sıtma ile cümle

sıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sıtmanın etkisi görüldüğünde gerçek saate göre her 30 veya 40 dakikada bir oyuncu hap almalıdır.Každých 30 až 40 minut v reálném čase, hráč musí vzít pilulku za účelem boje s následky nemoci.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Horečka dengue je po malárii považována za druhou nejvýznamnější tropickou nemoc.
Yolculuğu sırasında sıtmaya yakalanarak hayatını kaybetti.Maminka při pochodu zemřela vyčerpáním.
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.Nyní je Catullus zaražen.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.La acest grup de oameni, denga este a doua cea mai comună infecție după malarie.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Denga este considerată a doua cea mai importantă boală tropicală după malarie.
30-40 türü sıtmaya neden olan parazit taşımaktadır.Ezek közül 30-40 faj terjeszti a maláriát okozó Plasmodium fajokat.
Oyuncu aynı zamanda sıtmayla boğuşmaktadır.A színészet mellett fafaragással is foglalkozik.
Henüz iki hafta geçmişti ki, Burton ve Speke sıtmaya yakalandılar.A csapatot megtámadták, Burton és Speke súlyosan megsebesült.
Şistozomiyaz, en yüksek ekonomik etkiye sahip asalak hastalığı olarak sıtmanın hemen ardından gelmektedir.A malária után a schistosomiasis a második legnagyobb gazdasági kihatással járó parazitás megbetegedés.
Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı.A kirándulás alatt Danny megbetegszik.
Yinelenen sıtmanın en sık ve en yaygın nedenidir.Leggyakoribb és legismertebb oka az Alzheimer-kór.
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.Itt már Valerie fertőzött.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.Ebben a csoportban a dengue a második leggyakrabban észlelt fertőzés a malária után.
Ülkede ölümlerin %40'ı sıtma rahatsızlığı nedeniyle yaşanmaktadır.Keskimäärin joka neljäs kuolema johtuu sepelvaltimotaudista.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Hän sairastui kuumetautiin, jonka seurauksista hän ei koskaan kokonaan toipunut.
HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele edilmesi.Καταπολέμηση του AIDS, της ελονοσίας και άλλων ασθενειών.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Υπέφερε από διαβήτη, αλλά ποτέ δεν πρόσεχε την διατροφή του.
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.Men Mikkel falder hen i feber.
Kala-azar (sıtmaya benzeyen bir hastalık) Sudan'daki en büyük problemlerden biridir.Kala Azar har været et af de største sundhedsproblemer i Sudan.
Sudan'da hala yaygın olarak görülen hastalıklar verem, Kala-azar, menenjit, kolera, sıtma ve kızamık tır.Almindelige sygdomme i Sudan inkluderer tuberkulose, Kala Azar, meningitis, mæslinger, kolera og malaria.
Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı.På reisen gjennom Alpene ble han forkjølet.
P. vivax insanlara sık bulaşan sıtma parazitlerinin dört türünden birisidir.P. vivax adalah salah satu dari empat spesies parasit malaria yang umumnya menyerang manusia.
Ölümler yoksul ülkelerde çoğunlukla savaş, açlık ve hastalıklardan (AIDS, Sıtma, vb) kaynaklanmaktadır.Tỉ lệ tử vong cao ở các quốc gia nghèo phần lớn là do chiến tranh, nghèo đói và bệnh tật (AIDS, sốt rét..).
HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele edilmesi.Phòng chống bệnh HIV/AISD, sốt rét và các bệnh khác.
Sıtmayı önlemek için, Nero Ostia bataklıklarını Roma yangınından çıkan molozlarla doldurttu.Nero ra lệnh lấy hết tro tàn của đám cháy đổ ra đầm lầy Ostia.
Nakledildikleri yerde çoğu sıtma ve tüberkülozdan öldü.その多くは衰弱や結核によって死亡した。
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.』 春樹が風邪をこじらせてしまった。
Sıtma, yayılmaya devam etmiş ve 561 kişinin ölümüne sebep olmuştur .マラリアは猖獗をきわめ、561名はそれにより病死した。
Ülkede ölümlerin %40'ı sıtma rahatsızlığı nedeniyle yaşanmaktadır.傳染病佔死因的百分之六十。
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.卡利乌斯病倒了。
1894'te Manson, sıtmanın sivrisineklerle bulaştığını buldu ama malaria adı kullanılmaya devam etti.1892년 말라리아는 모기가 옮기는 병이라는 것을 알아내고, 아노펠레스 모기를 연구하였다.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.원래 결핵 치료약을 목표로 했으나 치료 효과는 없었다.
Gidenlerin çoğu açlıktan ve sıtmadan, öldü.이들은 길을 잃은데다 대부분 굶주리고 절박한 상태였다.
Altı hafta sonra Gandi ağır bir sıtma krizi geçirdi.שישה שבועות לאחר מכן סבל גנדי מהתקף מלריה חזק.
Bataklıklar ise sık sık sıtma salgınlarına yol açıyordu.הקפדה זו לעיתים גורמת להם לחלות.
Dâhiliye Hastalıkları ve Sıtma mütehassısıdr.Също така внимавайте за гъбични заболявания и мана.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.В тази група от хора, денгата е втората най-разпространена инфекция, която се диагностицира, след маларията.
Gidenlerin çoğu açlıktan ve sıtmadan, öldü.Mnogi robovi umrli su od gladi i neimaštine.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Robija je ostavila traga na njegovu zdravlju i od onda nikad se nije u potpunosti izliječio.
Dâhiliye Hastalıkları ve Sıtma mütehassısıdr.K tomu sa pridružili i choroby a slabosť.
Sıtmalı hasta devamlı yatakta bulundurulmalıdır.Pacient pritom sedí väčšinou vzpriamene na posteli.
Şimdi sıtma kalmadığı için kimse yıkanmıyor.Nobeden ni bil poškodovan zaradi napoja.
Ancak, Caillie Sıtma olmuştu.Tačiau Likijoje jis susirgo.
HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele edilmesi.Dirbti draudžiama asmenims, sergantiems tuberkulioze ar kitomis užkrečiamosiomis ligomis.
30-40 türü sıtmaya neden olan parazit taşımaktadır.Prostatą sudaro 30-50 išsišakojusių pūslelinių liaukų.
Sıtmadan ötürü birçok kişi ölür.Nuo jos įkandimo žūva daug žmonių.
Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik.아프리카 말라리아 모기들을 유인해 봤습니다.
Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik. Ve biliyor musunuz?És tudjátok mi történt?
Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik.למשוך יתושי מלריה אפריקאיים.
Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik.لجذب بعوض الملاريا الأفريقي.
Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik.どうなったでしょうか? 見事 成功しました
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriAIDS, epatite, malaria, TBC, ed altro.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriAIDS, Hepatitis, Malaria, TB, andere.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriAIDS, żółtaczka, malaria, gruźlica i wiele innych.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleri에이즈, 간염, 말라리아 결핵, 등등이죠.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriSIDA, hepatită, malarie, tuberculoză, altele.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriSIDA, hépatite, Malaria, Tuberculose, ou autre.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriSIDA, hepatitis, malaria, tuberculósis y otras.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriСПИД, гепатит, малярия, туберкулёз, и другое.
İlgili Sayfalar