sıtma ile cümle

sıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriСПИН, хепатит, малария, туберкулоза и други.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriאיידס, צהבת, מלריה, שחפת, ואחרים.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriالايدز, التهاب الكبد, الملاريا, مرض السل, وأمراض أخرى.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleri診断方法もありますが もっと単純な『治療方針』のようなものもあります
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.AIDS, malaria, povertà, non andando a scuola.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.El VIH, la malaria, la pobreza, no ir a la escuela.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, 말라리아, 기아, 때문에 교육받지 못해요
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, malaria, armoede en gaan niet naar school.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, Malaria, Armut, keine Schulbildung.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, malaria, saracie, lipsa de educatie.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, malaria, ubóstwo.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HIV, sốt rét, thất học.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.VIH, paludisme, pauvreté, pas d'éducation.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.איידס, מלריה, עוני, לא הולכים לבתי ספר.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.الايدز ,الملاريا ,الفقر لايذهبون الى المدرسة
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.あなた方は、生産能力の増強を支援できます
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?AIDS, lao, sốt rét, thương hàn -- danh sách vẫn còn tiếp diễn. Tôi đang nói rằng, họ sẽ đi đâu khi họ như tôi?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?AIDS, tbc, malária, tífusz esetén - de hosszú a lista amúgy. Az a kérdésem, hova forduljon az ember ilyenkor?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?AIDS, tubercolosi, tifo -- la lista è lunga. Dico, dove vanno quelli come me?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?에이즈, 결핵, 말라리아, 장티푸스... 끝도 없습니다. 제 말은, 그들은 저 같은 경우에 어디로 갈까요?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?Również z AIDS, gruźlicą i malarią itd. Pytam, gdzie pójdą ludzie tacy jak ja?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?СПИД, туберкулёз, малярия, брюшной тиф и т.д. Я спрашиваю себя, куда же направляют таких, как я?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?СПИН, туберкулоза, малария, коремен тиф... списъкът продължава. Питам, къде отиват те, когато са като мен?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?איידס, שחפת, מלריה, טיפוס -- והרשימה נמשכת. אני אומר, לאן הם הולכים כאשר הם כמוני?
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?الإيدز، السُل، الملاريا، التايفود -- وتستمر القائمة. أقول، إلى أين يذهبون عندما يكونوا من أمثالي؟
AIDS, tuberkuloz, sitma, tifo liste uzayip gidiyor sunu soyluyorum, benim gibi insanlar nereye gidiyorlar?つまり これらの治療を受けるには どこへ行けばいいのでしょうか? 私は国に帰ると色々なことをします
Alman sıtmalı sivrisineklerinin ısırıklarını görüyorsunuz.네덜란드의 말라리아 모기들은
Alman sıtmalı sivrisineklerinin ısırıklarını görüyorsunuz.של יתושי המלריה ההולנדיים באותו אדם.
Alman sıtmalı sivrisineklerinin ısırıklarını görüyorsunuz.بعوض الملاريا الهولندي على هذا الشخص.
Alman sıtmalı sivrisineklerinin ısırıklarını görüyorsunuz.刺す場所は顔に集中しています
Ama bazı seriler vardir, AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriJe hebt allerlei zaken als aids, hepatitis, malaria, tbc en andere.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.A pesar de ello casi ningún experto en malaria sabía de su existencia.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Dar aproape nici un expert in malarie nici macar nu stie ca exista.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Jednak większość badaczy malarii nie wie o ich istnieniu.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.안타깝게도 그 어떤 말라리아 전문가도 이 책이 존재했음을 알지 못한듯 싶습니다.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Maar bijna geen van de malaria-experts weet dat het bestaat.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Mais quasiment aucun expert du paludisme ne sait qu'il existe.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Ma quasi tutti gli esperti di malaria non lo conoscono.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Nhưng hầu như không có chuyên gia sốt rét nào biết cả.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Но почти нито един експерт по малария не знае за неговото съществуване.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.Но практически ни один эксперт по малярии не знает, что эта книга существует.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.אבל כמעט אף מומחה למלריה אינו יודע שזה קיים.
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.و لكن بالكاد لم يعرف حتى خبراء الملاريا وجوده
Ama neredeyse hiç bir sıtma uzmanı varlığını bilmiyor.これは重要なデータです
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,Aber mit neuen oder besseren Impfstoffen für Malaria, TB, HIV,
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,하지만 새롭고 더 나은 백신들로
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,Mais avec de nouveaux et de meilleurs vaccins pour le paludisme, la Tuberculose, le VIH,
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,Pero con nuevas o mejores vacunas contra la malaria, la tuberculosis, el VIH,
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,אבל עם חיסונים חדשים או יותר טובים
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,و لكن بلقاحات جديدة أفضل,
Ama yeni veya daha iyi sıtma, TBC,マラリアや結核やHIV
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Ale na obszarach o dużej intensywności ukąszeń, jak Nigeria, likwidacja staje się niemożliwa.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.하지만, 나이지리아 처럼, 모기에 물리는 빈도가 높은 곳이라면 근절까지는 할 수 없을지도 모르겠습니다만
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Maar als je kijkt naar plaatsen met hoge bijtdichtheden, zoals Nigeria, daar ga je ze zeker niet uitroeien.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Nhưng khi bạn đi vào những vùng có tỷ lệ bị đốt rất cao, như Nigeria, thì chắc hẳn bạn không xóa sổ bệnh được.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Но докато вървите до наистина високи нива на ухапвания, като Нигерия определено няма да я изкорените.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.אבל ככל שנעים לאזורי עקיצות כבדים, כמו נגריה, בטוח שלא ניתן לחסל.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.لكن كلما اتجهت إلى معدلات لدغ عالية, كما فى نيجيريا, فبالطبع لن تستطيعوا القضاء عليها
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.根絶とまではいかないでしょう そのような地域でこそ 毒性を和らげる進化を利用するべきです
Bir zamanlar, uygulanan birincil teknik buydu, ve, aslında, pek çok ülke sıtmadan DDT ile kurtuldu.Cândva, aceasta era tehnica principală, şi, dealtfel, multe ţări au scăpat de malarie prin DDT.
İlgili Sayfalar