sıtma ile cümle
sıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kuzey Alabama halkı sıtmaya yakalanmış.住民の三分の一 ないし半分が マラリアに感染していました
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.림버그, 당신의 치즈에 경의를 표합니다 그것은 이제 말라리아에 대항하기 위해 사용되고 있어요
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limbourg, soyez fier de votre fromage, puisqu'il est maintenant utilisé dans la lutte contre le paludisme.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, estén orgullosos de su queso, ya que ahora se utiliza en la lucha contra la malaria.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, fii mândru de brânza ta, fiindcă acum e folosită în lupta împotriva malariei.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, hãy tự hào về phô mát của anh, vì bây giờ nó được dùng để chống bệnh sốt rét.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburgiak legyetek büszkék a sajtotokra, mert a malária elleni harcban is használható!
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburgio, bądź dumna ze swojego sera, gdyż jest on narzędziem do walki z malarią.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, sei stolz auf deinen Käse, weil er jetzt im Kampf gegen Malaria eingesetzt wird.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, sii orgoglioso del tuo formaggio, perché ora viene usato per combattere la malaria.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, tenham orgulho do vosso queijo porque ele é agora usado, na luta contra a malária.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Limburg, wees trots op je kaas, want hij wordt nu gebruikt in de strijd tegen malaria.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Лимбург, гордись своим сыром — теперь это оружие в борьбе с малярией.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.Провінція Лімбург може пишатися своїм сиром, оскільки зараз він використовується у боротьбі проти малярії.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.מחוז לימבורג, אתם יכולים להתגאות בגבינה שלכם. כי היא משמשת אותנו כעת במלחמה במלריה.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.ليمبورج، كن فخورا بجبنتك، لأنها الآن تستخدم فى مكافحة الملاريا.
Limburg, peynirinle gurur duy, çünkü o şimdi sıtmaya karşı savaşta kullanılıyor.マラリアの抑止力となっているのだから (拍手)
Malesef bu gerçek oldu. Sıtma, hepimizin bildiği üzere, her yıl yaklaşık bir milyon kişiyi öldürüyor.Bohužel je pravda, že malárie, jak víme, zabíjí zhruba 1 milión lidí ročně.
Malesef bu gerçek oldu. Sıtma, hepimizin bildiği üzere, her yıl yaklaşık bir milyon kişiyi öldürüyor.La Malaria, como todos lo sabemos, mata aproximadamente 1 millón de personas al año.
Malesef bu gerçek oldu. Sıtma, hepimizin bildiği üzere, her yıl yaklaşık bir milyon kişiyi öldürüyor.Le paludisme, comme nous le savons tous, est responsable d'un million de décès par an.
Malesef bu gerçek oldu. Sıtma, hepimizin bildiği üzere, her yıl yaklaşık bir milyon kişiyi öldürüyor.Malaria, zoals we allen weten, doodt ongeveer een miljoen mensen per jaar.
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,파란색 라인을 보시면 말라리아가 적게 일어나는 지역에서는- 이부분에서 보이듯이
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,Niebieska linia to obszary z niskim poziomem malarii
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,Regardez cette courbe bleue, les endroits avec peu de malaria.
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,Se guardate la linea blu.
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,Si miran la línea azul,
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,אם תסתכלו על הקו הכחול, באזורים בהם שכיחות המלריה נמוכה, ניתן לראות
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,إذا نظرتم إلى الخط الأزرق و هو يشير إلى المناطق التي تنخفض فيها الملاريا فيمكنكم أن تروا في هذه المناطق
Mavi çizgiye bakarsanız, bunlar sıtmanın az görüldüğü yerler, bu bölgelerde,マラリアが少ない地域では 実際にHIV有病率があがるにつれて 性交相手の数が
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Csak példaként említem: több kutatási forrás jut a kopaszság gyógyítására, mint a malária kezelésére.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Er wordt bijvoorbeeld meer geld besteed aan medicijnen tegen kaalheid dan aan middelen tegen malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.예를 들어볼까요. 발모제에 들어가는 돈이 말라리아 퇴치에 투입되는 돈보다 많습니다.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Napríklad, viac peňazí sa momentálne vkladá do liekov proti plešatosti než proti malárii.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Na przykład, więcej pieniędzy przeznaczanych jest na leki zwalczające łysienie niż na walkę z malarią.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Por exemplo, há mais dinheiro investido em medicamentos contra a calvície do que contra a malária.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Pro příklad, více peněz se momentálně vkládá do léků proti plešatosti než proti malárii.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Un ejemplo, se dedica más dinero a remedios contra la calvicie que contra la malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Ví dụ, lượng tiền đầu tư cho thuốc làm mọc tóc còn nhiều hơn là cho bệnh sốt rét.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Zum Beispiel wird mehr Geld in Haarwuchsmittel gesteckt als in Malaria.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Για παράδειγμα, περισσότερα χρήματα επενδύονται σε φάρμακα κατά της φαλάκρας παρά κατά της ελονοσίας.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Например, в лекарства от облысения вкладывается больше денег, чем в лечение малярии.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.Например, повече пари са вкарани за лекарства против оплешивяване, отколкото против малария.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.לדוגמה, משקיעים יותר כסף בתרופות נגד-התקרחות מאשר במלריה.
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.فعلى سبيل المثال, الأموال التي تنفق على أدوية الصلع أكثر من تلك المبذولة للملاريا
Mesela, kellik ilaçları için ayrılan para sıtmaya ayrılan paradan fazla.金融投資がされています。 まぁ、はげるのは嫌なことです。
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.A lényeg, hogy ha maláriára vagy kíváncsi, megkérdezel egy malária szakértőt.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Der Punkt ist, natürlich, wenn Sie über Malaria Bescheid wissen wollen, fragen Sie einen Malaria Experten.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Điều đáng nói ở đây là, nếu bạn muốn tìm hiểu về bệnh sốt rét, bạn hỏi một chuyên gia về sốt rét.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Het punt is natuurlijk, als je iets wilt weten over malaria, dan vraag je dat aan een malaria-expert.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Ideea e, desigur, că dacă vrei să ştii despre malarie, întrebi un expert în malarie.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Il punto è, ovviamente, se vuoi sapere qualcosa riguardo la malaria, chiedi a un esperto di malaria.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.요점은 물론, 말라리아에 대해서 알고 싶을 때는 말라리아 전문가에게 물어야 한다는 겁니다.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.La cuestion es, por supuesto, si uno quiere saber acerca de la malaria, le preguntas a un experto en malaria.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Poinnya adalah, jika anda ingin tahu tentang malaria, anda bertanya kepada ahli malaria.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Pointen er selvfølgelig, at hvis man vil vide noget om malaria, spørger man en malariaekspert.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Sedno w tym, że gdy chcemy się czegoś dowiedzieć o malarii, to oczywiście pytamy się eksperta od malarii.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Se quisermos uma opinião sobre malária, consultamos um especialista em malária.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Конечно, если вы хотите что-то узнать о малярии, Вы спрашиваете специалиста по малярии.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Разбира се, смисълът е, че ако искаш да научиш нещо за маларията, питаш експерт по маларията.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.Річ у тім, що коли вам треба дізнатись про малярію, ви спитаєте експерта цієї сфери.
İlgili Sayfalar