدنيين.
Morula, uterus (rahim) boşluğuna ulaştığında morulanın içinde sıvı birikir ve içi sıvı dolu bir boşluk oluşur.بعض الدم في الأذين الأيمن لا يدخل الأذين الأيسر، وإنما يدخل البطين الأيمن ويتم ضخه إلى الشريان الرئوي.
Avro RJ/BAe 146, üretilen 387 uçakla en başarılı Britanyalı sivil jet uçağı programıdır.مع أنتاج بلغ 387 طائرة، من أفرو أر جي/ بي إيه إي 146 فإنه يعتبر البرنامج الأكثر نجاحًا لطائرة مدنية بريطانية.
Burada karışmayan sıvılar katmanlara ayrılır (aşağıda su, üstünde çözücü olarak).سِقَايَة الحاج: سَقْيُهُم الماء يُنبَذ فيه الزبيب، وهي من مآثر قريش.
Ürdün Ordusu Filistinlilere siviller de dahil olmak üzere ağır kayıplar verdirdi.وقد ألحق الجيش الأردني خسائر فادحة في صفوف المدنيين الفلسطينين.
Ama Wehrmacht'ın yenilmesinin bedeli yedi milyon asker ve on beş milyon sivildi.سيكلف صيانة قوات إدارة الأزمات 50 مليون يورو والأفراد المدنيين 15 مليون.
Türkiye'de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır.يمكن اعتبار التصويت حقاً مدنياً، بدلاً من كونه واجباً مدنياً.
Serebrospinal sıvı artışının teşhisi komplekstir ve uzman doktor görüşü gerektirir.أما تشخيص متلازمة إيجل الدموية أصعب و يحتاج رأي طبيب خبير.
Hawaii de sivil uçağın keyfini de çıkarabilirsiniz.يمكنكم أيضا الاستمتاع بالتسوق في كوريا.
Gençlik hakları, gençlerin sivil haklarını genişletme amacı güden düşünce öbeğidir.تسعى حركات حقوق الشباب إلى زيادة حقوق الشباب، وتؤيد بعضها الإنصاف العالمي.
ABD silahlı kuvvetleri sivillere uluslararası hukukça yasaklanan insanlık dışı muamelelerde bulunmuştur.شعروا أن الأمريكيين من أصل أفريقي تلقوا معاملة غير عادلة من جانب سلطات تطبيق القانون.
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi harp zamanında sivillerin korunmasına ilişkin sözleşme.اتفاقية جنيف الرابعة لعام 1949 بشأن حماية المدنيين في وقت الحرب.
İngiltere'de üst düzey Sivil Savunma Eğitimi aldı.مساعد ملحق عسكري في بريطانيا لشؤون التدريب.
Petrol kaya oluşumları içinde doğal olarak bulunan bir sıvıdır.النفط هو سائل طبيعي يوجد في التكوينات الصخرية.
SNVI, sivil ve askeri amaçlarla çeşitli kamyonlar sunmaktadır.تنتج الشركة 19 نوعا من المروحيات التي تستخدم في الأغراض العسكرية أو المدنية.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R30: قد يصبح سريع الاشتعال عند الاستخدام.
Laurie Holden Andrea'yı oynamaktadır; eski bir sivil haklar avukatı, kız kardeşi Amy ilk sezonda öldü.لوري هولدن بدور أندريا، محامية حقوق مدنية سابقة وأخت أيمي الكبرى.
Araç sivil amaçlı olarak satılmadı.لا يسمح بإيقاف السيارات المدنية لغرض التفتيش.
Çoğu gaz normal atmosfer basıncı altında basitçe soğutularak sıvı haline getirilebilir.وكثير من الغازات يمكن تسييله تحت الضغط الجوي العادي بعملية تبريد بسيطة .
Ayakkabı, vurulduğu ülkede Sivil ayakkabılara benzer görünümü Gidermek için olabilir.وفي كثير من الأحيان يمكن أن تقطع الأحذية لتظهر مثل الأحذية المدنية في البلاد حيث يهبط أفراد الطاقم إذا أسقطت.
Hassas sıvıların kimyasal özelliğini bozmaz.ومع ذلك فإنه ليس مثاليًا لتلطيخ الكيمياء الهيستولوجية المناعية.
Güvenlik Kuvvetleri Sivil İşler ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından yayımlanır.تقرير قوات الأمن إلى السلطات المدنية.
Ayrıca, Rusya'nın sivilleri vurduğu belirtilmiştir.بينما روسيا تنفي كعادتها قصف المدنيين.
Hem askeri hem de sivil uçuşlar için kullanılır.وتستخدم في الطيران العسكري والمدني على حدا سواء.
Toplamda, yaklaşık 15.000 İtalyan sivil kasten (bunların içerisinde kadın ve çocuklarda var) öldürüldü.وشملت هذه حوالي 15،000 جندي مقاتل الكوبية.
Bu durumda su sıvı hâlde olur.ويحدث فيها تبخر الماء.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.المستشفيات العسكرية.
Sütlü çikolata kondense süt ile katı çikolata, süt tozu, sıvı süt veya yoğun süt karışımından yapılır."شوكولا بالحليب" هي الشوكولاته الصلبة المصنوعة من مسحوق الحليب والحليب السائل أو الحليب المكثف.
Burada 150 ila 250 polonyalı sivilin katledildiği iddia edilmektedir.كما تم الإبلاغ عن اختطاف 150 مدنيا آخرين.
Renksiz bir sıvıdır ve yanıcı değildir.الفلورانات عديمة اللون ولا تحترق.
"Sistem hatası Genç Siviller".ضحية صدق الجمع صغيرهم شفار."""
Bu etki bazen manyetik alan dizilerinin sıvı içinde “donması” olarak da anılır.ويشار إلى ذلك أحياناً باسم )خطوط المجال المغناطيسي "المجمدة" في السائل).
Sesi azaltmak için kamera sıvı azotla 190 kelvine (yaklaşık -80 °C ye) soğutulur.وبغرض خفض الشوشرة تبرد الكاميرا إلى 190 كلفن، أي نحو -80 درجة مئوية وذلك باستخدام النيتروجين السائل.
Saldırı sonucu 3 Fransız askeri ile 3'ü çocuk 4 Yahudi sivil ölmüştür.استهدفت 3 جنود فرنسيين ومدنيين يهود.
Sivil milisler buna tepki olarak kurulmuş, fakat bu politik (sol-sağ) bir yapıya dönüşecektir.فتشكلت ميليشيات مدنية كرد فعل، لكن سرعان ما شكلت إلى جانبها (اليمينية منها واليسارية) جناح سياسي.
Ordu sivil kontrol altındadır.O exército está sob controle civil.
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Antiautoritários geralmente acreditam em plena igualdade perante a lei e fortes liberdades civis.
Padma Vibhushan ödülü Hindistan’ın ikinci en iyi sivil ödülüdür.O Padma Vibhushan é o segundo mais significativo prêmio civil da Índia.
Sivil ve askerî yönetim ayrıldı.A administração militar e civil foram separadas.
4 hafta: Yumuşak dokular sıvılaşmaya başlar ve yüz tanınamaz hale gelir.4 semanas: Os tecidos moles começam a liquefazer e o rosto se torna irreconhecível.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.Metade da solução é administrada nas primeiras 8 horas e o restante durante as 16 horas seguintes.
Filo en son 1043 yılında zikredilmiştir, o tarihten sonra thema tamamen sivil bir vilayet haline gelmiştir.A frota foi mencionada pela última vez em 1043 e depois disso o tema tornou-se uma província puramente civil.
Birçok taksi şirketi, filolarını sıvılaştırılmış doğal gaz ile çalıştırmaktadır.Muitas companhias de taxi rodam seus carros com gás natural.
Üst taraflarda, sıvı içe değil dışa doğru akar.Mais acima, em vez disso, o líquido flui para o exterior.

İlgili Sayfalar